⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Abdülhamid’in çölü aşan Hicaz Demiryolu projesi: Güney Afrika'da bile heyecan yarattı

Sultan II. Abdülhamid’in en önemli projelerinden olan Hicaz Demiryolu, Sultan’ın İslam birliğine verdiği önemin sembollerinden biriydi.1 Eylül 1900 tarihinde te

📍 İstanbul
Sultan II. Abdülhamid’in en önemli projelerinden olan Hicaz Demiryolu, Sultan’ın İslam birliğine verdiği önemin sembollerinden biriydi.1 Eylül 1900 tarihinde temeli atılan demiryolu, tam 8 yıl sonra yine 1 Eylül günü rayların Medine’ye ulaşmasıyla hizmete açıldı.1891 yılında Cidde Evkaf Müdürü Ahmed İzzet Efendi, Şam’dan Medine’ye uzanacak bir demiryolunun hem hac yolculuklarını kolaylaştıracağı hem de bölgenin savunması açısından faydalı olacağını anlatan bir rapor hazırladı.II. Abdülhamid, Ahmed İzzet Efendi’nin teklifine ilgi göstererek projeyi Erkân-ı Harbiyye Feriki Mehmed Şakir Paşa’ya inceletti; Şakir Paşa güzergahı ve tahmini maliyeti gösteren çalışmalarını padişaha sundu.Yapılan istişarelerin sonucunda II. Abdülhamid, 2 Mayıs 1900 tarihinde Hicaz Demiryolu’nun inşası için talimatı verdi ve 1 Eylül 1900’de temel atma töreni yapıldı.İlk planlarda demiryolunun Şam’dan Mekke’ye kadar gitmesi hedefleniyordu. İlerleyen aşamalarda ise demiryolunun Akabe, Cidde, hatta Yemen’e kadar uzatılması düşünülüyordu.Demiryolu inşasının amaçlarından biri Ahmed İzzet Efendi’nin raporunda vurgulandığı gibi hac yolculuklarını güvenli hale getirmekti.Şam’dan Hicaz’a hac yolculukları uzun ve zorlu kara yolculuklarıyla yapılıyordu. Yol boyunca güvenlik problemleriyle karşılaşan hacı adayları endişe içinde seyahat ediyordu.Demiryolu ile hac kafilelerinin güvenliğinin sağlanması ve yolculuk süreleri kısalacağı gibi masrafları da azalacaktı.Ayrıca demiryolunun Hicaz’daki ticareti de canlandırması öngörülüyordu.Hicaz Demiryolu aynı zamanda Osmanlı’nın bölgedeki askeri ve idari varlığını güçlendirecek stratejik bir yatırım olarak görülüyordu.İngiltere’nin Mısır’ı işgal etmesinin ardından Hicaz’a deniz yoluyla ulaşımda İngiliz kontrolünün başlaması, İstanbul ile Hicaz arasındaki kara bağlantısının önemini artırdı.Demiryolu ile Hicaz’a asker, mühimmat ve diğer malzemelerin daha hızlı sevk edilmesi hedefleniyordu.Projenin finansmanı da dikkat çekici bir şekilde sağlandı. Hicaz Demiryolu, “Bütün Müslümanların ortak eseri” olarak tanıtıldı ve Müslüman dünyasının bağışlarıyla yapılacağı duyuruldu.II. Abdülhamid, kampanyaya 50 bin lira bağışlayarak ilk büyük katkıyı sundu. Ardından Osmanlı coğrafyasından ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslüman topluluklarından bağışlar geldi.Projeye Buhara Emiri Abdülehad Han, İran Şahı Muzafferüddin Şah ve Fas Sultanı Abdülaziz de projeye bağış yaptı. Mısır, Fas, Cezayir, Tunus, Rusya, Hindistan, Endonezya, Singapur’daki Müslümanlar bile projeye maddi destekte bulundu.Hatta Güney Afrika'da Cape Town'daki Müslüman okulunun öğrencilerinin dahi demiryolu için para topladığına dair arşiv belgeleri bulunuyor. 8 yıllık sürecin sonunda proje için toplamda yaklaşık 1 milyon 128 bin Osmanlı lirası bağış toplandı.Bağışların yanı sıra demiryolu projesi için bazı vergiler, harçlar,  değerli kağıtlar, yardım pulları çıkartılarak oralardan gelen meblağ ile proje devam etmekteyken demiryolunun açılan kısımlarından elde edilen gelirler de projeye aktarıldı.Hicaz Demiryolunun yaklaşık 3’te 1’i, gelen bağışlardan geri kalan kısmı ise diğer gelirlerden karşılanarak tamamlandı.İnşaatın ilk yıllarında demiryolu malzemelerinin önemli bölümü Avrupa ve Amerika’dan getirildi. Lokomotif, vagon, ray ve çelik travers gibi malzemeler Almanya, Belçika ve Amerika’dan temin edildi.Bazı yolcu vagonları ise Tersane-i Amire’de üretildi.Hat ilerledikçe çölün aşırı sıcakları, su sıkıntısı, kuraklık ve zorlu arazi şartları nedeniyle inşaat çalışmaları güçleşti.Hacıları, Kızıldeniz limanlarından Hicaz şehirlerine taşıma ve güvenliklerini sağlama ile gelir elde eden Bedevi gruplar, demiryolunun kendi kazançlarını engelleyeceği gerekçesiyle inşaat çalışmalarına saldırılar düzenledi.Bedevilerin saldırıları özelikle demiryolunun tamamlanacağı 1908 yılında arttı. 1908 yılında demiryolu ile telgraf hatlarına toplam 128 sabotaj ve saldırı yapıldı.1908’in temmuz ayının sonlarında Bedevilerin yaptığı bir gece baskınında 300’e yakın Osmanlı askeri şehit edildi.Demiryolunun günümüzde Ürdün sınırlarında bulunan Maan kentine ulaşmasının ardından 1905 yılında hattın tamamlanan bölümlerinde yolcu ve eşya taşımacılığı başlatıldı.Hat, 1906’da Medain-i Salih’e, 1907’de el-Ula’ya, 1908’de ise Medine’ye ulaştı.Demiryolunun Medine’ye ulaşmasıyla Şam ile Medine arasında kesintisiz demiryolu bağlantısı kuruldu ve 1 Eylül 1908’de düzenlenen törenle Hicaz Demiryolu resmen faaliyete başladı.Hayfa şube hattıyla birlikte demiryolunun uzunluğu 1464 kilometreye ulaştı.Böylece Osmanlı mühendisleri, işçileri ve askerlerinin emekleri sonucunda çok sayıda istasyonu bulunan Hicaz Demiryolu, temelinin atılmasının ardından 8 yıllık sürecin sonunda tamamlanmış oldu.Açılan demiryolu ile 40 günlük deve yolculuğu ile gidilen Şam-Medine yolu trenle 72 saate indi.Şam’dan Medine’ye ilk tren, açılış töreninden 5 gün önce, 27 Ağustos 1908'de düzenlenen törenle yola çıktı.1909 yılında Hayfa-Şam arasında her gün, Şam-Medine arasında ise haftada üç gün karşılıklı sefer düzenlenmeye başlandı. Ayrıca hac zamanında ve askeri ihtiyaçlara göre ek seferler yapılıyordu.Faaliyete geçen Hicaz Demiryolunda tren sefer saatleri belirlenirken namaz vakitleri de dikkate alınıyordu.Trende yolcuların namaz kılabilmesi için bir vagon mescit olarak kullanılacak şekilde planlandı.İlk planlarda hedeflendiği gibi demiryolunun Mekke'ye kadar uzatılması ise hiçbir zaman gerçekleştirilemedi. Hattın Mekke’ye kadar uzamasının kendi siyasi ve askeri nüfuzunu zayıflatacağından kaygılanan Mekke Şerifi Hüseyin, kendisine bağlı Bedevileri destekledi.Osmanlı, bölgedeki gerginlikler nedeniyle Medine-Mekke ve Mekke-Cidde hatları projelerinden vazgeçti.Hicaz Demiryolu, I. Dünya Savaşı sırasında askeri amaçlarla da kullanıldı.1916’da İngilizlerin desteğiyle isyan başlatan Şerif Hüseyin’in taraftarları, Osmanlı birliklerinin ikmal ve ulaşımını kesmek amacıyla savaş boyunca demiryolunu hedef aldı.Raylar söküldü, köprü ve istasyonlar tahrip edildi, telgraf hatları kesildi ve trenlere saldırılar düzenlendi. Temmuz 1916’da yalnızca birkaç gün içerisinde yüzlerce ray ve çok sayıda telgraf direği imha edildi.1916’da başlayan isyan ve demiryoluna yönelik saldırılar hattın düzenli işletmesini büyük ölçüde aksattı. Mart 1918’de Medine’ye son tren ulaştı.Demiryolu, I. Dünya Savaşı’nın başlamasından önce 1908-1913 arasındaki 5 yıllık süreçte 970 bin yolcu taşıdı.II. Abdülhamid’in büyük projesi Hicaz Demiryolu, sivil yolcuların seyahati dışında askerler ile mühimmat, gıda, kömür, ticari eşya ve hayvan sevkiyatı için de kullanıldı.Özellikle I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunun Hicaz'daki ikmal hattı haline geldi.Osmanlı’nın, son trenin 28 Mart 1918’de ulaştığı ve ayrıldığı Medine üzerindeki hakimiyeti ise 10 Ocak 1919’da şehrin teslim edilmesiyle sona erdi ve böylece Hicaz Demiryolu üzerindeki Osmanlı işletmeciliği de fiilen bitmiş oldu.Bugün Şam-Medine arasında kesintisiz çalışan bir Hicaz Demiryolu bulunmuyor, ancak güzergahın farklı bölümlerinde istasyon, ray ve diğer demiryolu yapılarının bir kısmı tarihi miras olarak varlığını sürdürüyor. (Kaynak: ENSONHABER)