⚡ Ajans Online
GÜNCEL

AP üyesi Andrews'e göre Avrupa İsrail'e karşı eylemsizliğinin bedelini ödüyor

AP'nin liberal çizgideki siyasi grubu Renew Europe'tan (Avrupa'yı Yenile) İrlandalı milletvekili Andrews, İsrail'in saldırılarının ardından Lübnan'ı ziyaret ett

AP'nin liberal çizgideki siyasi grubu Renew Europe'tan (Avrupa'yı Yenile) İrlandalı milletvekili Andrews, İsrail'in saldırılarının ardından Lübnan'ı ziyaret etti. Andrews, ziyarete ilişkin AA muhabirine, "Öncelikle, ilk ve en belirgin şey, yıllar içinde zaten çok fazla hasar görmüş olan Beyrut şehrinin fiziksel hasarı." dedi. Okulların kapalı olduğunu ve yerinden edilmiş kişiler için merkez olarak kullanıldığını söyleyen Andrews, "Vardığınızda ilk fark ettiğiniz şeyler bunlar. Sonra insanlarla konuşmaya başladıkça, iki yıl sonra bunun tekrar yaşanmasının yarattığı umutsuzluk duygusunu ve bunun uzun süre devam edebileceği endişesini duymaya başlıyorsunuz." diye konuştu. Andrews, insani krizin de giderek derinleştiğini vurgulayarak, "Sorun aynı zamanda STK'ler ve Birleşmiş Milletler için ayrılan fonların 2024'ten beri dramatik bir şekilde azalması ve bunun da ötesinde, normalde insani yardım çabalarını destekleyen Körfez ülkelerinin dikkatlerinin dağılmasıdır." ifadelerini kullandı. AB'nin İsrail'in eylemleri karşısındaki tutumunu "zayıf" ve "acınası" olarak tanımlayan Andrews, "AB, İsrail'e baskı uygulamak için kullanabileceği birçok araç varken, bunların hiçbirini kullanmamayı tercih etti." şeklinde konuştu. Andrews, bunlardan ilkinin Ortaklık Anlaşması'nı askıya almak olduğuna işaret ederek, Haziran 2025'teki AB Dışişleri Bakanları Toplantısında Ortaklık Anlaşması'nın bekasını "insan haklarına uyma" şartına bağlayan "İkinci Maddesi"nin İsrail tarafından zaten ihlal edildiğine karar verildiğini ancak bunun ardından hiçbir adım atılmadığını anımsattı. Bunun çok hayal kırıklığı yarattığının altını çizen Andrews, şunları kaydetti: "Lübnan meselesinden ayrı, idam cezasının uygulanması konusunda ne yapacağız? Batı Şeria'daki devam eden yerleşimci şiddeti konusunda ne yapacağız? Gazze'ye insani yardımın ve erişimin sürekli olarak yetersiz olması konusunda ne yapacağız? Tüm bunlar hakkında ne yapacağız? Gerçekten hiçbir şey yapılmıyor. Bu yüzden 'zayıf' ve bu yüzden 'acınası' diyorum." Andrews, özellikle AB'nin nadiren başvurduğu "blocking statute" (engelleme mevzuatı) mekanizmasının devreye alınmasını önerdiklerini dile getirdi. Bu düzenlemenin ABD'nin İsrail ile ilişkili faaliyetler nedeniyle şirketler üzerinde kurduğu baskıya karşı Avrupa şirketlerini koruyabileceğine dikkati çeken Andrews, ABD'deki boykot ve yaptırım yasalarının şirketleri zor durumda bıraktığını, bu nedenle AB'nin şirketlerin bu tür dış baskılara uymasını engelleyebileceğini vurguladı. Andrews, internet üzerinden ödeme alma ve gönderme altyapısı sağlayan finans teknolojisi (fintech) şirketi Stripe'ın Francesca Albanese'ye yönelik işlemleri engellemesini de örnek göstererek, şirketlerin ABD kaynaklı baskılar nedeniyle bu tür kararlar almak zorunda kaldığını ve bu tür uygulamaların "dış baskı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini anlattı. Barry Andrews ikinci olarak ise AB'nin İsrail ile arasındaki "veri yeterliliği" (data adequacy) anlaşmasına değinerek, AB’nin üçüncü ülkelerle veri paylaşımına izin vermesi için belirli insan hakları ve veri koruma standartlarının sağlanması gerektiğini hatırlattı. İsrail'in mevcut uygulamalarının bu kriterlerle artık örtüşmediğini belirten Andrews, özellikle STK'lere yönelik uygulamalar ve Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) yönelik yasakların, veri koruma ve mahremiyet standartları açısından sorun teşkil ettiğini söyledi. Andrews, bu nedenle AB'nin İsrail ile olan veri yeterliliği statüsünü gözden geçirmesi ve gerekirse geri çekmesi gerektiğini kaydetti. "En bariz adımları atmak mümkün değil, bu yüzden Avrupa politikasını daha küçük ama etkili yollarla etkilemeye çalışıyoruz." diyen Andrews, Gazze'de ateşkesin ardından Avrupa'nın odağının İsrail'in eylemlerinden uzaklaştığına işaret etti. Andrews, "Örneğin, Aralık 2025'ten bu yana AP'de Gazze hakkında bir tartışma yapılmadı. Bu da İran'a yönelik Amerikan-İsrail saldırılarından önce bile tamamen gündemden düştüğünü gösteriyor. Şimdi gündemde daha da gerilere düştü. Tabii ki bu yüzden Lübnan da tamamen göz ardı ediliyor. Bu oldukça üzücü bir durum." diye konuştu. Avrupa'nın ABD ve İsrail politikalarına karşı yeterince güçlü bir duruş sergilememesinin ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurduğuna dikkati çeken Andrews, Avrupa'nın daha erken ve kararlı bir tepki vermesi halinde mevcut sorunların daha sınırlı kalabileceğinin altını çizdi. Andrews, "Avrupa'nın kendi çıkarları açısından bakıldığında bile, ABD baskısına ve İsrail’in uyguladığı şiddete karşı daha güçlü bir tutum alsaydık, bugün enflasyon, artan enerji maliyetleri ve düzensiz göç gibi sorunların bedelini bu ölçüde ödemezdik." ifadelerini kullandı. Avrupa'nın Orta Doğu'daki gelişmelere karşı yeterince tepki vermemesinin, bugün karşı karşıya kaldığı ekonomik zorlukları derinleştirdiğini anlatan Andrews, "Orta Doğu'da ABD ve İsrail saldırganlığına ve şiddete karşı kendi eylemsizliğimizin, kendi yetersizliğimizin bedelini ödüyoruz." şeklinde konuştu. (Kaynak: AA)