Aşırı sıcakların yol açtığı üretkenlik kaybı Avrupa ekonomilerini zorluyor
Avrupa'da etkisini artıran yüksek sıcaklıklar nedeniyle çalışma koşullarında uygulanan esneklik ve kısıtlamalar, halihazırda ekonomik yavaşlama sinyalleri veren
Avrupa'da etkisini artıran yüksek sıcaklıklar nedeniyle çalışma koşullarında uygulanan esneklik ve kısıtlamalar, halihazırda ekonomik yavaşlama sinyalleri veren bölgede ekonomik faaliyetleri daha da zayıflatarak durgunluk riskine yönelik endişeleri artırdı.
Avrupa genelinde etkisini sürdüren sıcak hava dalgası hayatı zorlaştırmaya devam ediyor. Aşırı sıcakların yol açtığı olumsuzluklar birçok sektörde kendini hissettiriyor.
İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan ve Fransa ile İngiltere, Polonya, Hollanda, Belçika ve Almanya'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülkede hava sıcaklıkları 40 dereceye yaklaştı.
Aynı zamanda Avrupa genelinde birçok şehirde tüm zamanların haziran ayı sıcaklık rekorları kırıldı. Aşırı sıcaklar nedeniyle bazı bölgelerde açık hava etkinlikleri iptal edildi, okullar geçici olarak kapatıldı.
Sağlık otoriteleri yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalar için peş peşe uyarılar yayımlarken, hastanelerin acil servislerine sıcak çarpması ve sıvı kaybına bağlı başvurular arttı.
Bölge genelinde aşırı sıcaklara karşı artan enerji talebi elektrik altyapısında arızalanmaları beraberinde getirdi. Fransa'da transformatör arızası nedeniyle binlerce hane elektriksiz kalırken, İtalya'da da yerel elektrik kesintileri meydana geldi.
Artan soğutma talebinin enerji altyapısı üzerindeki baskıyı artırmasıyla elektrik fiyatları yükselirken, enerji maliyetlerinin çoğunlukla kış aylarında arttığı Avrupa'da bu yıl yaz aylarında da maliyetler belirgin şekilde yükseldi.
Avrupa'yı etkisi altına alan aşırı sıcak hava dalgası, birçok ülkede çalışma hayatını da doğrudan etkiledi. Özellikle Güney Avrupa'da artan sıcaklıklar nedeniyle çalışanların sağlığını korumaya yönelik yeni tedbirler uygulanmaya başlandı.
İtalya, aşırı sıcaklara karşı en kapsamlı önlemleri alan ülkeler arasında yer aldı. Özellikle inşaat, tarım ve diğer açık hava sektörlerinde faaliyet gösteren çalışanlar için çalışma saatleri azaltılırken, bazı bölgelerde günün en sıcak saatlerinde çalışmalar tamamen durduruldu. Hükümet, uygulama nedeniyle oluşabilecek ücret kayıplarını telafi edecek destek mekanizmalarını da devreye aldı.
İspanya'da ise aşırı sıcaklık uyarılarının verildiği dönemlerde işverenlerin çalışma düzenini değiştirmesi zorunlu tutuluyor. Kırmızı veya turuncu sıcaklık alarmı verilen günlerde açık havada çalışanların mesaileri sabah erken saatlere çekiliyor ya da çalışmalar geçici olarak askıya alınıyor.
Polonya'da da belirli sıcaklık eşiklerinin aşılması halinde işverenler çalışma saatlerini kısaltabiliyor, çalışanlara ilave mola vermek, su temin etmek veya gerekli görülmesi halinde çalışmayı durdurmakla yükümlü bulunuyor.
Öte yandan Fransa, Almanya, Belçika ve Portekiz'de ülke genelinde zorunlu çalışma saati kısıtlaması uygulanmasa da işverenlerin aşırı sıcak hava koşullarında çalışma düzenini yeniden planlaması, ek dinlenme molaları vermesi, yeterli su ve serinleme imkanı sağlaması gibi önlemler alması zorunlu tutuluyor.
Söz konusu gelişmeler, halihazırda ekonomik yavaşlama sinyalleri veren Avrupa ekonomisinin, aşırı sıcaklar nedeniyle çalışma saatleri ve çalışma koşullarında alınan ilave tedbirlerden nasıl etkileneceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Avrupa'daki sıcaklar doğal olarak birkaç noktayı etkiler nitelikte ki bunun en önemli etkisini çok yüksek sıcaklıklar nedeniyle çalışma saatlerinin azalması olarak söyleyebiliriz. Bu resmi olmasa bile gayriresmi çalışma saatleri azalıyor veya verimlilik düşüyor. Bunu tarım sektöründe görüyoruz, inşaat sektöründe görüyoruz, lojistik sektörlerinde görüyoruz ve fabrikalardaki etkileri bazında görüyoruz." dedi.
Son dönemde çok ciddi sıcak hava dalgalarına maruz kalındığını vurgulayan Ergezen, hava olayı El Nino'nun artık fiili olarak resmen başladığını, bunun etkilerinin de tüm dünyada iklim koşullarındaki belirgin değişimlerle gözler önüne serildiğini kaydetti.
Ergezen, bu etkilerin bazı bölgelerdeki yağışlarda azalış ve artış olarak kendini gösterdiğini ifade ederek, yer yer daha kurak ve sıcak havaların yaşandığını dile getirdi.
Avrupa'da El Nino etkisinin yüksek sıcaklık olarak görüldüğünü belirten Ergezen, "Bu Türkiye'ye kadar da geliyor. Hatta Türkiye'de bu sene içerisinde seller de oldu. Böyle beklenmedik doğa olaylarını da daha fazla göreceğimiz bir dönemdeyiz. Bu 2027'nin ilk çeyreğine kadar yani şubat mart aylarına kadar devam edecek gibi gözüküyor. O yüzden de herkesin temkinli olmasında fayda var." diye konuştu.
Ergezen, Avrupa'da yüksek sıcaklıkların ekonomide üretkenlik kaybına yol açtığının altını çizdi.
Özellikle enerji maliyetlerinde artışın daha çok kış aylarında yükseldiği bölgede, bu kez yüksek sıcaklıklar nedeniyle mayıs ayında görüldüğünü kaydeden Ergezen, şöyle devam etti:
"Klima ve elektrik talebi bu anlamda önemliydi. Hidroelektrik santrallerinin de üretiminin düştüğünü söylememiz mümkün. Dolayısıyla burada daha fazla talep oluştu. Daha fazla yük biniyor. Bunun da maliyetleri artırdığını söyleyebiliriz. Bu iki ana kalem tüm Avrupa'da etkili oldu. Son olarak belki turizm tarafına da bir miktar parantezi açmak lazım. Sıcak havalar özellikle turizm sektörünü de bazı noktalarda olumlu bazı noktalarda olumsuz etkiliyor. Bu yüksek sıcaklıklar nedeniyle sokakta dolaşan insan sayısının azaldığını söylememiz mümkün."
Ergezen, bütün bunlara nazaran genel anlamda bir ekonomik durgunluk olacağını söylemenin zor olduğunu vurguladı.
Ancak hava olaylarındaki aşırılıkların ekonomik büyüme tarafında olumsuz bir etki yarattığını ifade eden Ergezen, "(Avrupa ekonomisinde olumsuz etkiler) Burası gerçek. Bunun daha uzun süre devam etmesi durumunda ekonomi üzerindeki baskı çok daha fazla artacaktır ama bunun bir durgunluk seviyesine götürecek nitelikte olduğunu şimdilik söylemek zor." diye konuştu.
Ergezen, bazı sektörlerin güçlü, bazı sektörlerin ise zayıf şekilde devam ettiğini dile getirerek, genel anlamda ekonomilerde bir miktar baskı ve maliyetler tarafında bir nebze artış oluşturduğunu, bu durumların enflasyonda olumsuz etkileri gündeme taşıdığını söyledi.
Tarımsal üretim, meyve sebze fiyatları ve enerji talebindeki artışın enflasyon tarafında olumsuz etkilerini gün yüzüne çıkardığını bildiren Ergezen, "Avrupa Merkez Bankası faiz artırmıştı. Bu daha da faiz artırabilir ihtimallerini de sorularını da ve endişelerini de beraberinde getiriyor. Dolayısıyla bunun da ekonomik büyüme üzerinde baskı yapması oldukça muhtemel." dedi.
Zafer Ergezen, Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden Almanya'da üretimindeki zayıflığın sürdüğüne dikkati çekti.
Ülkede imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin uzun süredir baskı altında kaldığını aktaran Ergezen, buna özellikle ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle petrol ve doğal gaz tedarikinde yaşanan ciddi sıkıntıların maliyetleri artırıcı etkilerinin de dahil edilebileceğini belirtti.
Ergezen, aşırı sıcakların tek başına Avrupa ekonomisinin resesyona sokacak kadar güçlü bir faktör olmadığını ancak Avrupa'nın zaten zayıf sanayi ve kırılgan bir tüketici güveniyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Bütün bunların üzerine bir de üretkenlik kaybı, enerji maliyetlerinde artış ve özellikle gıda tarafındaki yüksek sıcaklıklar nedeniyle oluşabilecek maliyet enflasyonunun ekonomideki yavaşlamayı hızlandırabileceğini kaydeden Ergezen, "Buradaki kritik soru bu sıcak havalar ne kadar devam edecek, ne kadar uzun sürerse Avrupa ekonomisi üzerinde o kadar olumsuz etkisi olacaktır." diye konuştu.
(Kaynak: AA)