CHP’li Adıgüzel: İBB davasında iddialara karşı tek cevap yok
İBB'deki yolsuzluk ve rüşvet davasına yönelik CHP'den gelen eleştiriler devam ediyor.CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamo
İBB'deki yolsuzluk ve rüşvet davasına yönelik CHP'den gelen eleştiriler devam ediyor.CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB davası ve CHP’nin son dönemdeki siyasi çizgisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.Adıgüzel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İBB davasındaki suçlamaların “boş” olduğu yönündeki söylemlere karşı çıktı. Dosyada ciddi iddialar bulunduğunu savunan Adıgüzel, siyasi yargı tartışmalarının, davada ileri sürülen suçlamalara doğrudan yanıt verilmesinin önüne geçmemesi gerektiğini ifade etti.Milletvekili Adıgüzel, açıklamalarında ayrıca CHP’nin İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından siyasi çalışmalarını büyük ölçüde Silivri merkezli yürüttüğünü savunarak, bunun seçmenin gündeminden uzaklaşılmasına neden olduğunu ileri sürdü.İBB davasındaki iddiaların hafife alınmaması gerektiğini savunan Adıgüzel, dosyanın boş olduğu yönündeki açıklamaları eleştirdi.Adıgüzel, davaya ilişkin bazı gazeteci ve avukatların da dosyada ağır iddialar bulunduğunu söylediğini belirterek, daha iddianame hazırlanmadan “dosya bomboş” denilmesini doğru bulmadığını ifade etti.Türkiye’de yargının siyasallaştığı yönündeki eleştirilerin, davada yer alan somut suçlamalara cevap verilmesinin yerine geçmemesi gerektiğini savunan Adıgüzel, “İddialara karşı tek cevap yok” değerlendirmesinde bulundu.Adıgüzel, açıklamasında suçlamalarla yargı sürecine ilişkin siyasi tartışmanın birbirinden ayrılması gerektiğini savunarak, siyasi yargı eleştirisinin tek başına suçlamaları ortadan kaldırmayacağını öne sürdü.Ekrem İmamoğlu’na yönelik değerlendirmelerinde cezaevi ziyaretlerine de değinen Adıgüzel, bir kişiyi cezaevinde ziyaret etmenin o kişinin bütün eylem ve tutumlarının onaylandığı anlamına gelmeyeceğini söyledi.Ziyaretlerin farklı gerekçelerle gerçekleştirilebileceğini belirten Adıgüzel, görüşmelerde konuşulanların iki taraf arasında kalması gerektiğini ifade etti.Kendi ziyaretleri sırasında İmamoğlu’na bazı konularda uyarılarda bulunduğunu ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını da ileri sürdü.İmamoğlu’nun duruşmalarına ilişkin eleştirilerini de sürdüren Adıgüzel, dava sürecinde savunma açısından farklı gerekçelerin öne çıkarıldığını savundu.Başlangıçta duruşma salonunun küçük olması ve kalabalığı almaması üzerinden eleştiriler yapıldığını, daha sonra ise salonun geniş olmasına rağmen göz teması kurulamadığının söylendiğini belirten Adıgüzel, duruşmalarda hakim, savcı ve medya üzerinden tartışmalar yürütüldüğünü ileri sürdü.Adıgüzel, asıl meselenin davadaki iddialara hukuki yanıt verilmesi olduğunu savunarak, CHP’nin herhangi bir kişi için var olmadığını belirtti.İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından CHP’nin siyasi gündeminin büyük ölçüde Silivri’ye taşındığını öne süren Adıgüzel, bunun parti ile toplum arasındaki gündem bağını zayıflattığını savundu.Adıgüzel, Saraçhane olaylarının yıl dönümünde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sosyal medya paylaşımına gelen etkileşimlerle, kendi hesabından fındık fiyatlarına ilişkin yaptığı paylaşımın aldığı etkileşimi karşılaştırdı.Kendi paylaşımının takipçi sayısı çok daha düşük olmasına rağmen daha fazla yorum ve paylaşım aldığını belirten Adıgüzel, bu durumu vatandaşların günlük ekonomik sorunlara daha fazla önem verdiğinin göstergesi olarak değerlendirdi.Adıgüzel, CHP’nin sürekli Silivri gündemine odaklanmasının seçmenin kendi gündeminin geri plana itilmesine neden olduğunu savunarak, miting ve eylemlerin yalnızca yapılmış olmak için değil, sonuç almak amacıyla gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet ve uyuşturucu kullanımı gibi çeşitli suçlamalara da değinen Adıgüzel, söz konusu iddiaların yalnızca belirli kişilerle sınırlı olmadığını ileri sürdü.Adıgüzel, bazı belediyelere yönelik suçlamaların “tepeden aşağı bir ahtapot ağı gibi” olduğunu savunarak, bu iddiaların siyasi tartışmaların arkasına saklanmadan ele alınması gerektiğini ifade etti.CHP’nin bazı kişiler tarafından hukuki süreçlere karşı bir “siper” olarak kullanılmasını da eleştiren Adıgüzel, partinin son iki yılda Silivri ve iktidar çevresindeki siyasi tartışmaların içine çekildiğini öne sürdü.Adıgüzel, belediyelere yönelik yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet ve uyuşturucu kullanımı gibi suçlamaların siyasi tartışmalar üzerinden geçiştirilemeyeceğini savundu.Bu tür iddialara karşı siyasi söylemler yerine hukuki cevaplar verilmesi gerektiğini belirten Adıgüzel, suçlamaların gerçek olup olmadığının yargı sürecinde ortaya konulması gerektiğini ifade etti.CHP Ordu Milletvekili, açıklamalarının sonunda partisinin herhangi bir kişi ya da grubun kişisel siyasi mücadelesinin aracı haline getirilmemesi gerektiğini savunarak, CHP’nin kendi siyasi gündemini yeniden oluşturması gerektiği mesajını verdi.
(Kaynak: ENSONHABER)