⚡ Ajans Online
DÜNYA

8 bin kilometrelik "yeşil duvar" yükseliyor: 100 bin hektarı etkileyecek

Afrika'nın Sahra Çölü ile güneydeki daha nemli bölgeler arasında uzanan Sahel kuşağı, yıllardır kuraklık, toprak erozyonu ve çölleşmenin etkileriyle mücadele ed

📍 Muş
Afrika'nın Sahra Çölü ile güneydeki daha nemli bölgeler arasında uzanan Sahel kuşağı, yıllardır kuraklık, toprak erozyonu ve çölleşmenin etkileriyle mücadele ediyor.2007 yılında Afrika Birliği öncülüğünde başlatılan Büyük Yeşil Duvar Girişimi, kıtanın en iddialı çevre projelerinden biri.Başlangıçta Afrika'nın doğusundan batısına uzanan kesintisiz bir ağaç kuşağı oluşturulması fikriyle gündeme gelen proje, zaman içinde daha kapsamlı bir restorasyon programına dönüştü.Günümüzde hedef, yalnızca ağaç dikerek bir duvar oluşturmak değil; kurak toprakları yeniden verimli hale getirmek, su kaynaklarını korumak ve bölge halkının geçim kaynaklarını güçlendirmek.Büyük Yeşil Duvar'ın hedeflediği güzergâh, Afrika kıtasında yaklaşık 8 bin kilometre, yani 5 bin mil boyunca uzanıyor.Projenin 2030 hedefleri arasında 100 milyon hektar bozulmuş arazinin yeniden canlandırılması, 250 milyon ton karbonun tutulması ve kırsal bölgelerde 10 milyon yeşil iş oluşturulması bulunuyor.Sahel bölgesinde milyonlarca insan geçimini tarım, hayvancılık ve toprağa dayalı faaliyetlerden sağlıyor.Toprakların verimsizleşmesi, gıda güvenliğini ve ailelerin gelir kaynaklarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle girişim, doğayı korumanın yanı sıra kırsal ekonomiyi canlandırmayı da amaçlıyor.Büyük Yeşil Duvar'ın yeni yaklaşımı, farklı bölgelerin iklimine ve toprak yapısına uygun yöntemlerin birlikte kullanılmasına dayanıyor.Proje kapsamında mevcut bitki örtüsünün korunması, meraların iyileştirilmesi, yerel türlerin dikilmesi, tarım ve ormancılığın bir arada yürütülmesi ve su toplama sistemlerinin geliştirilmesi gibi çalışmalar yapılıyor.2026 yılında yayımlanan değerlendirmeye göre, girişimin gözlemevinde 2025 sonu itibarıyla 389 proje kaydedildi. 2030'a kadar belirlenen hedeflere ulaşılması ise finansman, ülkeler arası koordinasyon ve düzenli izleme çalışmalarının güçlendirilmesine bağlı olacak. (Kaynak: ENSONHABER)