AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin çerçeve yasayı değerlendirdi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan ve TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsa
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan ve TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yazıcı, kanunun kapsamına ilişkin, "Öldürme fiilini işlemiş olmakla hakkında soruşturma, kovuşturma devam eden veya hüküm giymiş olanlar, öldürme fiilinin failleri, bir de yeni Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe giriş tarihi 1 Haziran 2005'ten önce işlediği suç dolayısıyla hakkında müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş hükümlüler de bu yasa kapsamı dışındadır." bilgisini verdi.
Yazıcı, her ne aşamada olursa olsun öldürme fiilinden hüküm giyilmişse, ceza kanununda karşılığı neyse, infaz kanunu neyi öngörüyorsa o sürecin tamamlanacağını ve bunun kanun kapsamı dışında olduğunun altını çizdi.
Hayati Yazıcı, "Askerimizi, polisimizi ve vatandaşımızı şehit edenler de kapsam dışı olacak." ifadesini kullandı.
Düzenleme kapsamında erteleme gelen suçlara ilişkin de bilgi veren Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Örneğin hangi suçlar, terör örgütü üyeliği, propagandası, bilerek ve isteyerek terör örgütüne yardım etmek veya terör örgütünün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda eylem icra etmek, suç işleten eylem icra etmek veya terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanun kurallarını bu örgüt üyelerine icra edecek eylemlerle ihlal etmiş olanlarla ilgili ceza kanununda öngörülen yaptırım 15 yılın altındaysa bunlar hakkındaki soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl süreyle erteleniyor.
Kişiler hakkında istenen cezalar 15 yılın üzerindeyse yani fiiline uygun yaptırım öngören ceza kanunundaki norm 15 yıldan daha fazla, müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapsi gerektiren suç varsa onlarla ilgili 15 yıl erteleme yapılacak. Erteleme yapılmak suretiyle bunlar kayda geçecek ve bu dosyalarla ilgili tüm veriler, deliller özel bir şekilde muhafaza edilecek."
Yazıcı, delillerin muhafazasının önemine işaret ederek düzenlemenin bu açıdan da af kanununda farklı olduğunu vurguladı.
"Cezası veya hakkındaki dava, kovuşturma ya da mahkumiyeti ertelemiş olanlar bu erteleme süresi içerisinde herhangi bir terör suçu işlerse hakkında ertelenmiş bu dosya kaldığı yerden devam ediyor." ifadesini kullanan Yazıcı, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hüküm verilmişse hükmün infazına başlanıyor ve onunla ilgili bu yasanın öngördüğü iyileştirmeler ortadan kalkıyor. Hem işlediği o yeni suçun cezasına müstahak olacak, hem de erteleme konusu olan bu fiillerle ilgili cezalar o kişi hakkında uygulanacak. Dolayısıyla bu erteleme ve bekleme süresi kişinin adaptasyonunu sağlama amaçlıdır. Topluma uyumunu sağlama amaçlıdır. Böyle detaylı, özenle hazırlanmış bir kanun"
Hayati Yazıcı, uygulamanın önemli olduğunu, yasanın varoluş amacı gözetilerek ve genel gerekçesi dikkate alınarak açık olmayan alanların, uygulayıcı tarafından hükümlere göre doldurulacağını kaydetti.
Herkesin yasayı eleştirme hakkı olduğunu aktaran Yazıcı, şunları kaydetti:
"Eleştirecek taraflar bulunabilir, ama biz ihanet odağını ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne 50 yıla yakın süredir ihanet etmiş bir odağı, bir örgütü ortadan kaldırıyoruz. Bu faaliyetin, yani Terörsüz Türkiye'nin hedefi bu. Türkiye'nin önünde adeta prangaya dönüşmüş, milyarlarca dolar kaynağımızı mücadele için harcamak zorunda bırakılmışız. Bunun da ötesinde güvenlik her şeyin temeli, hak ve özgürlüklerin temeli. İnsanımızın 786 bin kilometrekare vatan toprağının her zerresinde özgürce, güven içerisinde gezmesini sağlatmak devletin bir numaralı görevidir. Yani insanı yaşat ki devlet yaşasın. Dolayısıyla güvenliği sağla ki insanlığın özgürlüğü olsun. Bunu hedefliyoruz. Bu da inşallah bu yasal düzenleme ile bu projemizin, bu terörsüz Türkiye vizyonumuzun ikinci ve önemli safhasıdır."
Yasanın uygulanmasıyla Türkiye'nin gücüne güç katacağına işaret eden Yazıcı, "Terörsüz bölge hedefimizde de dünyanın daha adil, daha yaşanabilir, insanlığın kazanımı, değerleri daha da egemen kılacak bir duruma gelmesine de bu süreç, yani terörün sona ermiş olması büyük katkı sağlayacak." dedi.
Terörsüz Türkiye'yi ilk defa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2024'te Ahlat'taki konuşmasında dile getirdiğini anımsatan Yazıcı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 1 Ekim Meclis açılış konuşmasında da iç bünyenin güçlendirilmesini vurguladığını aktardı.
"İç bünyemizin güçlendirilmesi demek, birlik ve bütünlüğümüzün, kardeşliğimizin pekiştirilmesi, buna zarar veren tüm unsurların ayıklanması, tasfiye edilmesi amacına matuf." ifadesini kullanan Yazıcı, "Bu söylemleri takiben Cumhur İttifakı'nın paydaşı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 22 Ekim'de bir çıkış yaptı ve ondan sonra da terör örgütü fesih beyanında bulundu. O tarihten bu yana öldürme olayı yok. Bu önemli bir şey." ifadelerine yer verdi.
Yazıcı, Terörsüz Türkiye'nin bir devlet politikasına dönüştüğünü, devletin tüm unsurlarıyla bu sorunu Türkiye'nin ve bölgenin gündeminden çıkartmak için üzerine düşeni yapma gayreti içerisinde olduğunu belirterek, katkı verenlere minnettar olduklarını kaydetti.
Kanunun bir af düzenlemesi olup olmadığına ilişkin tartışmalara da değinen Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Anayasa 87'ye göre af düzenlemesini nitelikli bir karar sayısına bağlamış, 5'te 3 çoğunlukla af yani genel af veya özel af düzenlemesi olur. Bu bir af düzenlemesi değil, çok farklı bir düzenleme. Yani kovuşturma, soruşturma veya hükmün infazının ertelenmesi nitelikli bir düzenleme. Af dediğimiz zaman af, bütün sonuçlarıyla verilmiş olan mahkeme hükmünün bütün sonuçlarıyla birlikte kanunun yürürlüğe girmesiyle kalkar. Burada kanunun yürürlüğe girmesiyle kişilerle ilgili yargısal tasarruflar veya soruşturma, kovuşturma evreleri ortadan kalkıyor mu? Kalkmıyor. Yani belli bir aşamalar var, dolayısıyla aftan farklı, kendine özgü bir düzenleme. Bu konuda da Anayasa Mahkemesi'nin daha önce gündemine getirilmesi dolayısıyla verdiği kararlar da var."
(Kaynak: AA)