⚡ Ajans Online
GÜNCEL

AKPM'deki Türk milletvekilleri UCM'ye yönelik baskılara tepki verdi

Fransa'nın Strazburg kentinde bulunan AKPM'de "Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin karşı karşıya olduğu baskılar" başlıklı rapor ve önerge ele alındı. UCM'ye ve per

📍 Ağrı
Fransa'nın Strazburg kentinde bulunan AKPM'de "Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin karşı karşıya olduğu baskılar" başlıklı rapor ve önerge ele alındı. UCM'ye ve personeline yönelik baskılara tepki verilen rapor ve önerge, oy birliğiyle kabul edildi. Önergede, uluslararası hakimlerin ve savcıların uluslararası anlaşmaların kendilerine verdiği görevleri yerine getirdikleri için yaptırım kararlarıyla karşı karşıya kalmaması gerektiği belirtilirken, taraf devletlerden, baskı veya yaptırım riskiyle karşı karşıya olan UCM hakimleri, savcıları ve personelinin etkin bir şekilde korunmasını sağlamaları istendi. Raporu hazırlayan Hollandalı raportör Tekke Panman, AKPM'de yaptığı konuşmada, uluslararası kamuoyunun mahkemeye yönelik tehditlere karşı harekete geçmesini istedi. Bazı devletlerin UCM'nin çalışmalarına dış müdahalede bulunduğunu söyleyen Panman, "UCM'yi desteklemeli ve güçlendirmeliyiz." dedi. UCM Birinci Başkan Yardımcısı İtalyan Yargıç Rosario Salvatore Aitala, UCM'nin milyonlarca kişinin vicdanını temsil ettiği için saldırıya uğradığını söyledi. Aitala, "Son yıllarda, Uluslararası Ceza Mahkemesi büyük baskılara maruz kaldı." diyerek, savaşta bile ahlakın galip gelmesi gerektiğini vurguladı. AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, "Savaş suçları hakkında tutuklama emirleri çıkmasına rağmen (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda hala söz alabilirken, uluslararası hukuk nasıl inandırıcı olmaya devam edebilir?" ifadelerini kullandı. BM'nin barışı, adaleti ve uluslararası hukuku savunması gerektiğini hatırlatan Göka, UCM'nin görevini yaptığı için İsrailli siyasetçilerin hedefi olduğunu belirtti. Göka, mahkeme personeline yönelik yaptırımların işlenen suçlar konusunda hesap sorulmasını talep edenleri susturmak için bir araç olarak kullanıldığına dikkati çekerek "İsrail'in yayılmacı gündemi bölgesel barışı tehdit ediyor. Bu soykırım yalnızca Gazze'yle sınırlı değil. Lübnan'daki saldırılar bölgesel sonuçlara neden oluyor." dedi. İşgal altındaki Batı Şeria'daki durumun Gazze'dekine benzer hale gelmekte olduğuna işaret eden Göka, "Burada, kurallara dayalı uluslararası hukuka doğrudan bir saldırı söz konusu. Dünya, buna kulak tıkayamaz." diye konuştu. Göka, aşırı sağcı İsrail hükümetinin insanlık ittifakı tarafından durdurulması gerektiğini dile getirdi. CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 1945'teki Nürnberg Mahkemelerinden bu yana "kimsenin hukukun üstünde olmadığı ve mağdurların unutulmaması gerektiği" mesajının yankılandığını hatırlattı. Bankoğlu, "Günümüzde, Uluslararası (Ceza) Mahkemesinin hakim ve savcıları kendilerine verilen görevleri yaptıkları gerekçesiyle tehdit edildiğinde bu ilke sınanıyor." diyerek, Ukrayna, Gazze veya dünyanın neresinde olursa olsun mağdurların aynı adalet hakkına sahip olduğunu vurguladı. Mağdurların acılarıyla ilgili aynı hesabın sorulması gerektiğine işaret eden Bankoğlu, hakimlerin korunması ve ilgili kurumların görevlerini bağımsız bir şekilde yerine getirebilmesi için tedbirler alınması çağrısında bulundu. AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat, UCM'nin bağımsız olması gerektiğini söyleyerek, "Bu ilkeye uyulmazsa, uluslararası sistemi ve ortak değerlerimizi tehlikeye atma riskiyle karşı karşıyayız." ifadesini kullandı. Çelik Kanat, hiçbir hakim veya savcının ailesinin tehlikeye atılmaması gerektiğini belirterek, UCM'nin Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında çıkardığı tutuklama emri nedeniyle mahkemenin bazı hakim ve savcıları hakkında ABD'nin yaptırım kararı aldığını anımsattı. Bir grup ABD'li senatörün, UCM'nin o dönemdeki Başsavcısı Kerim Han'a gönderdiği mektuptaki "İsrail'i hedef alırsanız, biz de sizi hedef alırız." ifadesini hatırlatan Çelik Kanat, bu tehditlerin kabul edilemez olduğunu söyledi. Çelik Kanat, Filistin'le ilgili soruşturmaları engellemek amacıyla tehditlerin yapıldığına dair iddiaların olduğunu ve mahkemeye yönelik tehditlerin kaynağında İsrail'in de olduğunu vurgulayarak, "Mahkemenin misilleme korkusu olmaksızın suçluları tespit edebilmesi için bu (tutuklama) emirlerine tüm ülkelerin uyması gerekiyor." dedi. AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, hakkında tutuklama emri olmasına rağmen Netanyahu'nun uçağının, UCM'nin kurucu anlaşması Roma Statüsü'ne taraf birçok ülkenin hava sahasını geçerek geçen hafta ABD'ye gidebildiğini belirtti. Gören, "UCM yetkililerine dayatılan yaptırımlar ve karşı karşıya kaldıkları tehditler, esasen uluslararası adalet sistemini felce uğratmayı amaçlayan bir şantaj teşkil ediyor." diyerek, Netanyahu ve Gallant hakkında çıkarılan tutuklama emirlerine rağmen atılan adımlar ile UCM hakimlerine gözdağı vermeye yönelik girişimlerin "tüm insanlığın vicdanına karşı bir saldırı" olduğunu dile getirdi. "Srebrenitsa'dan çıkarılan derslerin unutulmasını kabul edemeyiz. Gazze'de bugün yaşananlar karşısında uluslararası hukukun siyasi kaygılar nedeniyle felç edilmesini kabul edemeyiz." ifadelerini kullanan Gören, tıpkı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da dediği gibi Gazze'deki soykırımın sorumlularının hesap vermesi için adaletli, kararlı ve dayanışma içinde hareket edilmesi gerektiğini belirtti. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, dünyanın Gazze'deki kan gölüne son vermek için birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti. Cıngı, Ekim 2023'ten bu yana bölgede sayısız sivilin acı çektiğini ve öldürüldüğünü söyleyerek, sivillerin hayatlarının siyasi pazarlık kozu olarak kullanılamayacağına dikkati çekti. "Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin görevi çok net ve yasaldır, çalışmaları bağımsız kalmalıdır." diyen Cıngı, güçlü kişilere karşı soruşturma sürdürdüğü için cezalandırılan bir mahkemenin bağımsız kalamayacağına işaret etti. Cıngı, "Uluslararası hukuk siyasi emellere hizmet etmek için uygulandığında tüm anlamını yitirir." dedi. AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız da UCM'nin Kasım 2024'te Gallant ve Netanyahu hakkında çıkardığı tutuklama emrinin uluslararası adalet için bir "dönüm noktası" teşkil ettiğini belirtti. Yıldız, UCM hakim ve savcılarının Roma Statüsü'ne uygun şekilde aldığı kararlar nedeniyle şahsi olarak hedef haline gelmesinin son derece endişe verici olduğunun altını çizdi. "Uluslararası adaletin inandırıcılığı, adalet kurumlarının bağımsızlığının korunmasına bağlı." diyen Yıldız, hakimlerin tehditlerden korkmadan görevlerini bağımsız bir şekilde yerine getirebilmesinin sağlanması gerektiğini vurguladı. (Kaynak: AA)