⚡ Ajans Online
GÜNCEL

12 Eylül mağduru Demir: İdam sehpalarına giden arkadaşlarımız oldu

12 Eylül 1980 darbesinde yaşananlar hala dün gibi hatırlanıyor.Masum insanların yaşadığı işkence ve haksız suçlamalar, çok sayıda kişinin hayatına geri dönüşü o

📍 Edirne
12 Eylül 1980 darbesinde yaşananlar hala dün gibi hatırlanıyor.Masum insanların yaşadığı işkence ve haksız suçlamalar, çok sayıda kişinin hayatına geri dönüşü olmayan zararlar verdi.Bunlardan bir tanesi de Edirne'de yaşayan Ekrem Demir oldu.12 Eylül döneminde Türk milliyetçileri ve ülkücülerin ağır bedeller ödediğini ifade eden 12 Eylül 1980 darbesinin mağdurlarından Ekrem Demir, arkadaşlarının yıllarca cezaevlerinde kaldığını, bazı ülküdaşlarının ise idam edildiğini dile getirdi.Darbelere karşı olduklarını vurgulayan Demir, dönemin MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in demokrasiye ilişkin sözünü kendilerine şiar edindiklerini belirtti.Demir, aradan geçen yıllara rağmen 12 Eylül döneminde yaşananların hafızalardaki yerini koruduğunu ifade ederek, o döneme ilişkin bir anısını da paylaştı.Konuşmasının sonunda annesini o dönemde üzdüğü için hakkını helal etmesini dileyen Demir, arkadaşlarına ve davasına sahip çıkmaya devam ettiğini ifade etti.12 Eylül döneminin Türk milliyetçileri açısından ağır sonuçları olduğunu belirten Ekrem Demir, çok sayıda arkadaşının tutuklandığını ve uzun yıllar cezaevlerinde kaldığını ifade ederek, "Biz evet, 12 Eylül’ü yaşadık. Hem de acı bir şekilde yaşadık. Bizim arkadaşlarımız 12 Eylül’den bahsederken ‘Kara Eylül’ olarak adlandırırlar. 12 Eylül bizim için kara bir Eylül. Türk milliyetçileri tutuklandı, zindanlara atıldı. Büyük bir bölümü 14 sene, 15 sene cezaevlerinde kaldı. İdam sehpalarına giden arkadaşlarımız oldu, ülküdaşlarımız oldu. Uzun zaman cezaevlerinde kalan, sürgünde kalan arkadaşlarımız oldu. Evet, 12 Eylül’ü, kara Eylül’ü çok acı bir şekilde yaşadık." dedi.Darbelere her zaman karşı olduklarını vurgulayan Demir, "12 Eylül’ü yaşayan Türk milliyetçileri, ülkücüler, devlete hizmet etme noktasında siyaset yapan ülküdaşlarımızdı. Darbelere her zaman karşı olmuşuz. Bu konuda rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in çok güzel bir sözü var. ‘En kötü demokrasi, en iyi örfi idareden daha iyidir’ şeklinde. Biz bunu kendimize şiar edindik. Yani Türk milliyetçileri, ülkücüler darbelere her zaman karşı olmuştur." dedi.12 Eylül döneminde ağır işkenceler ve baskılar yaşandığını belirten Demir, " Yani en ağır işkenceden tutun da en ağır sorgu, hakarete varıncaya kadar hepsi yapıldı. Bir gün ilçede, bulunmuş olduğum ilçede ortam çok gergindi. Rahmetli anneciğim de beni o ortamdan alıp çıkmak istiyor. Beni götürmek istiyor. Ben de ısrarla arkadaşlarımla kalmak istiyorum. Annem zorluyor beni götürmek için. Ben gitmek istemiyorum. En son baktım ki annem beni bırakmayacak. Anneme şunu söyledim: ‘Ya anacığım, senin kaç tane oğlun var?’ Dedi, ‘Oğlum beş.’ Dedim, ‘Ana, birini sayma. Ben yokum.’ Ve annem ağlaya ağlaya o gün köye gitti. Diyeceğim şu: Yani biz o dönem arkadaşlarımızı satmadık. Annemi yalnız bıraktım. Annemin yalnız olarak köye gitmesine gönlüm razı geldi ama arkadaşlarımı yalnız bırakmaya gönlüm razı gelmedi. Biz arkadaşlarımızı, davamızı satmadık. Böyle davamıza ve arkadaşlarımıza sahip çıktık. Annemi o dönemde çok üzdüğüm için hakkını umarım helal etmiştir." ifadelerini kullandı. (Kaynak: ENSONHABER)