25 yıl içinde Türkiye'nin ticaretteki dönüşümü
Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde son 25 yılda ticarette önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiği b
Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde son 25 yılda ticarette önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiği belirtildi.Türkiye'nin bu süreçte yalnızca rakamsal büyüme kaydetmediği, aynı zamanda ticaretin yapısını, araçlarını, kapasitesini ve küresel rekabet gücünü dönüştüren kapsamlı bir değişim yaşadığı ifade edildi.Açıklamada, 2001'de 31,3 milyar dolar seviyesinde olan mal ihracatının 2025'te 273,3 milyar dolara yükselerek yaklaşık 8,7 katına çıktığı belirtildi.Aynı dönemde hizmet ihracatı da 15,1 milyar dolardan 122,6 milyar dolara yükselerek yaklaşık 8 kat büyüdü. Türkiye'nin dünya hizmet ihracatından aldığı pay ise yüzde 0,89'dan yüzde 1,28'e çıktı.Türkiye'nin 63,5 milyar dolar hizmet ticareti fazlası vererek cari açığın finansmanına önemli katkı sağladığı belirtilirken, mal ve hizmet ihracatının toplamında ülkenin yaklaşık 400 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaştığı kaydedildi.2025 yılında mal ve hizmet ihracatı yaklaşık 396 milyar dolar seviyesine yükseldi.Dönüşümün önemli araçlarından biri olan TURQUALITY Destek Programı'nın 2004 yılında dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olarak hayata geçirildiği hatırlatıldı.Bugün 411 firma ve 443 markanın TURQUALITY/Marka Programı ekosisteminde yer aldığı, yaklaşık 19 bin KOBİ'nin ise UR-GE projelerinden yararlandığı bildirildi.Açıklamada, 2,6 milyondan fazla şirket ve ticari işletmeye MERSİS üzerinden dijital hizmet sunulduğu, MERSİS'in aktif kullanıcı sayısının da 3,6 milyonu aştığı belirtildi.Türkiye'nin KOBİ'lerini ihracata kazandıran, gümrük işlemlerini dijitalleştiren, ticaret sicilini elektronik ortama taşıyan ve e-ihracatı destekleyen güçlü bir ticaret ekosistemine ulaştığı ifade edildi.Ticarette yapay zeka uygulamalarının da devreye alındığı belirtilerek, dönüşümün merkezinde "Türkiye Yüzyılı" vizyonunun bulunduğu vurgulandı.İhracat finansmanına ilişkin çalışmalara da yer verilen açıklamada, sermayesi 200 milyar liraya yükseltilen Türk Eximbank'ın 2001'de 2 olan şube sayısının bugün 25'e çıktığı belirtildi.Eximbank'ın 7 irtibat bürosuyla da ihracatçılara hizmet verdiği kaydedilirken, bankanın 2026 yıl sonuna kadar ihracata 59 milyar dolar reeskont kredisi sağlayacağı bildirildi.İhracat destek ekosisteminin kapsamının da genişletildiği, mal ihracatçılarının yanı sıra hizmet sektörleri, e-ihracat girişimcileri ve katılım bankacılığını tercih eden firmaların da destek kapsamına alındığı ifade edildi.İhracatı Geliştirme AŞ (İGE) aracılığıyla 22 Haziran itibarıyla ihracatçıların 291,4 milyar lira tutarındaki kredisine 255,1 milyar lira kefalet sağlandığı belirtildi.Kağıtsız Gümrük Projesi ile gümrük işlemlerinde önemli kolaylıklar sağlandığı belirtilirken, Tek Pencere Sistemi üzerinden 26 kurum tarafından düzenlenen 192 belgenin tek noktadan temin edilebildiği bildirildi.E-Kolay İhracat Platformu'nun (E-KİP) ise e-ihracata yönelik yapay zeka destekli dijital danışmanlık merkezi olarak devreye alındığı hatırlatıldı.Platformun firmalara hedef pazar seçiminden pazaryeri değerlendirmesine, dijital pazarlamadan lojistiğe ve ödeme sistemlerine kadar birçok konuda yol gösterdiği aktarıldı.Türkiye'nin dış ticaret kapasitesindeki büyümeye paralel olarak gümrük altyapısının da modernleştirildiği belirtildi.Bugüne kadar 19 kara yolu gümrük kapısının baştan aşağı yenilendiği, Gürbulak, Sarp, Kapıkule ve Habur gibi stratejik kapıların CCTV, X-Ray, plaka tanıma ve araç altı görüntüleme sistemleriyle donatıldığı kaydedildi.Gümrükte tasfiyelik hale gelen eşya ve araçların satışlarının da coğrafi kısıtlama olmaksızın 1,4 milyon kullanıcının erişimine açık elektronik ihale sistemi üzerinden gerçekleştirildiği bildirildi.2026 itibarıyla 4 bin 562 farklı gümrük tarife istatistik pozisyonunda ilave gümrük vergisi uygulandığı belirtildi.Yılın ilk 5 ayında 280 ticaret politikası savunma önlemi bulunduğu, önleme tabi ürünlerin ithalatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 gerilediği aktarıldı.Bu yaklaşımın temelinde yerli üretimi koruyan, ancak dış ticareti de sürdürülebilir şekilde büyüten dengeli bir ticaret politikasının bulunduğu vurgulandı.İkinci el otomotiv, taşınmaz ve kuyum ticaretinde getirilen yetki belgesi sistemiyle kayıtlı, nitelikli ve güvenilir bir ticaret yapısının güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtildi.Haziran itibarıyla ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde 84 bin 912, taşınmaz ticaretinde 80 bin 818, kuyum ticaretinde ise 15 bin 17 işletmenin yetki belgesi aldığı bildirildi.Tüketicinin korunmasına yönelik çalışmalara da değinilen açıklamada, 2011-2026 döneminde yaklaşık 59 bin 338 işletmede 64 bin 190 parti ürünün denetlendiği belirtildi.Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi'nin (GÜBİS) bugüne kadar 7,5 milyondan fazla ziyaret aldığı kaydedildi.Ayrıca 238 binden fazla işletme ve 1,85 milyonun üzerinde ürün fahiş fiyat artışı kapsamında denetlendi. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından fahiş fiyat artışı ve stokçuluk kapsamında 1,3 milyar liranın üzerinde idari para cezası uygulandığı bildirildi.Açıklamada, bugün 266 lisanslı depo şirketinin toplam 14,4 milyon ton depolama kapasitesiyle faaliyet gösterdiği belirtildi.Türkiye Ürün İhtisas Borsası'nın faaliyete başladığı 2019'dan bu yana elektronik ürün senedi işlem hacminin 425 milyar lirayı aştığı aktarıldı.Ticarette yeşil dönüşüm politikalarına da dikkat çekilen açıklamada, Responsible Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği kapsamında firmaların sürdürülebilirlik ve bilişim danışmanlığı giderlerinin 5 yıl boyunca yüzde 50 oranında ve toplam 17,64 milyon liraya kadar desteklendiği bildirildi.Haziran itibarıyla 166 firmanın destek kapsamında bulunduğu belirtilerek, Türkiye'nin bugünün ihracatını artırırken aynı zamanda geleceğin ticaret kurallarına uyum sağlayan bir üretim ve ihracat altyapısı inşa ettiği vurgulandı.Bakanlığın yeni döneme ilişkin hedefleri de açıklamada yer aldı.Buna göre hedefin yalnızca daha fazla ihracat yapmak olmadığı; daha yüksek katma değer, daha güçlü Türk markaları, daha fazla küresel pazar, daha hızlı ve dijital ticaret, daha güçlü KOBİ'ler, daha rekabetçi üretim, daha güvenli iç piyasa ve daha sürdürülebilir bir Türkiye oluşturmak olduğu ifade edildi.Açıklamada, Türkiye'nin son 25 yılda kat ettiği mesafenin geçmişin başarı hikayesi olduğu kadar geleceğin hedeflerine açılan güçlü bir başlangıç olduğu vurgulandı.
(Kaynak: ENSONHABER)