⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Ala'dan Habertürk'e açıklamalar

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala'dan Habertürk TV Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör'e, gündeme ilişkin önemli açıklamalar. Ala'nın açıklamalarından öne çıka

📍 Ankara
AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala'dan Habertürk TV Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör'e, gündeme ilişkin önemli açıklamalar. Ala'nın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: Gerçekten terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinde çok önemli bir aşamayı daha geride bıraktık. 1984'ten beri 42 yıldır Türkiye terörle mücadele ediyor. Ondan önce de 70'li yıllara anarşiyle mücadele etti. Bizim dönemimizde çok önemli sessiz devrimler gerçekleştirdik. Yurt dışında önemli gelişmeler oldu. Dünya, bölge ve Türkiye'deki gelişmelerle bu süreci değerlendirmek lazım. Bugün örgütün tamamen tasfiyesi, silahların teslim edilmesi, örgütün bütün unsurlarıyla tasfiyesi aşamasına gelmişse burada şehit ve gazilerimizin en önemli fedakârlıkları ve katkıları var. Şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimizi hürmet ve saygıyla selamlıyorum. Türkiye bölünmesin, Türkiye Suriye'ye d önmesin, Irak'a benzemesin diye canlarını verdiler, uzuvlarını kaybettiler. Bugün Türkiye artık bunları taşınmıyorsa, terör örgütü tasfiye aşamasına gelmişse en büyük pay şehit ve gazilerimizindir. 2 yıl önce sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve iç cepheyi güçlendirme ihtiyacını kalın çizgilerle konuşması, eş zamanlı olarak sayın Devlet Bahçeli'nin iradesi ve sayın Cumhurbaşkanızın liderlik ve iradesi ile bugünlere geldik. Terör faaliyetlerinin olduğu dönemde bile vatandaşlarımızla örgütü ayrıştırdık. Önemli demokratik adımlar attık. Bugünlere geldik. Siyasetin çözüm üretme kapasitesini hep genişlettik. Daha öncesinden yapılanları saymaya kalksak program bunlarla dolar. Adım adım attığımız adımlar sürecin bu aşamaya gelmesini, milletimizle birlikte sağlamıştır. Ortaya koyduğumuz perspektif şudur; yasa çıktı, Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Yasanın temel perspektifi örgütün bütün unsurlarıyla feshini öngörüyor. Silahların her türlüsünün teslimini öngörüyor. Daha önce çok görüşmeler değerlendirmeler oldu. Türkiye'de buna ilişkin birçok gelişme milletimizin gözü önünde cereyan etti. Meclis'te komisyon kuruldu. 47 oyla raporunu tamamladı. 2 karşı oy kullanıldı. Bu şu anlama geliyor. Çok büyük bir siyasal destek oldu. Biz bu konuları ele alırken milletimizin ne düşündüğüne dair sürekli araştırmalar aparak birlikte bu süreçleri yönettik. İlk araştırmamız yüzde 75.9 oranında destek olduğunu gördük. Milletimiz 'Bu sorunu çözün, Türkiye'yi bu prangalardan kurtarın' diyor. Siyasetin çok önemli durumlara vaziyet ettiği bir Türkiye yaşıyoruz. Yurt dışında çok önemli gelişmeler oldu. Suriye'deki gelişmeler. Orada büyük kargaşalar oldu. Daha önce bu konuları ele aldığımız dönemlerde tam bir başarı elde edileceği zaman Suriye'de büyük kargaşa yaşandı. Bölgeyi etkiledi. İçeride de maalesef devlet kademelerine çeşitli kurumlarımıza, emniyetimize, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, birçok alana yerleşmiş olan, yargıya yerleşmiş olan FETÖ problemi vardı. Statüko bu konuya karşıydı. Provokasyonlar ypapıldı. Sokak olaylarında 6-8 Ekim olaylarında yanan emniyet araçlarının yanına yeni araçları atmışlardı FETÖ'cüler. Milletine bağlı emniyet mensuplarımız bildirdiler ve işlem yaptık. Şimdi insicam sağlanmış durumda devlet kurumları içerisinde. Artık siyasetin aldığı karara karşı olan bir kurum yoktur. Bu çok önemlidir. Türkiye'nin içerisinde Cumhurbaşkanını halkın seçmesi önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanımız doğrudan halk tarafından seçilerek ülkeyi yönetmesi şu imkanı sağlamıştır; miletin iradesin, siyasi irade aracılığıyla devlet idaresinde tam hakim olmuştur. Vesayetin yerini siyaset almıştır. Devlette insicam ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan ordumuz ve siyaset çok güçlenmiştir. Ordumuz dünyada huzur ve güvene katkıda bulunmaktadır. Güçlü bir devlet ve toplumun da bunları başardıkça siyasete, liderine olan güveni artıyor, karizmatik liderine olan inancı artıyor. Marjinal kesimlerin girişi sabote etmeleri vardı. Çok az sayıda grubun yaydığı yanlış yalan bilgilerdi. Sorun çözülsün istemiyorlardı; çünkü sorundan besleniyorlardı. Cumhurbaşkanımız her türlü riski aldığını, kendisini, siyasetini ortaya koyduğunu söylemiştir. Kesin cümlelerle sürecin liderliğini yapmıştır. Bu meselede ilk OHAL'i kaldıran Sayın Cumhurbaşkanının iradesidir. TRT Şeş, üniversitelerin açılması, insanların istedikleri isimleri koyması, dilin kullanımındaki engellerin aşılması. Bütün bu reformlara imzayı atan kişi zaten sayın Cumhurbaşkanımız. Ama sabote imkanı azalmıştır statükonun. Dışarıdaki gelişmelerde, Suriye'de ortaya koyduğumuz, sayın Cumhurbaşkanımızın duruşu, Suriye'de bugün bu gelişmeleri, iç savaşın bitmesini, Suriye halkının temsilcisinin Suriye'de iktidar olması ve düzenin sağlanmasını mümkün kılmıştır. Orada da Kürt kardeşlerimize yapılabilecek olan operasyonları ve katliamları önleyen Türkiye'nin iradesidir. Orada ordumuz da var, oradaki kardeşlerimizin güvenliğini sağlamaktadır. Bölgede bir örgüt varsa bunu kullanacak olan devletler ve dış mihraklar her zaman vardır. Biraz önce İsrail'den açıklama yapıldı. Biz iç cephenin tahkiminin sadece 86 milyonun lehine değil; aynı zamanda bölgedeki kardeşlerimizin de lehine olduğunu her zaman söyledik. Bunların somut altlıkları var. Bu yasa teklifine imza atan milletvekili sayısı 367 olmuştur. Yasa görüşülmeden ayrıca imzalayan, dilekçe veren milletvekilleri olmuştur. Partilere bakıyoruz. Komisyonda imza koyan partilere. AK Parti, MHP, Dem Parti, CHP kurumsal olarak imza attı. HÜDA-PAR, DSP, Yeni Yol Partisi'nden milletvekilleri, bağımsız milletvekilleri imzaladı. Daha sonra da dilekçe verilerek artırıldı bu sayı. Yüksek bir oyla komisyonda 24 evet 2 hayır çıktı. 1 milletvekili katılmadı. İnanılmaz bir oran. Genel kuruldaki manzara ise Türkiye'de siyasal bütünleşmenin ne kadar yüksek seviyede ulaştığını ortaya koyuyor. 467 milletvekili evet oyu kullandı. Bu çok partili hayata geçtiğimizden beri bir yasa teklifine atılan en yüksek imzadır. Anayasa değişikliğinde ancak bu rakam bulunabilir. Hiçbir kanun bu kadar yüksek bir oyla kabul edilmiş değildir. Bu çok yüksek orandır. Burada partilere baktığımızda AK Parti; MHP, Dem Parti, CHP ve diğer partilerden önemli miktarda, HÜDAPAR ve DSP'den milletvekili destek verdi. Artık Türkiye kendi meselelerini çözme konusuda siyasal bir uzlaşma sağlamıştır. Toplumun meseleye nasıl baktığını her zaman masamıza koyarız. Daha önceki süreçlerde bunu gördüğümüzde akil adamlar heyeti kurmuştuk. Bu sefer işin başında yaptığımız araştırmalarda çok yüksek oranda toplumsal desteği gördük. Toplum liderine, bize, Cumhur İttifakı'na inanıyor. Samimiyetimize güveniyor ve 'çözün' diyor. Getirdiğimiz yasa çok önemli çerçeve yasa. Yasanın yürürlüğe girmesiyle mekanizmalar devreye girecek inşallah bu sorundan tamamen kurtularak, Türkiye hedeflerine doğru ilerleyecek. Yasanın ilk maddesinde PKK/KCk kendini feshedip, bütün silahlarının teslimini öngörüyor. Türkiye, Iran, Irak, Suriye, Avrupa'da örgütün feshi gerçekleşecek. İçeride, dışarıda ve saydığım ülkelerdeki unsurlar da silahlarını bırakacak. Bu da MGK kararıyla teyid ve tespit edilecek. Bu Resmi Gazete'de ayımlandıktan sonra diğer mekanizmalar devreye girecek. Yasa yayımlanınca MSB, MİT, İçişleri Bakanlığı mekanizmaları oluşturacak, silahların bırakılmasına ilişkin usül ve esasları tespit edecek. Raporlanacak ve bu raporlar MGK'da karara bağlanacak. Ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında bir kurul kurulacak. Dışişleri, İçişleri, Adalet, MİT, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği bulunacak ve süreç yönetilecek. TBMM'de bir izleme komisyonu kurulacak ve bu komisyon da TBMM'nin durumuna vaziyet etmesini sağlayacak. Sayın Cumhurbaşkanımız devlet başkanı olarak zaten meselenin liderliğini yürütmektedir. İnşallah bu meselelerden Türkiye tamamen kurtulacak. İdari düzenlemelere, mekanizmalara ihtiyaç duyulacak. Başvuruların yönetilmesi, sosyal, güvenlik, aile huzuru bakımından süreç yönetilecek. Türkiye üçüncü bir göze ihtiyaç duymadan bu meseleyi çözme kararı almıştır. Kendi Meclis'inin endi milletvekilleriyle izleme komisyonu kurmuştur. Başka ülkelerde başka ülkelerin izlemesine, gözetlemesine ihtiyaç duyulmuştur. Biz ihtiyaç duymuyoruz. Türkiye, Filipinler'de Moro ile Filipinliler hükümeti arasındaki görüşmelerde komisyonun başkanlığına getirilmiştir. Oysa Türkiye'de buna ihtiyaç yok. Neden yok? Bu çok önemli. Biz büyük imparatorluğun bakiyesiyiz. Kendi sorunlarımızı çözeriz. Kendimize güvendiğimizde inanılmaz bir devlet kapasitesi ve toplumsal kapasitesi ortaya çıkıyor. Türkiye bölgedeki sorunların çözümünde en önemli aktör. Dünyadaki sorunların çözümünde önemli aktör. Sayın Cumhurbaşkanımız liderler diplomasisinde en önemli aktör olmuştur milletimizin verdiği güçle. Millet kapasitesi ile devlet kapasitesi birleştiği zaman biz bölgedeki sorunları çözüyoruz. Suriye, Karabağ örneği, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta krizden dolayı çıkan tahıl krizinde aldığı inisiyatif bunun örneğidir. Orada sayın Cumhurbaşkanımızın kararlık ve performansıyla çözülmüştür. Zihinsel transformasyondur bu. Zihinsel bir makas değişimidir. Siyaset dediğinizde her konuda ayrışan partiler akla gelir. Biz devletin, milletin temel kurumlarıyla bir araya gelen bir siyaset vasatı oluşturduk. Bu çok kıymetlidir. Yabancı ülkelerde aldığımız yasa teklifinin 467 oyla kabul edilmesinin ardından çok ciddi haberler oldu. Ama bazıları da çok tedirgin oldu. Türkiye'de siyaset temel konularda müzakere imkanına kavuştuğu zaman göreceğiz ki bizde toplumsal sorunlar, devlet sorunu yoktur. Ayrı ayrı politikalarımız olacak tabii. 86 milyonun refahını, huzurunu, güvenliğini ilgilendiren konularda müzakere ederiz, konuşuruz. Komisyonda herkes fikrini söyledi. Sivil toplum davet edildi. Fiikirlerini söylediler. Alınan karar herkesin lehine karardı. İnanılmaz bir oranla kabul edildi. Terör zarar verme kapasitesi çok yüksek; ama kazanma ihtimali olmayan insanlık suçudur. Ama ülkeye zarar verme kapasitesi yüksek. Bunun ortadan kaldırılması herkesin lehine. Burada kaybeden kimse yok, burada kazanan herkes. İsrail açıktan kimlerle işbirliği yapacağını söylüyor. Nasıl istikrarsızlığı destekleyeceğini açık söylüyor. Birlikte büyük Türkiye'yi inşa edeceğiz. Siyasal birliktelik ülkenin gücüne güç katar. Milletin özgüveni de o seviyede yükselir. Şimdi eminim ki, hangi sorunla karşılaşırsak karşılaşalım, milletimiz bunu bekleyecektir. Siyaset konuştukça aslında ayrıştığımız noktaların ne kadar az olduğunu, birlikte başarabileceğimiz işlerin ne kadar fazla olduğunu birbirimizle konuştukça fark ediyoruz. Yasanın şu maddesine, şu amacına kim karşı çıkabilir? Türkiye'yi yarım yüzyıldır uğraştıran, enerjisini içeride tüketen, insanları birbirine düşürmeye çalışan ama düşürememiş olan bir örgütün feshi ve bütün silahlarıyla birlikte teslimi. Yasanın getirdiği şey bu. Buna kim karşı çıkabilir? Bunun yanlış bir şey olduğunu kim söyleyebilir. Ayrıntılar gelecek... (Kaynak: HABERTURK)