Bakan Kacır ve Bakan Ersoy "Bir Sofrada Miras" programına katıldı
Sözlerine, Anadolu’nun köklü mirasını geleceğe taşımaya yönelik başlattıkları "Anadoludakiler" projesini himaye eden Emine Erdoğan'a teşekkür ederek başlayan Ka
Sözlerine, Anadolu’nun köklü mirasını geleceğe taşımaya yönelik başlattıkları "Anadoludakiler" projesini himaye eden Emine Erdoğan'a teşekkür ederek başlayan Kacır, "Bir Sofrada Miras temasıyla, Anadolu’nun toprağını, emeğini, üretim kültürünü, mutfak hafızasını ve medeniyet birikimini sizlerle buluşturmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz." diye konuştu.
Tarih boyunca insanlığın yaşamın anlamını aradığını belirten Kacır, bu arayışın medeniyet kadar yemek kültürünü de doğrudan etkilediğini ifade ederek şunları söyledi:
"İnsanlık, tarih boyunca yaşadığı hayatın manasına ulaşmaya çalıştı. Bir taşı yontarken estetiği, sesi ritme dönüştürürken sanatı, toprağı işlerken bereketi keşfetti. Daha rafine, daha estetik, insan ruhu ile uyumlu bir medeniyet arayışı her alanı olduğu gibi yemek kültürünü de doğrudan etkiledi."
Anadolu’nun kadim medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu vurgulayan Kacır, "Bereketin, emeğin ve üretim kültürünün yurdu Anadolu, bu niteliğiyle, tarihi tatların, kokuların, sofra geleneklerinin ve lezzet hafızasının kesiştiği müstesna bir coğrafyadır." değerlendirmesinde bulundu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, konuşmasında, bugünün dünya gastronomisinin yerel üretim, sürdürülebilir mutfak, doğal fermantasyon ve mevsimsellik gibi kavramları yeni başlıklar olarak ele aldığına dikkati çekti.
Bu anlamda Anadolu kültürünün sofraya yansıyan birikiminin çağın ötesinde bir anlayışı temsil ettiğine vurgu yapan Kacır, şunları kaydetti:
"Bereketi israf etmeden kullanan, emeği sofraya değer olarak taşıyan ve paylaşmayı bir medeniyet dili haline getiren Anadolu mutfağı, dünyanın bugün yeniden keşfettiği çevreci mutfak anlayışının en köklü örneklerinden biridir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sürdürdüğümüz Yerel Kalkınma Hamlesi ile kültürümüzün sofraya yansımasını daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlıyız."
Mehmet Fatih Kacır, Anadolu’nun kendine özgü üretim bilgisi, yerel lezzetleri, geleneksel yöntemleri ve kuşaktan kuşağa aktarılan zengin mutfak mirasıyla her bölgesini yansıtan 1847 coğrafi işaretli ve geleneksel ürüne ev sahipliği yaptığını ifade etti.
Avrupa Birliği nezdinde tescilli 46 coğrafi işaretli ürünle, Anadolu’nun lezzet hafızasını küresel ölçekte güçlü biçimde temsil edildiğini vurgulayan Kacır, bu mirasın korunması ve tanıtılması için verilen destekler hakkında şunları söyledi:
"Kalkınma ajanslarımız ve bölge kalkınma idarelerimiz eliyle, bugüne kadar mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1,4 milyar lira destek sağladık. Saygıdeğer Hanımefendi'nin öncülüğü ve himayelerinde yürüttüğümüz Anadoludakiler projemizle de yerel üreticimizin emeğini görünür kılmak, Anadolu’nun özgün değerlerini markalaştırmak ve kadim birikimimizi yeni nesillere bir kalkınma hikayesi olarak aktarmak üzere adım attık."
Projelerin, Anadolu’nun toprağındaki saklı bereketi, üretim bilgisini ve kuşaktan kuşağa aktarılan maharetleri görünür kılmayı amaçladığını söyleyen Kacır, bu kapsamda, yerel ürünleri, geleneksel üretim yöntemlerini, zanaatları ve mutfak mirasını bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını ifade etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, proje kapsamında ülke çapında düzenledikleri "Anadoludakiler" pazarları ile yerel ürünleri, geleneksel becerileri ve mutfak mirasını daha geniş kitlelere ulaştırıldıklarını belirterek şunları kaydetti:
"Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu döneminde New York Türk Evi’nde gerçekleştirdiğimiz sergiyle, Anadolu’nun binlerce yıllık zanaatını, dokumasını, el emeğini ve kültürel hazinelerini dünya sahnesine taşıdık. '81 İl 81 Ürün Programı'yla şehirlerimizin kendine has lezzetlerini, zanaatını ve üretim birikimini geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Hafızamıza ve geleceğimize değerli katkılar sunan 'Anadoludakiler' belgeseliyle Anadolu’nun dört bir yanındaki zanaatkârlarımızın ve üreticilerimizin kutlu emeğini, alın terini ekranlara taşıyoruz. 'Anadoludakiler Nişanı' akreditasyon programımızla yöresel özgünlüğünü koruyan, geleneksel üretim bilgisini yaşatan, kalite, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği ölçütlerini karşılayan ürünleri pazara sunacağız."
"Bir Sofrada Miras" temasıyla düzenlenen programa ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kacır, etkinlik alanında yer alan Rumeli, Şark, Karadeniz, Yörük, Bereketli Hilal, Sıfır Atık ile Kardeşlik ve Birlik sofralarıya Anadolu'nun büyük mirasının farklı renklerini bir araya getirdiklerini vurguladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, "Her bir sofra, Anadolu’nun farklı coğrafyalarında şekillenen üretim kültürünü, misafirperverlik anlayışını ve asırlardır kuşaktan kuşağa aktarılan lezzet hafızasını temsil ediyor. Aynı zamanda 1000 yıllık bir arada yaşama irademizi, ortak mazimizi ve aynı sofrada buluşma kültürümüzü güçlü biçimde yansıtıyor." dedi.
Kacır, "Anadoludakiler" projesinin, toprağın bereketini üreticinin emeğiyle, kadim üretim bilgisini çağın imkanlarıyla ve kültürel mirası güçlü bir markalaşma vizyonuyla buluşturan bir kalkınma yolculuğu olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
"Bu yolculuğu milletimiz ile el ele yürüyecek, toprağımızın binlerce yıllık hikayesine, gönül coğrafyamızın yankılanan sesine kulak vermeye devam edeceğiz. Attığımız her adımda ortak hafızamızı tazeleyecek, geçmişin izlerini bugünün renkleriyle bir araya getirmeyi sürdüreceğiz. Kültürlerin iç içe geçtiği, dillerin ve inançların büyük bir ahenkle buluştuğu coğrafyamızın saklı hazinelerini gün yüzüne çıkarmaya, korumaya ve gelecek nesillere güçlü bir miras olarak aktarmaya devam edeceğiz. Anadolu’nun bereketini, emeğini ve kadim üretim bilgisini üretime, istihdama ve ihracata dönüştüreceğiz. Zenginliği, çok kültürlü yapısı ve asırlara dayanan birikimiyle Türk mutfağı, bu vizyonun en kıymetli unsurlarından biri olarak ülkemizin tanıtımına ve dünyayla kurduğu bağlara değer katmaya devam edecek."
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, sözlerini 5’inci Türk Mutfağı Haftası’nın ülkeye, kültür ve gastronomi dünyasına, yerli ve yabancı ziyaretçilere hayırlı olmasını temenni ederek tamamladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın yer aldığı programda konuşan Ersoy, programın bu yılki temasına değinerek, "Bu tema, Türk mutfağını yalnızca yemeklerden oluşan bir seçki olarak değil, göçlerle, ticaret yollarıyla, üretim kültürüyle, imece ruhuyla, aile gelenekleriyle ve kuşaklar boyunca aktarılan bilgiyle şekillenmiş yaşayan bir kültürel miras olarak ele almaktadır." diye konuştu.
Ersoy, Anadolu'nun farklı bölgelerinde somutlaşan zengin gastronomi uygulamalarıyla bu mirasın güçlü biçimde yaşatıldığını belirterek, "Örneğin tören keşkeği imece kültürünü, Anadolu'nun bölge bölge çeşitlenen hamur işleri tarih boyunca süregelen kültürel etkileşimin izlerini yansıtır. Helva çeşitleri ise yalnızca bir tatlı olmanın ötesinde doğum, vefat ve toplumsal buluşmalarda özel yeri olan bir örfün, bir göreneğin ifadesidir." görüşünü dile getirdi.
Türk mutfağının gelenek, sağlık ve atıksızlık olmak üzere üç temel değer üzerinde yükseldiğine dikkati çeken Bakan Ersoy, şöyle devam etti:
"Yerel ve mevsimsel ürün kullanımı, ürünün tamamını değerlendiren mutfak anlayışı ve de kurutma, fermente etme, saklama ve yeniden değerlendirme gibi asırlardır uygulanan yöntemler, bugün dünyanın konuştuğu sürdürülebilir gastronomi yaklaşımının Anadolu'daki kadim karşılıklarını oluşturmaktadır. Her biri milletimizin binlerce yıllık birikiminin, köklü geleneklerimizin ve kültürel hafızamızın taşıyıcısı olan nice lezzet, yöntem ve uygulamayı buluşturan Türk sofrasının kendine özgü adabı ve değerleri de başlı başına bir kültürel mirastır. Sofrada büyüklerin gözetilmesi, ekmeğe duyulan saygı, misafirin başköşeye alınması gibi davranış biçimleri kültürel değerlerin gündelik yaşamdaki yansımalarıdır."
Ersoy, Türkiye'nin her bölgesinin coğrafi koşulları, yerel ürünleri ve tarihsel birikimi doğrultusunda kendine özgü bir sofra kültürü oluşturduğuna işaret ederek, bu kültürel mirasın korunmasının yalnızca yemek kültürünü değil, toplumsal hafızayı, örf ve adetleri, dayanışma anlayışını ve birlikte yaşama kültürünü de gelecek kuşaklara aktarmak anlamına geldiğini ifade etti.
Gastronominin deneyim odaklı turizm anlayışı içinde destinasyon tercihlerini etkileyen en önemli unsurlardan biri haline geldiğini vurgulayan Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile birlikte gastronomiyi küresel destinasyon markasının temel unsurlarından biri olarak konumlandırdıklarını ve bu alanda yoğun çalışmalar yürüttüklerini anlattı.
Ersoy, Bakanlık olarak ayrıca Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Emine Erdoğan'ın destekleriyle yaklaşık 220 tarif içeren "Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı" adlı eseri 2021'de yayınladıklarını aktararak, "Bugüne kadar Türkçe olarak sekizinci, İngilizce olarak yedinci baskısını yaptığımız bu prestij kitabımızın İtalyanca, Sırpça, Arapça, Farsça, Ukraynaca, Arnavutça, Hırvatça ve Macarca olmak üzere 8 dilde ve ayrıca Özbek Türkçesiyle yayımını da gerçekleştirdik. Almanca olarak şu anda baskı aşamasındayız. Çince ve Kazak Türkçesi ile de inşallah yayına hazırlayacağız." ifadelerini kullandı.
Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında da "Lezzet Durakları" uygulamasını hayata geçirdiklerinden bahseden Bakan Ersoy, şunları kaydetti:
"Ziyaretçiler festivalde sokak lezzetlerinden coğrafi işaretli ürünlere, yerel üreticilerden geleneksel mutfak ustalarına uzanan bütüncül bir gastronomi rotası üzerinde şehirlerimizin ve ülkemizin mutfak kültürünü doğrudan deneyimleyebilmektedir. Şeflerimiz, gastronomi profesyonellerimiz, akademisyenlerimiz ve sektör temsilcilerimizden oluşan danışma kurullarımızın belirlediği Lezzet Durakları, gastronomiyi yalnızca bir tüketim alanı olmaktan çıkararak, kültürel etkileşim ve destinasyon deneyimi sunan bir yapıya dönüştürüyor ve şehrin sokaklarını, esnafını, restoranlarını ve yerel ekonomisini de doğrudan hareketlendiriyor."
Ersoy, Bakanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanter Sistemi'nde "Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller" başlığı altında 87 yaşayan miras unsurunu kayıt altına aldığını aktararak, Mesir Macunu Festivali ile iftar geleneklerinin de arasında bulunduğu 7 mutfak kültürü unsurunun UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne kaydedildiği bilgisini verdi.
Bu yıl ayrıca "Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller" aday dosyasının da UNESCO'ya sunulduğunu dile getiren Ersoy, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türkiye, sahip olduğu eşsiz coğrafi çeşitlilik, dört mevsime yayılan tarımsal üretim kapasitesi, yerel ürün zenginliği, coğrafi işaretli değerleri, bölgesel mutfak kimlikleri ve binlerce yıllık mutfak geleneğiyle gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahiptir. Gaziantep'in UNESCO Gastronomi Şehri olarak uluslararası ölçekte elde ettiği başarı, İstanbul, İzmir ve Bodrum gibi destinasyonlarımızın küresel gastronomi rehberlerinde öne çıkması, Antep baklavasından Aydın incirine, Milas zeytinyağından Giresun fındığına Avrupa Birliği nezdinde tescillenmiş 46 coğrafi işaretli ürünümüzün bulunması Türk mutfağının uluslararası kabul görmüş kalite, özgünlük ve kültürel derinliğini ortaya koymaktadır."
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, GoTürkiye platformu üzerinden yürütülen küresel tanıtım çalışmaları kapsamında "Lezzet Rotaları", "Zeytin Ağacı Rotası", "Anadolu'nun Bağları", "Türk Mutfağı" ve "Seçkin Lezzet Alışverişi" gibi tematik içeriklerle ziyaretçilerin Türkiye'yi bir gastronomi keşif rotası olarak deneyimlemeye davet edildiğini belirtti.
Yaklaşık 200 ülkede Türkiye'nin gastronomi değerlerinin tanıtıldığını söyleyen Ersoy, "Bakanlığımızın stratejik vizyonu doğrultusunda, TGA tarafından yürütülen iletişim ve tanıtım çalışmaları yalnızca dijital platformlarla sınırlı da değildir. Uluslararası medya işbirlikleri, global şeflerin ve gastronomi kanaat önderlerinin ülkemizde ağırlanması, uluslararası gastronomi etkinliklerine katılım, workshoplar, içerik üretimleri, destinasyon kampanyaları ve gerek akademik gerekse sektörel iş birlikleri aracılığıyla Türk mutfağının küresel görünürlüğü her geçen yıl daha da güçlenmektedir." diye konuştu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
(Kaynak: AA)