⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Cankurtaranlardan boğulma tehlikesine karşı uyarı

Antalya'nın Konyaaltı Sahili'nde cankurtaranlar, sıcak havalarda yoğunlaşan plajlarda denize girenlerin güvenliği için görev yapıyor. Kulelerinden denizi sürekl

📍 Antalya
Antalya'nın Konyaaltı Sahili'nde cankurtaranlar, sıcak havalarda yoğunlaşan plajlarda denize girenlerin güvenliği için görev yapıyor. Kulelerinden denizi sürekli kontrol eden cankurtaranlar, yüzme bilmeyenlerin açılmaması, çocukların denizde yalnız bırakılmaması, dalgalı havalarda suya girilmemesi ve boğulma tehlikesi yaşayan kişilere bilinçsizce müdahale edilmemesi gerektiği konusunda vatandaşları uyarıyor. Türkiye Sualtı Federasyonu yetkili cankurtaran eğitmeni ve Konyaaltı Sahili Cankurtaran Müdürü Ahmet Gül, AA muhabirine, yaklaşık 6 yıldır görev yaptığı sahilde özellikle hazırlıksız şekilde denize giren kişilerin çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Rüzgarlı havalarda ve akıntılı denizde daha dikkatli olunması gerektiğini belirten Gül, "Poyraz estiği zaman akıntıyla birlikte insanlar açığa doğru sürükleniyor, genelde ipin dışına çıkmaya çalışıyorlar. Lodos estiği zaman da çok dalga oluyor ve kişiler kıyı boğulmasıyla beraber mücadele ediyorlar. Yüzme bilmeyen çok insan var. Kolluk, simit ve benzeri gibi hazırlıksız, can yeleksiz şekilde yüzme bilmemelerine rağmen burada gelip vakit geçirmeye çalışıyorlar. Bunlar onlar için güvenli olmuyor." dedi. Gül, boğulma tehlikesi yaşayan kişinin dışarıdan her zaman kolay fark edilemeyebileceğine ve düzensiz çırpınma ve yüzme hareketlerindeki ani değişikliklerin tehlikeye işaret edebileceğine dikkati çekti. Ritmik şekilde yüzmeye devam eden kişinin yanlış yüzse dahi genellikle boğulma tehlikesi yaşamadığını vurgulayan Gül, boğulma sırasında kişinin önceliğinin nefes almak olduğunu, bu nedenle yardım istemek için seslenemeyebileceğini anlattı. Boğulma tehlikesi yaşayan kişiye bilinçsizce müdahale edilmesinin kurtarıcının da hayatını tehlikeye atabileceğini dile getiren Gül, ikinci bir kazazede oluşmaması gerektiğinin altını çizdi. Gül, kazazedeyi kurtarma yönteminin önemli olduğuna değinerek, "En büyük yanlış, birincisi önden kazazedeyi kurtarmaya çalışmak. Kazazedenin önüne doğru gittiğin zaman kazazede can havliyle kişiye sarılıp kurtarıcıyı bastırmaya çalışıyor ki kendini yukarıya doğru atsın. Üzerinde hiçbir ekipman olmadan, bu pet şişe bile olabilir, yanında kolluk bile olabilir, yatak bile olabilir, hiçbir yüzer materyalle gitmemesi kurtarıcının kendi hayatını riske atması demektir." diye konuştu. Kazazedeye müdahale edecek kişinin mutlaka araya yüzer bir materyal koyması gerektiğini ifade eden Gül, kurtarma konusunda eğitimli kişilerin müdahale etmesinin önemine işaret etti. Deniz, göl ve akarsularda yüzme sırasında kramp, yorgunluk veya ayağa yosun dolanması gibi durumların paniğe yol açabileceğine dikkati çeken Gül, böyle anlarda öncelikle solunum yollarının suyun üzerinde tutulması gerektiğini söyledi. Gül, bu durumlarda yapılması gerekenlere ilişkin şunları anlattı: "Kişi yardım için veya kulaç atacağı zaman ellerini yukarıya doğru kaldırdığında su bir süre sonra parmak uçlarını yukarıda tutacak, solunum yollarını aşağıda tutacaktır. Kramp girebilir, yorulabilirsin veya herhangi bir deniz canlısı, yosun ve benzeri bir şey ayağına dolandığında panik olduğun her andan itibaren başını gökyüzüne kaldırıp uzuvlarının hepsini suyun içinde tutmalısın ki solunum yolların yukarıda kalsın. Ondan sonra bağırabilir, yardım da isteyebilir." Gül, yüzme bilmeyenlerin güvenli şekilde yüzmeyi öğrenmeleri için kurslardan yararlanabileceğini belirterek, Gençlik ve Spor Bakanlığının "Yüzme Bilmeyen Kalmasın" projesi kapsamında çalışmalar yürüttüğünü, ailelerin çocuklarını yüzme okullarına gönderebileceğini, yetişkinlerin de bu tür faaliyetlere katılabileceğini söyledi. Konyaaltı Sahili'nde görev yapan cankurtaranlardan Ayşe Şahin Uluk da özellikle çocukların hareketli olmaları nedeniyle yakından takip edilmeleri gerektiğini belirtti. Uluk, çocukları kıyıdan uzaklaşmamaları konusunda düdük ve sesli uyarılarla yönlendirdiklerini anlatarak, sahilde bazı bölümlerin bir anda derinleşebildiğine ve yüzme bilen kişilerin de belirlenen alanların dışına çıkmaması gerektiğine dikkati çekti. Uluk, sahildeki bayrakların anlamlarının vatandaşlar tarafından bilinmesinin de önemli olduğunu ifade etti. Sarı-kırmızı bayrağın cankurtaranın görev başında olduğunu gösterdiğini aktaran Uluk, kırmızı bayrağın ise cankurtaran bulunmadığı anlamına geldiğini kaydetti. Göl ve akarsularda yüzmenin de farklı riskler taşıdığına değinen Uluk, tatlı suların kaldırma kuvvetinin deniz suyuna göre daha düşük olması nedeniyle bu alanlarda yüzenlerin daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Özellikle yüzme konusunda yeterli olmayan kişilerin uygun yardımcı ekipman kullanması gerektiğini söyleyen Uluk, "Kişi hiç yüzme bilmiyorsa kesinlikle yanında kolluk, simit gibi ekipman lazım çünkü hayati önem taşıyor o küçücük şey bile." ifadesini kullandı. (Kaynak: AA)