ABD, Çin ve Rusya'nın uzayda silahlanma rekabeti yeni bir seviyeye taşınabilir
ABD Hava Kuvvetleri Genel Sekreteri Troy Meink, ülkesinin yörüngede "düşmanca eylemlere karşı savunabilecek kapasitede uzay kontrol silahları" bulunduğunu ilk d
ABD Hava Kuvvetleri Genel Sekreteri Troy Meink, ülkesinin yörüngede "düşmanca eylemlere karşı savunabilecek kapasitede uzay kontrol silahları" bulunduğunu ilk defa doğrularken, bu açıklamaya Rusya ve Çin'den tepkiler geldi.
Meink söz konusu silahların ne olduğu ya da ne zaman uzaya gönderildiği hakkında bilgi vermezken, üç ülkenin daha önce uzayda silahsızlanma konusunda birbirlerini suçlayan açıklamaları bulunuyor.
Nükleer ve kitle imha silahlarının 1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması (The Outer Space Treaty) kapsamında yasaklanmasına rağmen konvansiyonel ve diğer teknolojik silahların sınırlandırılmaması, uzayda silahlanma tartışmalarının sürmesine yol açıyor.
Washington'un uzayda silahlanma açıklamasının ardından, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD'nin bu konuda yıkıcı bir çizgi izlediğini öne sürdü.
Zaharova, uzayda silahların konuşlandırılmasının yasaklanması konusunda müzakerelerin derhal başlatılması gerektiğini belirterek, "Washington'un uzayda yaşanacak herhangi bir silahlı çatışmanın insanlık için doğuracağı felaket niteliğindeki sonuçları tamamen göz ardı etmeye hazır olduğunu" savundu.
Ülkesinin uzayın barışçıl kullanımını ve güvenli tutulmasını savunduğunu belirten Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun da Çin'in "uzayda silahlanma yarışına ya da uzayı silahlandırıp savaş alanına dönüştürme girişimlerine karşı" olduğunu açıkladı.
Sözcü Guo, ABD'yi uzaydaki askeri yığınağını durdurmaya ve somut adımlarla küresel stratejik istikrarı korumaya çağırdıklarını da dile getirdi.
CNN'nin konuya ilişkin haberinde görüşlerine yer verilen Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden (CSIS) Clayton Swope, ABD'nin uzaya konuşlandırdığı silaha ilişkin çeşitli olasılıklar bulunduğunu belirterek, bunlar arasında düşman iletişimini bozabilecek uydular ile yörüngeden ayrılarak yer tabanlı ekipmanları imha edebilecek silahların da yer alabileceğini değerlendirdi.
The Guardian gazetesinin haberinde, ABD, Rusya ve Çin'in uzay silahları üzerinde çalıştığının "bilinen bir sır" olduğu yorumuna yer verilerek, bu silahların diğer uyduları devre dışı bırakmak amacıyla sinyal bozucuların yanı sıra mermi ateşleyen sistemler gibi daha kinetik seçenekleri de içerebileceği kaydedildi.
BBC'nin haberinde de görüşlerine yer verilen Durham Üniversitesinden Doç. Dr. Bleddyn Bowen, uzayda silahlanma olasılıkları arasında, düşük bir ihtimal olsa da "uyduya çarparak imha edebilecek bir tür mermi fırlatan bir aracın" da olabileceğini kaydetti.
The Guardian'ın ABD'nin uzaya silah gönderdiğini doğrulamasının ardından yayımladığı haberde, analistlerin Dünya yörüngesinde yüksek riskli bir silahlanma yarışının hızlanabileceği uyarısında bulunduğu, gökbilimci Jonathan McDowell'in ise "Rusya ve Çin'in de buna yanıt olarak kendi silahlarını konuşlandırabileceği" öngörüsüne yer verildi.
Scientific American internet sitesinin haberinde de ABD'nin uzay silahlanmasına ilişkin açıklamasının, durumu daha da tırmandırabileceği ve tüm dünya için yıkıcı olabilecek bir uzay savaşı ihtimalini artırabileceği endişesine dikkat çekildi.
Haberde ayrıca gökbilimci John Barentine'nin, uzayın askerileştirilmesinin nihayetinde "kazanılamaz" olacağı ve böyle bir durumda istikrar sağlayıcı bir doktrine ihtiyaç duyulacağı görüşü aktarıldı.
CSIS üyesi Kari Bingen, Wall Street Journal (WSJ) gazetesine yaptığı açıklamada, Çin ve Rusya'nın uzay silahları geliştirdiğine dair değerlendirmeler göz önüne alındığında, ABD'nin uzay varlıklarını savunmak için yörüngedeki uzay silahlarını kabul etmesinin şaşırtıcı olmadığı görüşünü dile getirdi.
Bingen ayrıca, bu durumun ABD'nin "karadaki ortak kuvvetleri, onları hedef almak için kullanılabilecek uydulardan koruyacağı" mesajını verdiğini ifade etti.
Uzayda silahlanma konusunun öne çıktığı bir dönemde, 1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması, uluslararası uzay hukukuna ilişkin temel çerçeveyi oluşturması nedeniyle önemli bir referans kaynağı olarak görülüyor.
Antlaşmada, uzayın tüm devletlerin keşfine ve kullanımına açık olduğu vurgulanırken, nükleer silahların veya kitle imha silahlarının yörüngeye veya gök cisimlerinin üzerine yerleştirilmesini de yasaklıyor.
Öte yandan antlaşmanın, uzayda konvansiyonel silahların ya da diğer teknolojik silahların kullanılmasını veya uzaydaki varlıklara karşı karada konuşlu silahların kullanılmasını yasaklamaması dikkati çekiyor.
(Kaynak: AA)