⚡ Ajans Online
SİYASET

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının BM panelinde çocuklar için güvenli dijital sistemler talep edildi

New York'ta BM 81. Genel Kurulu Üst Düzey Haftası vesilesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde ve Aile ve Sosyal Hizmetl

📍 Ankara
New York'ta BM 81. Genel Kurulu Üst Düzey Haftası vesilesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın katılımıyla yapılan "Görünmeyen Mimari: Çocuklar için Güvenli Dijital Sistemler İnşa Etmek, Uluslararası Standartların ve Ortak Sorumluluğun Geliştirilmesi" Paneli'nin açılış konuşmasını Belçika Kraliçesi Mathilde yaptı. Belçika Kraliçesi Mathilde, yapay zeka alanındaki gelişmelerin zorlukları da beraberinde getirdiğine dikkati çekerek "Çocuklar küresel bir teknoloji deneyinin öznesi ya da veri toplama ve dikkat çekmeye dayalı iş modelleri için birer kobay olamazlar." dedi. Teknolojik ilerlemenin, kalite ve etik standartların gerilediği bir yarışa dönüşmek yerine dijital teknolojilerin ve yapay zekanın ortak değerleri yansıtacak şekilde biçimlendirilmesi gerektiğini belirten Kraliçe Mathilde, teknolojinin çocuklar üzerindeki etkisi konusunun önemli bir başlık olduğunun altını çizdi. Kraliçe Mathilde, "Uzun bir süre odak noktası mahremiyetin korunmasıydı ancak günümüzde teknolojiyle ilişkili çocuk güvenliği bir yönetişim meselesi olarak kabul edilmektedir. Bu durum; ebeveyn denetimi, içerik denetimi veya veri korumanın ötesine geçen kapsamlı bir yaklaşımı ve tasarım aşamasında çocuk güvenliği ilkesinin yapay zeka yönetişiminin temel bir hedefi haline getirilmesini gerektirmektedir." diye konuştu. BM Yapay Zeka Bilimsel Paneli'nin "çocukların yapay zeka kaynaklı yeni risklere en çok maruz kalan gruplar arasında yer aldığını" raporladığına işaret eden Kraliçe Mathilde, çocukların teknolojilerin kötü niyetli kullanımına ve siber zorbalığa karşı daha savunmasız olduğuna ve bu nedenle korunmaları gerektiğine dikkati çekti. Kraliçe Mathilde, "Çocukların haklarını, güvenliğini ve esenliğini korumak adına harekete geçmek hepimizin ortak sorumluluğu." diye konuştu. UNICEF ve BM Genel Sekreterinin Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Ofisi işbirliğinde, BM Genel Merkezi'nde düzenlenen panelde lider eşleri de konuşma yaptı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in eşi Tamara Vucic, "Bugünlerde en önemli sorumluluk alanlarından biri için bizleri bir araya getiren Sayın Emine Erdoğan'a teşekkür etmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Teknolojik ilerlemenin "iyi mi yoksa kötü mü olduğu" sorusunun basit bir yanıtının bulunmadığına dikkati çeken Tamara Vucic, "Teknolojinin kendisi ne iyidir ne de zararlıdır. Teknolojinin yarattığı etki, onu nasıl kullanmayı seçtiğimize bağlıdır." dedi. Tamara Vucic, çocukların aynı anda hem fiziksel hem de dijital olmak üzere iki dünyada büyüdüğünü belirterek, "Onları her iki dünyaya da aynı şekilde; sevgiyle, eğitimle ve değerlerle hazırlamalıyız. Çocuklara, günlük yaşamda yolumuzu bulmayı nasıl öğretiyorsak dijital dünyada da yollarını nasıl bulacaklarını öğretmeliyiz; tehlikeleri fark etmeyi, sorumlu seçimler yapmayı, kendilerini ve başkalarını korumayı öğrenmeliler." değerlendirmesinde bulundu. Gambiya Devlet Başkanı Adam Barrow'un eşi Fatoumatta Bah Barrow da "Sayın Emine Erdoğan'ı bu girişiminden, çocukları sanal dünyada korumayı uluslararası ajandada üst sıraya taşımak için bir araya getirmesinden dolayı takdir ediyorum." ifadesini kullandı. Afrika'nın en genç kıta olduğunu ve her yıl milyonlarca çocuğun bu kıtada dünyaya geldiğini söyleyen Barrow, çocuklar için olağanüstü bir öğrenme alanı sağlayan dijital sahanın korunması gerektiğini belirtti. Fırsatlarla dolu olabilecek yapay zekanın çocuklar için birçok tuzağı da içinde barındırabileceğini aktaran Barrow, kötü niyetli bir kişinin binlerce kilometre uzaktaki bir çocuğa kolaylıkla ulaşabileceğini dile getirdi. Fatoumatta Bah Barrow, "Bir tehdit sınırları aşabiliyor ancak bizim takip ve yaptırım mekanizmalarımız tehdide ulaşamıyor. Yapay zeka dünyamızı şekillendirmeye devam ederken, bu yenilik asla çocuklarımızın pahasına olmalı. Çocukları sanal dünyada korumanın ortak bir sorumluluk olduğu prensibinden başlamalıyız." diye konuştu. Fatoumatta Bah Barrow, hükümetlerin güçlü kanunlar koyması ve uygulaması gerektiğinin altını çizerek, "Teknoloji şirketleri de daha sıkı güvenlik önlemleri ve sınırlar inşa etmeli. Anne-babalar, öğretmenler ve toplumlar çocukların güvenliğini sağlamalı." dedi. Kenya Devlet Başkanı William Ruto'nun eşi Rachel Ruto, dijital çağda çocukların emniyetli bir odada otururken dahi en tehlikeli yerlerde dolaşabilmesine imkan sağlandığına dikkati çekerek, çocuklar için güvenlik sistemlerinin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Kenya'nın, Afrika'nın dijital ekonomileri içinde ilerleyen rolü olmasına rağmen güvenliği ön planda tuttuğunu belirten Rachel Ruto, hiçbir milletin bu mücadeleyle tek başına baş edemeyeceğini vurguladı. Rachel Ruto, "Nairobi ya da Ankara'da bir çocuk, aynı dijital sokakta, pasaporttan bağımsız platformlarda tuzaklarla karşı karşıya. Bir çocuğun verileri, konumu, fotoğrafları, internetteki faaliyetleri toplanacak bir emtia olamaz. Bunlar çocuğun onuru, hakkı ve geleceğidir. Ortak sorumluluk ortak eylem anlamına gelmeli." ifadesini kullandı. Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio'nun eşi Dr. Fatima Maada Bio, "Öncelikle bizi buraya getiren büyük lider, yüce anneye saygılarımı sunmak istiyorum." diyerek sözlerine başladı. Dijital teknolojinin, dünyanın dört bir yanında çocukların hayatını dönüştürdüğüne dikkati çeken Fatima Maada Bio, "Dijital teknoloji, her çocuk için yaşam, yaratıcılık, yenilikçilik ve bağlantı kurma alanlarında sürekli ve sınırsız fırsatlar sunuyor. Dijital alan artık onların nasıl öğrendiğinin, nasıl iletişim kurduğunun ve topluma nasıl katıldığının temel bir parçası haline geldi." değerlendirmesinde bulundu. Aynı zamanda dijital ortamın önemli riskleri de beraberinde getirdiğine işaret eden Fatima Maada Bio, bunların arasında çevrim içi istismar, siber zorbalık, zararlı içerikler, mahremiyet ihlallerinin bulunduğunu söyledi. Fatima Maada Bio, bu tehditler nedeniyle teknolojik ilerlemenin korumayla birlikte gelmesi gerektiğinin altını çizdi. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda'nın eşi Diana Nausediene de Emine Erdoğan'a ve Bakan Göktaş'a bu önemli konuya dikkati çektikleri için teşekkür etti. Herkesin dijital dönüşümün ve yapay zeka devriminin çocukların haklarını ve refahını güçlendirmesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunun altını çizen Diana Nausediene, "Bunun için uluslararası standartlara, uyumlaştırılmış bir altyapıya ve koordineli bir eyleme ihtiyaç var. Ancak bunların hiçbiri henüz tam anlamıyla hayata geçirilmiş değil." dedi. Diana Nausediene, artık hızlı bir şekilde harekete geçilmesi gerektiğini söyleyerek "Hükümetler, devletlerin fiziksel sınırlarını güçlendirme konusunda son derece yetkin. Ancak çocukların odalarına açılan kapıları hala, çevrim içi tehlikelere ve istismara sonuna kadar açık tutuyorlar." yorumunu yaptı. Burundi Devlet Başkanı Evariste Ndayishimiye'nin eşi Angeline Ndayishimiye, "Bugün, Afrika'nın her yerinde olduğu gibi, çocuklarımız ve gençlerimiz giderek daha fazla bağlantılı hale geliyor çünkü dijital dünyamız öğrenmek, iletişim kurmak, yaratmak, girişimlerde bulunmak ve daha önce erişilmesi zor olan bilgilere ulaşmak için olağanüstü kapılar açıyor." ifadelerini kullandı. Ancak bu fırsatların arkasında çevrim içi istismar, manipülasyon, siber zorbalık, şiddet içeren veya uygunsuz içeriklere maruz kalma, çocuğun mahremiyetinin ve onurunun ihlal edilmesi gibi riskler de bulunduğuna işaret eden Angeline Ndayishimiye, "Özellikle kaynakları sınırlı olan ülkelerle deneyimlerimizi, iyi uygulamalarımızı, verilerimizi ve çözümlerimizi paylaşmalıyız. Çünkü her ekranın arkasında bir çocuk, her çocuğun arkasında ise bir gelecek var." diye konuştu. Guatemala Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Bernardo Arevalo'nun eşi Dr. Lucrecia Eugenia Peinado Villanueva da "Sayın Emine Erdoğan, bize liderlik ettiğiniz ve bu konunun önemine dikkat çektiğiniz, hepimizi bu ortak amaç doğrultusunda bir araya getirip buluşturduğunuz için teşekkür ederim." dedi. Dijital dönüşümün kültürel ve dilsel çeşitlilik bağlamında ele alınması gerektiğini kaydeden Villanueva, "Ulusal önleme ve ceza soruşturması mekanizmaları, sınırların ötesinde ve devasa ölçekte faaliyet gösteren platformları tek başlarına düzenleyemez. Uygulanabilir kurallara ihtiyacımız var." diye konuştu. Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye'nin eşi Marie Khone Faye, çocukların geleceği için hayati önemdeki konuyu görüşmek üzere "bu önemli toplantıyı düzenledikleri için Emine Erdoğan'a, UNICEF'e ve BM'ye derin şükranlarını sunduğunu" dile getirdi. Dijital dünyanın artık gerçeklikten ayrı bir sanal evren olmadığını kaydeden Marie Khone Faye, şunları kaydetti: "Bu zorlukların üstesinden gelmek için, dijital bir sığınak inşa etmek ve sıfırdan güvenli ve etkili bir dijital sistem oluşturmak için birlikte çalışmak çok önemlidir. Bu, hükümetlerden, dijital şirketlerden, eğitimcilerden ve sivil toplumdan ortak bir taahhüt gerektirir. Ankara Bildirisi yolu göstermiştir. Bu etkinlikte kabul edilen sonuçlar bize temel bir gerekliliği hatırlatıyor: çocukların sesleri duyulmalıdır." Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan'ın partneri Mirabela Gradinaru de "Bugün beni davet ettiği ve her ebeveyn ile her toplumun kaygısı olan çocuklarımızın güvenliği ve refahı konusundaki kararlı çalışmalarını sürdürdüğü için Sayın Emine Erdoğan'a teşekkür ediyorum." diye konuştu. Sorunun artık yerel olmadığının altını çizen Mirabela Gradinaru, "Çözüm de artık yalnızca yerel olamaz. Bugün sizlere aynı zamanda bir anne olarak da sesleniyorum. Çünkü her politikanın, her standardın ve her tartışmanın arkasında, kendilerinden önceki hiçbir neslin deneyimlemediği kadar hızlı değişen bilgilerle büyüyen gerçek çocuklar var." ifadelerini kullandı. Mirabela Gradinaru, BM çatısı altında ortak bir küresel standart geliştirmenin büyük önem taşıdığını söyledi. Şili Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Jose Antonio Kast'ın eşi Maria Pia Adriasola Barroilhet de çocukların ebeveynlerini örnek aldığına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu. "Bir hükümet, sınıfta telefon kullanımını düzenleyebilir. Bir okul, öğrencilerden cihazlarını kaldırmasını isteyebilir. Şirketler, kurallar ve programlar oluşturabilir. Ancak çocuklar, sürekli telefonlarının ekranına bakan yetişkinleri izleyerek büyüyorsa bu önlemlerin hiçbiri yeterli olmayacaktır. Çünkü sorun çocuklarımızla başlamıyor, bizimle başlıyor." Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ın eşi Sahar Selam ülkesinde 15 yaşındaki bir çocuğun intiharının ardından, bu çocuğun yapay zeka sistemiyle sohbet ettiğinin ortaya çıktığını anımsatarak, "Çocukların zor zamanlarında yapay zeka kullanımlarında bu mekanizmaların nasıl yanıtlar verdiğinin denetlenmesi gerekiyor." ifadesini kullandı. Sahar Selam, "Çocuklardan algoritmaların ticari mantığını anlamaları ya da yapay zekanın yanıtının psikolojik olarak uygun olup olmadığını değerlendirmelerini bekleyemeyiz." dedi. Kanada Başbakanı Mark Carney'nin eşi Diana Fox Carney, "Sayın Emine Erdoğan, bugün bizleri bir araya getirdiğiniz ve her geçen gün daha da aciliyet kazanan bir konuya dikkat çekme konusundaki liderliğiniz için teşekkür ederim." diye konuştu. Yapay zekanın yükselişiyle birlikte, yalnızca çocukların refahını değil, güvenliğini, emniyetini ve en kötü durumda hayatlarını tehdit eden yeni bir alana girildiğine işaret eden Diana Fox Carney, şu değerlendirmede bulundu: "Alınacak ders çok açık: Sosyal medyanın ve yapay zekanın yarattığı riskler gerçek ve giderek büyüyor. Ancak iyimser olmak için de nedenler var. Hükümetler, mahkemeler harekete geçiyor ve dijital hayatımızı şekillendiren şirketler giderek daha fazla mutabakat ve hesap verebilirlikle karşı karşıya kalıyor." Diana Fox Carney, hiçbir ülkenin bu alandaki mevcut zorlukların üstesinden tek başına gelemeyeceğinin altını çizdi. UNICEF Çocuk Koruma Direktörü Sheema Sen Gupta da Türk hükümetine, Emine Erdoğan ve Bakan Göktaş'a teşekkür ederek, "Türkiye, çocukların internet güvenliğini küresel ajandanın üst sıralarına getirmekte öncü rol oynadı." diye konuştu. Dijital teknolojilerin hızla geliştiği bir dönemde ortak bir vizyon oluşturmanın önemini vurgulayan Gupta, çocukları dijital ortamlarda korumanı sadece ulusal bir öncelik değil küresel bir sorumluluk olduğuna işaret etti. BM Genel Sekreterinin Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Dr. Najat Maalla M'jid de çocuğa karşı şiddetin çevrim içi başlayıp çevrim dışı ortama taşınabileceği ve tekrar çevrim içine dönebileceğine dikkati çekti. M'jid, "Elbette hükümetlerin sorumluluğu var ancak özel sektörün, çocuğun ve tüm çevrim içi ekosistemin de büyük bir sorumluluğu bulunuyor." diye konuştu. Sosyal medya şirketlerinin bazı eylemlerinin suç niteliği taşıdığına ve son dönemde ABD'deki davalarda ağır para cezaları kesildiğine işaret eden M'jid, çocuklara yönelik suçların daha ağır "hapis cezasına çarptırılması" gerektiğini vurguladı. Dijital ortamlarda çocukların korunmasının küresel bir sorun olduğunu belirten M'jid, büyük endüstrilerin ve ABD ile Çin gibi ülkelerin sürece dahil olmasının şart olduğunu dile getirdi. M'jid, tüm çocuklar için güvenli, güçlendirici ve kapsayıcı bir dijital alan oluşturulduğundan emin olunması gerektiğini aktardı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile UNICEF Türkiye Çocuk Hakları Koordinatörü Ahmet Yiğit Başoğlu, çocuklar adına dijital dünyanın sadece bir konuşmanın ötesinde olduğunu, "öğrenme, iletişim, kendilerini ifade etme ve dünyayı keşfettikleri yer niteliği taşıdığını" belirtti. Başoğlu, algoritmanın bir mesajı, fotoğrafı, paylaşımı ya da kararının fark edilenden daha büyük bir etki yapabileceğini dile getirdi. Dijital dünyanın başından itibaren güvenli hale getirilmesini talep eden Başoğlu, "Bizlerin zararı bildirmeleri, bunun yanıt alması, etkili ve hızlı destek almak için net mekanizmalara ihtiyacımız var. Dijital dünyanın sınırları olmadığı için ortak uluslararası prensipler ve standartlar gerekli. Bunları oluşturmakta sesimizi duyunuz." ifadelerini kullandı. (Kaynak: AA)