ABD/İsrail-İran Savaşı'nda petrol arzı kaybının 1 milyar varile ulaştığı hesaplanıyor
Norveç merkezli bağımsız araştırma kuruluşu Rystad Energy'nin piyasa güncelleme notuna göre, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başladığı 28 Şubat'tan bu yana küresel p
Norveç merkezli bağımsız araştırma kuruluşu Rystad Energy'nin piyasa güncelleme notuna göre, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başladığı 28 Şubat'tan bu yana küresel petrol arzında önemli aksamalar meydana geldi. Bu dönemde oluşan toplam 1 milyar varillik kümülatif ham petrol arzı kaybının ABD'nin stratejik petrol rezervinin yaklaşık iki buçuk katına denk geldiği hesaplandı.
Buna göre, 6 Körfez ülkesinin çatışma öncesi toplam günlük arzı 24,2 milyon varil seviyesindeyken mevcut üretimin 12,4 milyon varile gerilediği kaydedildi.
Kuruluş, arz kayıplarının ülke bazlı etkilerine de yer verirken, Suudi Arabistan'da günlük yaklaşık 3,8 milyon varillik arzın etkilenmesinin toplam kesintilerin yaklaşık yüzde 32'sine karşılık geldiğini belirtti. Buna rağmen yüksek petrol fiyatları ve Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı üzerinden Yenbu Limanı'na yapılan sevkiyatlar sayesinde ülkenin ihracat gelirlerinin martta 24,6 milyar dolara ulaşarak 2022'den bu yana en yüksek seviyesini gördüğü aktarıldı.
Irak'ta da güneydeki büyük sahaların büyük ölçüde Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan deniz yolu ihracatına bağımlı olması nedeniyle günlük yaklaşık 2,8 milyon varillik arzın etkilendiği belirtildi. Ülkenin şubatta 6,8 milyar dolar olan ihracat gelirlerinin nisanda 1 milyar dolara gerilediği ifade edildi.
Kuveyt'in günlük arz kaybının ise yaklaşık 2 milyon varil seviyesinde hesaplandığı bildirildi.
Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin düşük seviyelerde seyrettiği kaydedildi. 27 Şubat'ta günlük yaklaşık 120 gemi olan geçiş trafiğinin martta 5-10 gemiye kadar gerilediği, nisan-mayıs döneminde ise çatışma öncesi seviyelerin yüzde 20 altında kaldığı belirtildi.
Kuruluş, Suudi Arabistan'daki Yenbu ile Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Füceyre limanlarının alternatif çıkış rotaları olarak öne çıktığını ancak Hürmüz Boğazı'nın yerini tam anlamıyla dolduramadığını kaydetti.
Rystad Energy, üretim ve ticaret akışlarında toparlanmanın ani bir artış yerine "S-eğrisi" şeklinde kademeli bir süreç izleyeceğini öngördü. Tankerlerin yeniden konumlandırılmasının sürecin ilk darboğazını oluşturacağı, Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile üretim ve lojistik akışın normale dönmesinin 2-3 hafta gecikmeli gerçekleşeceği ifade edildi.
Kaybedilen hacimlerin yaklaşık yüzde 85'inin ekime kadar geri kazanılabileceği, tam normalleşmenin ise Irak ve Kuveyt'teki üretim sahalarındaki kısıtlar nedeniyle Ocak 2027'yi bulabileceği tahmin edildi.
Kuruluş, yıl sonuna kadar kümülatif arz kaybının iyimser senaryoda dahi 2 milyar varile ulaşacağını tahmin etti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Rystad Energy Orta Doğu ve Kuzey Afrika Araştırma Direktörü Aditya Saraswat, şunları kaydetti:
"Kümülatif kayıplar 1 milyar varile ulaştı ve haziranda dar kapsamlı bir ABD-İran anlaşması ile temmuz ortasından itibaren Hürmüz Boğazı'nın kademeli olarak yeniden açılacağını varsayan 'temel senaryo' altında bile yıl sonuna kadar bu miktarın iki katına çıkması bekleniyor. Çatışmanın devam ettiği her ay kümülatif kayıplara kabaca 350 milyon varil ekliyor. Özellikle Irak ve Kuveyt'teki eski sahaların yeniden üretime geçme sürelerinin piyasa beklentilerinden daha uzun olması nedeniyle bu kayıpların bir kısmının asla geri dönmeyeceği düşünülüyor. Altı Körfez üreticisinde günlük 11,8 milyon varillik üretimin durması, bu çatışmayı modern petrol döneminin en şiddetli arz kesintisi haline getirdi."
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
(Kaynak: AA)