⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Altı milyon kişilik yer altı mezarı!

Fransa'nın başkenti Paris'in ışıltılı sokaklarının altında, 6 milyon insanın kalıntılarını barındıran Paris Katakombları yatıyor. Dünyanın en büyük yeraltı meza

📍 Muş
Fransa'nın başkenti Paris'in ışıltılı sokaklarının altında, 6 milyon insanın kalıntılarını barındıran Paris Katakombları yatıyor. Dünyanın en büyük yeraltı mezarlıklarından biri olan bu tarihi mekan, her yıl yüz binlerce turisti karanlık koridorlarında ağırlıyor. HALK SAĞLIĞI TEHDİT EDİLİNCE YERALTI ÇÖZÜMÜ BULUNDU Paris Katakombları efsanesi, on sekizinci yüzyılın sonlarında şehrin mezarlıklarının kapasitesini aşmasıyla başladı. Başkentte baş gösteren büyük halk sağlığı sorunları, yetkilileri mezarlıklardaki kalıntıları yeraltına taşımaya mecbur bıraktı. Tercih edilen yer ise şehrin altında 800 hektarlık devasa bir alana yayılan eski Tombe-Issoire taş ocaklarıydı. KEMİKLER GECE YARISI GİZLİCE TAŞINDI İlk tahliye işlemleri 1785 ile 1787 yılları arasında, on asır boyunca kullanıldıktan sonra kapatılan en büyük mezarlık olan Saints-Innocents için yapıldı. Mezarlar ve ortak çukurlar boşaltıldı, kemikler halkın ve kilisenin tepkisini çekmemek adına sadece geceleri taşındı. Bu zorlu sürecin yönetimi, yeraltı çöküşlerini engellemek için kurulan Taş Ocakları Genel Denetim Departmanı müfettişlerinden Charles Axel Guillaumot'ya verildi. KAFATASLARINDAN ÖRÜLMÜŞ KORKUTUCU DUVARLAR Paris Katakombları, 1809 yılında halkın ziyaretine açılmadan önce Müfettiş Héricart de Thury'nin vizyonuyla adeta yeraltında bir anıta dönüştürüldü. Daha önce gelişigüzel yığılan kemikler, kafatasları ve uyluk kemikleriyle dikkatlice örülmüş devasa duvarlar haline getirildi. Antik ve Mısır tarzında anıtlar, lahitler ve hatta hastalıkları gösteren patoloji dolapları bu karanlık koridorlara eklendi. 45 MİLYON YILLIK TROPİKAL DENİZİN İZLERİ Bu devasa mezarlığın bulunduğu coğrafi katman, günümüzden yaklaşık 45 milyon yıl öncesine dayanıyor. O dönemde tropikal bir denizle kaplı olan bölge, zamanla tortullaşarak bugün "Lutetian" olarak bilinen kireçtaşı tabakasını oluşturdu. Ziyaretçiler yeraltına indiklerinde sadece kemikleri değil, aynı zamanda kurumuş bir denizin bıraktığı devasa fosilleri ve jeolojik kalıntıları da görüyor. VERGİ KAPISINDAN YERALTI GİRİŞİNE Katakombların tarihi, sadece kemiklerle değil dönemin mimari şaheserleriyle de iç içe geçiyor. Mimar Claude-Nicolas Ledoux tarafından 1785 yılında tasarlanan ve "Cehennem Kapısı" (Barriere d'Enfer) olarak bilinen iki simetrik köşk, aslında krallığın vergi toplama noktalarıydı. Antik Yunan mimarisinden ilham alınarak inşa edilen bu yapılar, 1789 Fransız Devrimi sırasında halkın ilk hedeflerinden biri oldu. Yıllar içinde onarılarak Paris'in yeraltı dünyasına açılan sembolik yapılardan biri haline geldi. DENEYLERE VE BİLİMSEL ÇALIŞMALARA SAHNE OLDU Paris Katakombları karanlık atmosferinin yanı sıra bilim insanları için de bir laboratuvar işlevi gördü. Botanikçiler ışıksız ortamdaki bitki yaşamını incelerken, 1813'te yeraltı sularına bırakılan Japon balıklarının zamanla kör olması gibi ilginç deneyler yapıldı. Ünlü fotoğrafçı Nadar, 1861'de yapay ışık kullanarak bu derinliklerde ilk fotoğrafları çeken kişi olarak kayıtlara geçti. İMPARATORLARI BİLE KENDİNE ÇEKEN GİZEM Halkın ziyaretine açıldığı ilk günden itibaren büyük bir ilgi gören yeraltı mezarlığı, sıradan vatandaşların yanı sıra tarihi figürlerin de dikkatini çekti. 1787'de geleceğin kralı X. Charles, 1814'te Avusturya İmparatoru I. Francis ve 1860'ta III. Napolyon bu karanlık labirenti ziyaret eden isimler arasındaydı. Günümüzde herhangi bir özel izne gerek kalmadan gezilebilen Paris Katakombları, yılda yaklaşık 550 bin ziyaretçiyi ağırlayarak geçmişin sessiz ama çarpıcı gerçeğini yeryüzüne taşımaya devam ediyor. (Kaynak: HABERTURK)