⚡ Ajans Online
SİYASET

AK Parti Genel Başkanvekili Ala, 25. yaşını kutlayan partisinin gelecek vizyonunu anlattı

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "Bugüne kadar yaptığımız reformlarla Türkiye'yi orta gelir grubundan üst gelir grubuna çıkardık. Üst gelir grubunda kalıp

📍 Çanakkale
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "Bugüne kadar yaptığımız reformlarla Türkiye'yi orta gelir grubundan üst gelir grubuna çıkardık. Üst gelir grubunda kalıp ilerleyebilmenin yolu, daha ince işçilik gerektiren reformları yapmaktan geçiyor. Bu reformları da hazırladık. AK Parti olarak, bunları da yapıp yolumuza devam edeceğiz ki Türkiye Yüzyılı vizyonuyla milletimizi buluşturalım." dedi. Ala, AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü kapsamında AA muhabirinin sorularını yanıtladı, açıklamalarda bulundu. AK Parti'nin kurulduğu günlerde Türkiye'de havanın kurşun gibi ağır olduğunu, 28 Şubat darbesinin bütün etkilerinin devam ettiğini belirten Ala, o dönem siyasetin darmadağın olduğunu ve ekonomide büyük krizin yaşandığını söyledi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, partinin kuruluş programında, "Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." vurgusunda bulunduğunu hatırlatan Ala, "Milletin adeta kendisi AK Parti'yi kurdu, daha önce yaptıklarıyla, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda ortaya koyduğu performansla bütün Türkiye'de adını duyurmuş olan hizmet eri ve dirayet sahibi Recep Tayyip Erdoğan'ı da liderliğe oturttu ve o günden bugüne de Türkiye'de hakikaten çok şey değişti, değişiyor ve hiçbir şey eskisi gibi olmadı." diye konuştu. Ala, AK Parti'nin, çeyrek asırlık süreçte kesintisiz iktidar dönemi yaşamasının ardındaki en önemli hususun ne olduğuna ilişkin soru üzerine, "Millete dayanması, milletin iradesini her şeyden üstün tutması ve millete hizmeti ibadet kabul etmesidir. Cumhurbaşkanımızın deyimiyle 'Hak ne diyor, halk ne diyor' diye bakıp başka kimsenin ne dediğine de bakmaması. Bütün bu başarıların arkasındaki saiktir. Samimiyeti, dirayeti ve iradesi, her krizde milleti adres göstermesi. Milletten aldığı iradeyi, hiçbir tehdide boyun eğmeyerek, statükonun ve vesayet odaklarının iradesine teslim etmemesi. Özetlersek, milletin iradesini, devlet idaresine hakim kılması, tehditlere karşı dirayetli duruşu ve fırsatları milletiyle buluşturmasıdır." ifadelerini kullandı. AK Parti'nin, birçok alanda büyük yatırımlara ve reformlara imza attığını ifade eden Ala, Avrupa Birliği müzakerelerinin başlatılmasının, 28 Şubat düzenlemelerinin tarihin çöplüğüne atılmasının, Ayasofya'nın ibadete açılmasının, başörtüsü yasağının kaldırılmasının önemine işaret etti. Geçmişte haftalarca konuşulan Yüksek Askeri Şura Toplantısı'nın, geçen günlerde bir gün içinde yapılıp tamamlandığını anımsatan Ala, "Şura'nın yapısı değişti, sivil irade hakim oldu. Ordumuz da güçlendi, bugün 18 bölge ve ülkede barış ve huzura katkıda bulunuyor. Siyaset de güçlendi, Sayın Cumhurbaşkanımız bölgesel ve küresel sorunlara vaziyet ediyor. Bugün uluslararası alanda hangi sorun olsa ilk başvurulan kişi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan oluyor. Yaptığımız düzenlemeler hem devlet kurumlarını güçlendirdi hem de millet iradesini güçlendirerek idareye hakim kıldı." değerlendirmesinde bulundu. Ala, savunma sanayisindeki atılımlara dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye, daha önce parasıyla satın alamadığı ürünleri kendi üretir hale geldi ve dünyada ihracat yapabilen ilk 5 ülke arasına girdi. Ekonomide gayrisafi milli hasıla 238 milyar dolardan 1,6 trilyon doların üzerine çıkarıldı ve Türkiye, trilyon dolarlık ekonomiler arasına girdi. Tabii yapılacak çok şey var. Ekonomide, siyasette, sosyal alanda çok daha fazlasını yapacağız. Ama 25 yıl gerçekten dolu dolu geçti ve 100 yıllık bir 25 yıl yaşadık. Birçok ülkenin 100 yılda yapamadığı şeyleri bu 25 yıla sığdırabildik. Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Körfez Geçişi ve Çanakkale Köprüsü gibi büyük projeler hayata geçirildi, hızlı treni getirdik ve bölünmüş yollarla Türkiye'yi birbirine bağladık." Eskiden her hükümetin başının belası olan Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) son taksitini 2013'te AK Parti'nin ödediğini hatırlatan Ala, "Artık IMF ile bir işimiz yok, kendi politikalarımızı izliyoruz. İhracatımızı, 38 milyar dolardan 270 milyar doların üzerine çıkardık. Her alanda ciddi atılımlar gerçekleştirildi. Ama en önemli değişimlerden biri olarak, vesayetin yerine siyaseti geçirdik. Kurumlarımız da siyaset de güçlendi. Artık milletimiz bir meseleyle karşılaştığında siyaset dışı organizasyonlardan değil, siyasetten medet umuyor." diye konuştu. Ala, daha yapılacak çok şey olduğunu belirterek, "Dış politikada Türkiye, bugün en etkili ülkelerden, devletlerden biri ve Sayın Cumhurbaşkanımız en etkili liderler diplomasisi yürüten bir lider. O bakımdan AK Parti, birçok alanda çok büyük başarıların adıdır. AK Parti, siyasette bir markadır. Bütün bu reformları, bu değişimleri yaparken en önemli şey de AK Parti'nin hep adresi sandık olarak göstermesidir." ifadelerini kullandı. Türkiye'deki reformların, İslam dünyası ve gelişmekte olan ülkeler için örnek olduğunu vurgulayan Ala, "Türkiye'de 86 milyonun siyasete olan güveni artmıştır, kimse siyaset dışında bir mekanizmadan medet ummamaktadır. Herkesin lehine bir sistem inşa ediyoruz. Türkiye Yüzyılı hedeflerini de önümüze koyarak, oraya doğru emin adımlarla yürüyoruz." dedi. Ala, "Partinin kuruluşundan bu yana geçen sürede Türkiye ve AK Parti için kritik virajlar nerelerdi?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Bence en önemli husus, cumhurbaşkanını halkın seçmesini sağlayan anayasa referandumudur. Çünkü ondan sonra milletin iradesi, tam anlamıyla devlet idaresine hakim olmuştur. Eskiden devlet, cumhurbaşkanı ve kurumlar aracılığıyla yönetilirdi, hükümetler sadece altyapı işlerine bakardı. Aslında partiler hükümet olurdu ama iktidar olamazlardı. AK Parti'nin yaptığı değişikliklerle artık partiler hem hükümet oluyor hem de iktidar oluyor. Bu ayrım ve bütünleşme çok önemlidir. Yani hükümetlerin iktidar olmasını sağlayan düzenlemeleri biz yaptık. Siyaseti garantiye aldık." Siyasetin kurumsallaşması ve idareyi yönetir hale gelmesiyle Türkiye'de diğer reformların yapılabilmesinin sağlandığını ifade eden Ala, yaşanan her krizi sandıkla çözmeyi başardıklarını söyledi. Ala, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğiyle 17/25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz darbe girişimi gibi olayların bertaraf edildiğini dile getirerek, "15 Temmuz gecesi Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderlik, dirayet, milletimizin ona güvenip sokağa çıkması, kadrosunun onunla birlikte hareket edip devleti uçurumun kenarından alması çok önemli dönüm noktalarından birisidir. Artık hiç kimse Türkiye'de millet iradesini gasba yeltenemez." dedi. AK Parti'nin, hayata geçirmek isteyip geçiremediği reform olup olmadığına ilişkin soruna Ala, "Yeterli Meclis çoğunluğumuz olmadığı için başarmak istediğimiz ama başaramadığımız ve sürekli söylediğimiz bir sivil anayasa var. Bu sivil anayasa konusunu kurulduğumuz günden beri gündeme getiriyoruz. Başka partilerin, muhalefetin de sayısal ve siyasal desteğine ihtiyacımız var. Bu darbe anayasası Türkiye'ye yakışmıyor. Ama bunu biz tek başımıza çoğunluğumuz yetmediği için değiştiremeyiz. Zaten tek bir partinin değiştirmesini de tercih etmeyiz." yanıtını verdi. Mevcut anayasanın kriz ürettiğini, çözüm üretmediğini ifade eden Ala, "Oysa anayasa, toplumun önünü açmalı, özgürlükleri garanti altına almalı, işleyen bir devleti tesis etmeli. Mekanizmaların verimli şekilde çalışmasını mümkün kılmalı. Bütün 86 milyonun şemsiyesi olmalı. Bu darbe anayasasının böyle olmadığı zaten bugüne kadar yapılan birçok değişiklikle tescil edilmiş durumdadır. Ruhuyla, maddeleriyle ve sonucuyla milletimizin layık olduğu sivil bir anayasayı yapıp milletimize henüz sunamadık. Bunu yapmak istiyoruz." ifadelerini kullandı. Efkan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugüne kadar sosyal, siyasal, güvenlik, ekonomi alanlarında yaptığımız reformlarla Türkiye'yi orta gelir grubundan üst gelir grubuna çıkardık. Üst gelir grubunda kalıp ilerleyebilmenin yolu, daha ince işçilik gerektiren reformları yapmaktan geçiyor. Bu reformları da hazırladık ve AK Parti olarak bunları da yapıp yolumuza devam edeceğiz ki Türkiye Yüzyılı vizyonuyla milletimizi buluşturalım. Burada ince işçilik gerektiren çok alanlı, eş zamanlı yapılması gereken reformlar var. Dünyayla rekabet edeceksiniz. Yeni, büyük, yüksek teknolojilerle rekabet eden ortamlar oluşturacaksınız. Gençlerinizin kapasitelerini tam kullanacakları iklimi oluşturacaksınız. Bunların hepsi her alanda yapılacak reformlarla mümkün. Bu reformları gerçekleştirdiğimizde Türkiye, her açıdan en kalkınmış, gelişmiş, müreffeh ilk 10 ülke arasına girme hedefiyle buluşacaktır." Sivil anayasayla ilgili çalışmaların hangi aşamada olduğuna dair soru üzerine Ala, "Sayın Cumhurbaşkanımız bir heyet oluşturmuştu. Ben de o heyetteyim. Biz çalışmalarımızı sonuçlandırdık. Bundan sonra da diğer partilerle, toplum kesimleriyle konuşarak yeni sivil bir anayasayı milletimizle buluşturma çabamıza devam edeceğiz. Umarım sonuçlandırırız." dedi. Ala, bu konuda bir takvim olup olmadığına ilişkin de "Bu, Meclis çoğunluğuna bağlı. Biz kendi açımızdan bize düşen kısmını yaptık. Daha da zenginleştireceğiz, test edeceğiz, iklimini oluşturacağız. Diğer paydaşlarımızla Türkiye'nin yeni anayasayla buluşmasını sağlamak için elimizden geleni yapacağız." açıklamasında bulundu. Partinin gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ala, "Milletimizin iradesini hatırımızdan hiç çıkarmadan, güvenine mahcup olmamayı ilke edinerek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bundan sonra da milletimizin huzuru ve güvenliği için çalışacağız. Türkiye Yüzyılı hedefini ve vizyonunu Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında ortaya koyduk. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer almayı istiyoruz, bunun için gerekli adımları atacağız, atıyoruz. Bu reformları yapacağız ki Türkiye, tarihine yakışır bir vakurluk içerisinde geleceğini inşa edebilsin." diye konuştu. (Kaynak: AA)