Bakan Çiftçi'den fon soruşturması açıklaması. "Devletimiz hiçbir zaman vatandaşını mağdur etmedi"
11.10.2026 00:15 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi Çiftçi, bazı temaslar kapsamında geldiği memleketi Konya'da, Kontv canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda
11.10.2026 00:15
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi
Çiftçi, bazı temaslar kapsamında geldiği memleketi Konya'da, Kontv canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
Terörsüz Türkiye sürecine değinen Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak, Terörsüz Türkiye sürecinin akamete uğramaması için süreci son derece hassasiyetle, titizlikle takip ediyoruz. Burada bir pazarlık yok. Terör örgütüne karşı verilmiş bir taviz de yok. Burada devletimizin, Cumhurbaşkanımızın iradesi var. Ülkemiz inşallah 50 yıllık terör belasının üstesinden gelmiş olacak. Çünkü bunun için çok şehit verdik. Sürecin en büyük başarısı, iki senedir hamdolsun hiçbir şehit haberi yok. Anneler ağlamıyor, eşler dul kalmıyor, çocuklar yetim kalmıyor." ifadelerini kullandı.
“DEVLETİMİZ HİÇBİR ZAMAN VATANDAŞINI MAĞDUR ETMEDİ”
Çiftçi, fon soruşturmasıyla ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesini ortaya koyarak "Haksız kazanç elde eden kişilerin hesabını ilk önce Türk mahkemelerinde, sonra da Mahkeme-i Kübra'da vereceklerini" açık ve kesin bir dille ifade ettiğini hatırlatarak şöyle konuştu:
"Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında bir fon kurulu da oluşturuldu. Fon kurulu çalışmalarına devam ediyor. Burada şunu ifade etmek lazım, devletin hazinesinden, bütçeden kesinlikle bu konuyla ilgili herhangi bir para ödenmeyecek.' Haksız kazanç sağlayanlardan elde edilen paralarla, oradan gelir elde etmiş kişilerden alınmış fonla mağdur olan kişilerin paraları ödenmiş olacak. Fon mağduriyeti dediğimiz hususta fon piyasalarının tamamını ilgilendiren bir alan değil. Yüzde 5'lik sınırlı bir alanla ilgilendiriyor ve önümüzdeki günlerde somut adımlar da atılacak. Bununla ilgili bir yasal düzenleme hazırlığı olduğunu da biliyorum. Devletimiz hiçbir zaman vatandaşını mağdur etmedi. Bundan sonra da etmeyecek."
“YURT DIŞINA KAÇMAKLA ELİMİZDEN KURTULACAKLARINI SANMASINLAR”
Çiftçi, sokak çeteleri, yeni nesil suç örgütleri ve uyuşturucuyla mücadelenin de kararlılıkla sürdüğünü dile getirdi.
Bu örgütlenmeleri tamamen yok etmek ve faaliyet alanlarını daraltmak için kararlı bir mücadele başlattıklarını aktaran Çiftçi şunları kaydetti:
"Eylül sonu itibarıyla, yeni nesil suç örgütlerine yönelik 625 suç örgütüne 1741 operasyon yaptık. 8 bin 170 kişinin tutuklanmasını ve cezaevine gönderilmesini sağladık. Yeni nesil suç örgütleri sadece Türkiye'de faaliyet göstermiyor. Bunlar başları sıkıştığında hemen yurt dışına kaçıyorlar. Geçtiğimiz aylarda Bulgaristan'a bununla ilgili bir ziyaret düzenledim. Daha sonra Gürcistan'a gittim, Gürcistan İçişleri Bakanlığıyla görüştüm. Perşembe günü Yunanistan'daydım. Yurt dışına kaçmakla elimizden kurtulacaklarını sanmasınlar. Dünyanın hangi ülkesine kaçarlarsa kaçsınlar, nereye saklanırsa saklansınlar, hangi deliğe girerlerse girsinler, devletimizin kudret eli onları mutlaka kaçtıkları yerde bulacak, Türkiye'ye getirecek, adalete teslim edecek ve yaptıklarının hesabını Türk yargısı önünde verecekler."
Bu kapsamda ilerleyen günlerde Almanya ve İtalya'ya da ziyaretler yapmayı düşündüğünü anlatan Çiftçi, "Bu yılın ilk 9 ayında, 736 kişinin yurt dışından iadesini sağladık. Hepsini tek tek tek tek yakalayıp Türkiye'ye getireceğiz." dedi.
Yeni nesil suç örgütlerinin uyuşturucu ticareti, kaçakçılık, düzensiz göçmen, dolandırıcılık ve asayiş suçları gibi birçok alanda suç işlediklerini belirten Çiftçi, "Bunların finans kaynaklarından birisi de uyuşturucu ticaretiyle kendi varlıklarını devam ettirmek. Uyuşturucu sadece şu anda Türkiye'nin değil, bütün dünyanın problemi." diye konuştu.
Çiftçi, bu yıl uyuşturucuyla mücadele konusunda düzenlenen 42 bin 377 operasyonda 35 bin 819 kişinin tutuklandığına dikkati çekerek Türkiye'de cezaevlerinde 432 bin kişi bulunduğunu, bunların yüzde 36'sını uyuşturucu suçundan hüküm giyenler veya tutuklananlar oluşturduğunu söyledi.
Operasyonlar sonucunda 39 ton uyuşturucu madde, yaklaşık 104 milyon sentetik uyuşturucu ele geçirildiğine işaret eden Çiftçi, 20,8 milyon kök Hint keneviri ele geçirildiğini bildirdi.
"HEPİMİZİN YÜREĞİ YANDI"
Çiftçi, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Manisa ve İstanbul'da okullarda yaşanan saldırıları hatırlatarak, şöyle devam etti:
"Bu milletimiz nezdinde de büyük bir infiale sebebiyet verdi. Hepimizin yüreği yandı işin doğrusu. Çünkü millet olarak ilk defa bu tür hadiselerle yüzleşiyoruz. Daha önceden bunu Amerika'da, Batı ülkelerinde duymuştuk ama Türkiye'de hiç bu tür olaylar yaşanmamıştı. Zaten Milli Eğitim Bakanlığımız bu işin içerisinde. Onun dışında eğer çocuğun bir rahatsızlığı varsa, tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlığı varsa Sağlık Bakanlığımız da bu işin içerisinde olsun. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız bu işin içerisinde olsun. Yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, yani bütün bakanlıklar bir araya geldik ve geniş katılımlı bir protokol imzaladık. Aslında orada amacımız bir sistem kurmaktı. Herhangi bir sızıntı olması durumunda bunu okul idaresi, kolluk, sağlık teşkilatı hemen müdahil olsun. Olaya müdahil edelim. Alınması gereken tedbirleri zamanında alalım, bu tür üzücü hadiseler yaşamayalım diye. Bu önümüzdeki günlerde inşallah etkisini gösterecek. Yani çünkü çok geniş düzenlemeler yaptık."
Ailelere de çağrıda bulunan Çiftçi, "Şimdi soruyorum sizlere, halkımıza soruyorum. Bu çocuk, bu silahı, babasının silahını kolaylıkla alabiliyor, çantasına koyup okula getirebiliyor? Yani burada babanın silahına sahip çıkacak olan da herhalde devlet değildir, polis değildir. Burada ailelerimize düşen bir görev de yok mu? Elbette var. Yani silahlarını, çocuklarının ulaşamayacakları yere koyacaklar. Ya kilitli bir dolaba koyacaklar veya yüksek bir yere koyacaklar. Çocuklar bunu kolaylıkla getiremesin diye. Silaha sahip çıkmak, çocukları kontrol etmek biraz da ailelerin görevi olsa gerek." ifadelerini kullandı.
Bakanlık olarak çocukların huzur içerisinde okula gitmeleri, eğitim görmeleri, okuldan çıktıktan sonra da güven içinde evlerine dönebilmeleri konusunda gereken tedbirleri aldıklarını anlatan Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçenki okul saldırısına dönecek olursak orada 10. sınıfta okuyan çocuk kendi okul formasının üzerine siyah bir tişört giyiyor. Sebebi de gideceği, saldırıda bulunacağı okulun öğrencileri de siyah forma kullanıyor. Şimdi şöyle düşünelim. Biz buraya bahçe kapısına 2-3 polis versek, orada çocukları okula girişlerini kontrol etseler. 1000 öğrenci var. O çocuğun acaba o okulda mı yoksa başka bir yerden geldiğini bilebilirler mi? 1000 çocuğun içerisinde nasıl tespit edecekler? Burada okula düşen görevler var. Zaten Milli Eğitim Bakanlığımız gerekli tedbirleri alıyor. Ailelerimiz üzerine düşeni yaparsa, belediyelerimiz, diğer sivil toplum kuruluşları, devletin diğer kurumları aynen narkotik suçlarda olduğu gibi üzerine düşenini yaparsa bence sokaklarımız, okullarımız daha güvenli hale gelecek. Çünkü bir çocuktaki değişikliği en önce annesi fark eder. Eve geldiği zaman çocuğun hal ve hareketlerinden yani herhangi bir rahatsızlığı var mı? Hastalığı var mı? Çocuk normal davranışlar sergiliyor mu? Anne bunu bilir. Buna benzer Şefkat Kalkanı diye bir projemiz var. İnşallah önümüzdeki günlerde bu projemizi de yürürlüğe koyacağız."
"SURİYELİLERİN SAYISI ŞU ANDA ÜLKEMİZDE 2,2 MİLYONA DÜŞTÜ"
Çiftçi, düzensiz göçmenlerle ilgili, düzenli göçün yönetilmesi ile ilgili çalışmaların devam ettiğini belirterek, göç politikasının insani, vicdani ve hukuki olmak üzere üç temel ilkeye dayandığını söyledi.
2021'de Türkiye'de sayısı 3,7 milyon Suriyeli olduğunu hatırlatan Çiftçi, "Bugün itibarıyla Suriyelilerin sayısı şu anda ülkemizde 2,2 milyona düşmüş durumda. 8 Aralık Suriye'deki rejim değişikliğinden sonra yeni yönetimin iş başına gelmesinden sonra ülkemizden Suriye'ye güvenli gönüllü ve onurlu dönüşlerin sayısı 755 bini buldu. 2016'dan bugüne kadar 1,5 milyon Suriyeli memleketlerine geri döndü. Biz bir yandan düzenli göçü yönetmeye çalışırken düzensiz göçle mücadele ederken bir yandan da ülkemizdeki Suriyelilerin veya diğer ülkelerden gelenlerin gönüllü geri dönüşlerini de teşvik ediyoruz." dedi.
(Kaynak: NTV)