⚡ Ajans Online
SİYASET

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: Her şey insanın refahı, her şey insanın mutluluğu için olmalı

Bakan Işıkhan, 22-24 Eylül tarihlerini kapsayan Çin ziyaretinde Şanghay şehrinde düzenlenen Dünya Beceriler Konferansı'na (World Skills 2026) katıldı. Konferans

📍 İstanbul
Bakan Işıkhan, 22-24 Eylül tarihlerini kapsayan Çin ziyaretinde Şanghay şehrinde düzenlenen Dünya Beceriler Konferansı'na (World Skills 2026) katıldı. Konferansta, "Dijital ve Akıllı Bir Gelecek için Yaşam Boyu Mesleki Beceri Eğitimi Sistemi Oluşturulması" teması altında bir konuşma yapan Işıkhan, farklı ülkelerden mevkidaşları ve uluslararası örgütlerin temsilcileriyle çalışma hayatı, istihdam ve beceri politikaları konularında görüş alışverişinde bulundu. Işıkhan, ziyarette Çinli mevkidaşı İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vang Şiaoping ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Türkiye-Çin Ortak Çalışma Komisyonu Birinci Toplantısı Protokolü ve 2026-2027 Eylem Planı imzalandı. Bakan Işıkhan, Çin'deki temaslarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu. Çin ziyaretinde Şanghay şehrinde düzenlenen Dünya Beceriler Konferansı'na katıldıklarını ifade eden Işıkhan, Türkiye'nin nisan ayında İstanbul'da düzenlenen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının (OECD) Beceriler Zirvesi'ne ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Işıkhan, OECD Beceriler Zirvesi'nin Çin'de etkinliğin temelini oluşturan temalar üzerine önemli bir tartışma zemini oluşturduğunu belirterek, becerilerin kuşaklar arası aktarımı, bireyin yaşam döngüsü içerisinde becerilerin nasıl aktarılacağı ve yaşam boyu öğrenme gibi önemli konu başlıklarının ele alındığını söyledi. Çinli mevkidaşı Vang ile önemli bir görüşme gerçekleştirdiklerini bildiren Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in ortak vizyonu doğrultusunda, çalışma ve sosyal güvenlik alanında ilişkilerin geliştirilmesi, iki ülke vatandaşlarının karşılıklı haklarının korunması konularını ele aldıklarını kaydetti. Işıkhan, Türkiye ile Çin arasında, iki ülke vatandaşlarının refahının sağlanması, başta sosyal güvenlik olmak üzere çalışma hayatındaki haklarının korunması için bir sosyal güvenlik anlaşması imzalanmasını hedeflediklerini vurguladı. Çin'in gittikçe büyüyen, teknolojide, yapay zekada ve diğer alanlarda güçlenen bir ülke olduğunu dile getiren Işıkhan, Türkiye olarak özellikle çalışma hayatı, istihdam, uluslararası iş gücü, sosyal güvenlik, iş sağlığı ve güvenliği gibi konularda karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşma fırsatı bulduklarını anlattı. Işıkhan, dünyanın hızlı bir değişim içinde olduğunu, dijital ve yeşil dönüşümün geleneksel istihdam üzerinde yeni baskılar yarattığı, robotik ve yapay zekadaki gelişmelerle birlikte yakın gelecekte çeşitli risklerin ortaya çıkabileceğine dikkati çekti. Bu bağlamda becerilerin ve günün gereklerine uygun becerilerin geliştirilmesinin önemine işaret eden Işıkhan, "Öncelikle çalışanlarımızın geleceğini garanti altına almak zorundayız. Bir yanda temel becerilerinin olması, diğer yanda dünyadaki iş gücü piyasalarının ihtiyaç duyduğu nitelikteki becerilerin kişiye kazandırılması çok önemli. Var olan becerileri bu dönüşümler sonrasında nasıl bir şekle sokacağınız, beceri geliştirme (upskilling) ve yeniden beceri kazandırma (reskilling) kavramları anlamlı hale geliyor." ifadelerini kullandı.​​​​​​​ Robotların çalışma hayatını dönüştüreceği zamanlarında çok uzak olmadığına vurgu yapan Işıkhan, "Biz beceri geliştirmenin öneminin altını çiziyoruz. Beceriniz olabilir ama beceriyi eğer çağın ve iş gücü piyasalarının ihtiyaç duyduğu noktaya getiremezseniz, dönüştüremezseniz risklerle karşılaşırsınız." değerlendirmesinde bulundu. Işıkhan, teknoloji ve insan emeği konusunda araç ve amaç dengesinin doğru kurulması gerektiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabii ki biz teknolojinin, yapay zekanın değişimlerinden faydalanmak durumundayız. Ama bu bizim için amaç olmamalı, araç olmalı. Yani robotlar geliyor, yaşamımızı kolaylaştırıyor ama tam tersi bir durumda çok farklı bir bilim kurgu hikayesiyle karşılaşabilir dünya. Bu çerçevede de aslında yine dönüp dolaşıyoruz insanın üretimi, emeğe verilen değer, bu değerin daha iyi bir noktaya taşınması ve sosyal güvenlik sistemlerinin devamının önemine geliyoruz. Elbette robotlar, insansı modeller hayatımıza girecek ama hiçbiri insanın yerini tutamayacaktır. Bu yüzden bu dönüşümü de insanın yararına, insanın refahına ve çalışma hayatındaki kalitenin artırılması noktasında gerçekleştirmek zorundayız. Araç ve amacı karıştırmadığımız takdirde bence yapay zekanın tüm nimetlerinden, tüm katkılarından fayda alabiliriz. Her şey insanın refahı, her şey insanın mutluluğu için olmalı, yani insan odaklı bir ekosistem kurmamız gerekiyor." (Kaynak: AA)