⚡ Ajans Online
SAĞLIK

Almanya'da yaşayan gurbetçinin derdine Türk doktorları dermen oldu

Türkiye'nin sağlık sektörüne yaptığı yatırımlar meyvelerini veriyor.Hem eğitim hem de tesis anlamında büyük yatırımlar sayesinde Türkiye sağlık sistemi, dünya i

📍 Bursa
Türkiye'nin sağlık sektörüne yaptığı yatırımlar meyvelerini veriyor.Hem eğitim hem de tesis anlamında büyük yatırımlar sayesinde Türkiye sağlık sistemi, dünya ile artık pozitif ayrışıyor.Bu kapsamda yeni bir vaka daha bu farkı ortaya koydu.Yılın 6 ayını Almanya’da, diğer yarısını da memleketi İzmir’de geçiren Şükran Can, nefes darlığı, halsizlik ve yorulma şikayetleri artınca bir yakınının tavsiyesiyle Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu.Yapılan tetkiklerde, Can’ın kalbindeki metalik aort kapağında ciddi bir disfonksiyon, ciddi hareket kusuru ve kapağın dar olduğu tespit edilince, mekanik kapak içerisine yeniden bir kapak yerleştirme kararı alındı. Şükran Can, dünyada sayılı olan, Türkiye'de ise ilk kez uygulanan, işlevini yitiren mekanik aort kapak protezinin içine ‘Transcatheter Aortic Valve Implantation (TAVI)’ yöntemiyle biyoprotez kapak yerleştirilmesiyle sağlığına kavuştu.1 Eylül’de gerçekleştirilen ve 45 dakika süren operasyonla, göğüs kafesi açılmadan, kasıktaki uygun damarlardan girilerek kalbindeki hastalıklı aort kapağı değiştirilen Şükran Can, bir haftalık yoğun bakım ve klinik gözleminin ardından taburcu edildi.Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Hasan Arı, “Hastamız 76 yaşında kadın hasta. Son 5-6 aydır gittikçe artan nefes darlığı, halsizlik, yorulma gibi şikayetleri var. Bu hasta Mart 2026'da yurt dışında yaklaşık 1 ay yatarak tedavi görmüş. Orada, 46 yıl önce bu hastaya metalik mitral kapak, 26 yıl önce metalik aort kapak, 3 yıl önce de kalp pili takılmış bu hastaya. Hastanın metal kapaklarından bir tanesinde, aort kapağında ciddi bir problemi olduğu için, ciddi darlık olduğu için orada yatarak bir ay kadar tedavi görmüş. Hasta çok rahatlamamış, sonra Türkiye'ye gelmiş. Türkiye'de çeşitli hastanelerde yaklaşık 2 ay yatarak tedavi görmüş. Yine rahatlamamış hasta ve en son bizim hastanemize başvurdu.” diye konuştu.Hastanın, bir yakınlarının tavsiyesiyle hastaneye başvurduğunu söyleyen Prof. Dr. Arı, “Metalik aort kapağında ciddi bir disfonksiyon olduğunu, ciddi hareket kusuru olduğunu ve kapağın dar olduğunu gördük. Daha sonra bu hasta ile ilgili ne yapabiliriz, bunu düşündük. Kardiyolojik Kalp Damar Cerrahisi Konseyi'nde bu hastayı değerlendirdik. Hastanın akciğer kapasitesinin kötü olması, şu anda yapılacak olan üçüncü bir operasyon geçirmesi gerekliliği ve hastanın diğer komorbiditeleri nedeniyle yapılacak operasyonun çok yüksek riskli olduğuna karar verdik. Alternatif bir tedavi yöntemi ile bu hastayı tedavi edebilir miyiz diye tartıştık. Bizim rutinde aslında biyoprotez kapakların içine yaptığımız Valve-in-Valve TAVI işlemini Türkiye'de ilk defa metal aort kapak içerisine Valve-in-Valve TAVI şeklinde yapmaya karar verdik. Bu işlem daha önce dünyada 3 veya 4 hasta üzerinde yapıldı, başarılı sonuçlandı. Biz de Türkiye'de ilk defa bu işlemi Yüksek İhtisas Hastanesi'nde gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı.Ameliyat sırasında tüm komplikasyonların önceden değerlendirildiğini vurgulayan Prof. Dr. Hasan Arı, “Dediğim gibi oldukça iyi bir planlama yapıldı. A planı, B planı, C planı, yapılabilecek işlem sırasında olacak bütün komplikasyonlar önceden değerlendirildi ve buna göre bir önlem alındı. Daha sonra anjiyo laboratuvarına alındı. Hasta genel anestezi altında işleme başlandı ve hastanın yapılan işlem sırasında gerekli korunmaları alındıktan sonra standart Valve-in-Valve TAVI işlemini metal aort kapak içerisine yapmış olduk. Hastamız 2 gün yoğun bakımda kaldı. Daha sonra servise alındı. 3 ila 4 gün civarında da serviste takip ettik hastayı. Şu anda hastamız gayet iyi, hiçbir sıkıntısı yok. Artık mobil bir hasta, kendini gayet iyi ifade edebiliyor, yürüyüp gezip dolaşabiliyor.” dediProf. Dr. Hasan Arı, sözlerini şöyle sürdürdü:Daha önce tedavi gördüğü hastanelerde annesinin açık ameliyattan başka bir seçeneği olmadığının söylendiğini ifade eden Nevin Can, son anda hastaneye gelmeye karar verdiklerini belirterek, “Biz de aslında Almanya'ya gidecektik. Annemin Almanya'da, Berlin'de oturum izni var ve ilk ameliyatları da Almanya'da, Berlin'de Kalp Merkezinde olmuştu. Oraya gidecektik. Fakat annem ‘Ben oraya kadar gidebileceğimizi zannetmiyorum, oraya kadar gidemeyeceğim’ dediği için biz de burada hem Hasan Hoca'dan da haberdardık hem bu klinik Türkiye'nin en iyilerinden diye biliyorduk. Burada da yakın dostlarımız var, akrabalarımız da var. Onların önerileriyle ve destekleriyle bir anlık bir kararla tam uçak biletlerimizi almışken buraya direksiyonu çevirdik ve geldik.” diye konuştu.Açık kalp ameliyatı gündemdeyken ekibin gerçekleştirmek istediği yönteme hemen onay verdiklerini söyleyen Nevin Can, “Açık ameliyat aslında yine düşünülüyorken Hasan Hoca'nın da önerisiyle bildiğimiz kadarıyla son anda, yani böyle ramak kala açık ameliyata Hasan Hoca, ‘Dünyada, literatürde var. Birkaç örneği var yapılmış Almanya'da, İspanya'da. Bunu yapabiliriz’ dedi. Biz hemen onay verdik. Çünkü açık ameliyat gerçekten de çok riskli ve yapılamayacak kadar riskli bir operasyondu. Bunun da farkındaydık ama başka da yaşam şansı yoktu, bunu da biliyorduk. Bizim için açık ameliyat bir seçenek değildi, bir zorunluluktu. Fakat bu bir seçenekti. Dolayısıyla hemen kabul ettik. Tabii ki endişeli bir süreç geçirdik. Dolayısıyla başarıyla gerçekleştirildiği için çok mutluyuz. Annemizi bize kazandırdıkları için tüm personele, başhekimlikten başlamak üzere hepsine minnettarız.” ifadelerini kullandı.Bir yakınının tavsiyesiyle geldiği hastanede şifa bulduğunu dile getirip, ameliyatını gerçekleştiren doktorlarına teşekkür eden Şükran Can ise “Kalp rahatsızlığım 1980 yılından beri var. İlk önce mitral kapak ameliyatı oldu. Daha sonra aort oldu. Burada benim yeğenimin arkadaşı vardı. O dedi ki, ‘Gelin, biz seni burada kurtaracağız’ Onun sayesinde geldik. Allah’ım doktorumdan razı olsun. Yuvasına bağışlasın. Ben çok memnunum doktorumdan. Eğer yine rahatsızlanırsam yine de buraya gelirim.” dedi. (Kaynak: ENSONHABER)