⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Adalah: ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği anlaşması, Filistin topraklarının gasp edilmesinin yasallaştırılmasıdır

İsrail'deki Arap azınlığın haklarını savunan "Adalah" (Adalet) Hukuk Merkezi, ABD ile İsrail arasında, işgal altındaki Doğu Kudüs'te ABD'nin daimi büyükelçilik

📍 Muş
İsrail'deki Arap azınlığın haklarını savunan "Adalah" (Adalet) Hukuk Merkezi, ABD ile İsrail arasında, işgal altındaki Doğu Kudüs'te ABD'nin daimi büyükelçilik yerleşkesinin inşası amacıyla kamulaştırılan Filistin arazisinin 99 yıllığına 1 dolar bedelle kiralanmasına ilişkin anlaşmayı, "Filistin topraklarına el konulmasının meşrulaştırılması" olarak nitelendirdi. Merkezden yapılan yazılı açıklamada, dün İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve Kudüs Belediye Başkanı Moşe Lion'un, ABD'nin Kudüs'teki daimi büyükelçilik yerleşkesinin kurulmasını öngören anlaşmayı imzaladığına işaret edildi. Açıklamada, söz konusu anlaşmanın "Filistin topraklarına el konulmasına meşruiyet kazandırdığı ve İsrail'in Filistinlilere yönelik topraklarına el koyma ile yerinden etme politikalarını pekiştirdiği" vurgulanarak, bunun uluslararası hukukun açık ihlali olduğu ifade edildi. Büyükelçilik yerleşkesi için tahsis edilen arazinin, İsrail'in 1950 tarihli "Gaip Malları Yasası" uyarınca sahiplerinden aldığı özel mülkiyetteki Filistin toprağı üzerinde bulunduğu belirtilen açıklamada, bu yasanın Filistinlilerin toprak ve mülklerinden mahrum bırakılması amacıyla yaygın şekilde kullanıldığı kaydedildi. Açıklamada, hukuk merkezinin Ocak 2023'te aralarında ABD ve Ürdün vatandaşlarının da bulunduğu, arazinin Filistinli asli sahiplerinin 12 mirasçısı adına İsrail planlama makamlarına resmi itirazda bulunduğu ve büyükelçilik yerleşkesi için arazi tahsisinin durdurulmasını talep ettiği hatırlatıldı. İsrail planlama makamlarının itirazı reddettiği belirtilen açıklamada, planın Eylül 2023'te onaylandığı, Nisan 2024'te ise kesinleştirildiği, bu süreçte arazi sahipleri ve mirasçılarının hukuki ve tarihi haklarının göz ardı edildiği aktarıldı. Merkezin açıklamasında, ABD büyükelçilik yerleşkesinin inşasının, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararları uyarınca özel uluslararası statüye sahip Kudüs'ün hukuki konumunu ihlal ettiğine dikkat çekildi. Açıklamada ayrıca, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasının ve büyükelçiliğin daimi yerleşkesinin inşa edilmesinin yalnızca siyasi ya da diplomatik bir adım olmadığı, bunun aynı zamanda İsrail'in Doğu Kudüs'ü ilhakına fiili destek anlamına geldiği ve uluslararası hukuk ile uluslararası insancıl hukukun ihlallerine zemin hazırladığı iddia edildi. Büyükelçilik yerleşkesinin mülkiyeti ihtilaflı bir arazi üzerinde inşa edilmesinin tarihi bir haksızlığı pekiştireceği belirtilen açıklamada, ABD'nin proje kapsamında ABD vatandaşı olan arazi sahiplerinin mülkiyet haklarının ihlal edilmesine de meşruiyet kazandırmış olacağı kaydedildi. Açıklamada, büyükelçiliğin "Gaip Malları Yasası" kapsamında kamulaştırılan arazi üzerine inşa edilmesinin, ABD yönetiminin İsrail'in Filistinlilerin topraklarına el koymak ve onları yerinden etmek amacıyla kullandığı mekanizmaları doğrudan desteklediği anlamına geldiği dile getirildi. İsrail ile ABD dün, Batı Kudüs’te bulunan ve 1948 öncesinde Filistinli ailelere ait olduğu belgelerle kanıtlanan bir araziyi, uluslararası hukuka aykırı şekilde 1 Dolar karşılığında 99 yıllığına ABD Büyükelçiliği'ne tahsis eden anlaşmayı imzalamıştı. Aralık 2017'de ABD Başkanı Donald Trump, işgal altındaki Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan etmiş ve ABD Büyükelçiliği'nin Tel Aviv'den buraya taşınmasına karar vermişti. Büyükelçiliğin geçici binası ise Mayıs 2018'de açılmıştı. Bu karar, Kudüs şehrinin statüsüne ilişkin uluslararası mutabakata aykırı olduğu gerekçesiyle o dönemde dünya çapında geniş çaplı tepki ve eleştirilere neden olmuştu. İsrail'deki "Adalah" (Adalet) Hukuk Merkezi, 2022 yılında yaptığı açıklamada, büyükelçilik yerleşkesinin inşası için tahsis edilen arazinin, 1950 tarihli "Gaip Mülkleri Kanunu" kullanılarak Filistinlilerden gasp edildiğini belirtmişti. Merkez, arşiv belgelerinin bu arazinin 1948 yılından önce Filistinli ailelere ait olduğunu ve "İngiliz Mandası" yönetimine kiralanmış olduğunu kanıtladığını vurgulamıştı. Hukuk merkezi, ABD Büyükelçiliği'nin Kudüs'te genişletilmesinin ve bunun için ayrılan araziye el konulmasının, özel mülkiyetin müsadere edilmesini yasaklayan Lahey Sözleşmesi'nin 46. maddesi başta olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu ifade etmişti. Birleşmiş Milletler, Doğu Kudüs'ü 1967'de işgal edilen Filistin topraklarının bir parçası olarak kabul ediyor ve şehrin karakterini veya hukuki statüsünü değiştirmeyi amaçlayan her türlü adımın uluslararası hukuk normlarına göre hiçbir hukuki geçerliliği olmadığını vurguluyor. ABD, büyükelçiliğini 2018 yılında Kudüs'e taşımış olsa da dünya ülkelerinin büyük bir kısmı, şehrin statüsüne ilişkin uluslararası duruşa bağlı kalarak İsrail'deki büyükelçiliklerini Tel Aviv'de tutmaya devam ediyor. ABD, Guatemala, Honduras, Kosova, Paraguay, Papua Yeni Gine ve Fiji, Kudüs'te büyükelçilik açan 7 ülke olmuştu. Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden ve İsrail tarafından tanınan Somaliland, 15 Haziran 2026'da da sözde İsrail Büyükelçiliği'ni Kudüs'te açmıştı. (Kaynak: AA)