⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Devlet korumasındaki çocuklar travmalarının izlerini "kum terapisiyle" siliyor

İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Üsküdar Hasan Tan Çocuk Evleri Sitesinde, koruma altındaki çocukların kendilerini güvende hissedebilecekl

📍 İstanbul
İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Üsküdar Hasan Tan Çocuk Evleri Sitesinde, koruma altındaki çocukların kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortam oluşturmak amacıyla Nisan 2025'te başlatılan proje kapsamında bahçedeki atıl müstakil bina tadilattan geçirildi. Modern terapi odalarına dönüştürülen bina, Eylül 2025'te kurumda yaşayan 7-12 yaş aralığındaki erkek çocuklara psikolojik destek sunan özel bir birim olarak hizmet vermeye başladı. Bu birimde, ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklarla birebir yürütülen, kum ve figürler kullanılarak uygulanan Kum Tepsisi Temelli EMDR terapisi ile geçmişte yaşanan ve zihinde kilitli kalan travmalar yeniden işleniyor, çocukların duygusal yüklerinin hafiflemesi sağlanıyor. Seanslar, çocukların bireysel gelişim ve ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanmış terapi odalarında, uzman terapistler tarafından uygulanıyor. Program kapsamında aktif olarak terapiye katılan 24 çocuğun, duygusal dengeleme, özgüven ve sosyal uyum becerilerinde belirgin iyileşmeler gözlendi. Projenin temel hedefi, koruma altındaki çocukların güvenli bir ortamda duygusal olarak güçlenmesini sağlamak ve kendi potansiyelini sağlıklı şekilde keşfetmelerine yardımcı olmak. Üsküdar Hasan Tan Çocuk Evleri Sitesi Müdürü Elif Cansu Demirci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, terapiye ihtiyacı olan 7-12 yaş arasındaki erkek çocuklar için İstanbul Üniversitesinin kum terapisi hizmeti başvurusu üzerine İl Müdürlüğü vasıtasıyla projeye katıldıklarını söyledi. Hayırsever kişilerin desteğiyle atıl müstakil binayı terapi alanına çevirdiklerini aktaran Demirci, "Kurumun bakımındaki çocuklarımızın terapiye ihtiyacı var. Bir çocuğun aile yanından bazı nedenlerle ayrılması onun için travmatik süreç. Onları geleceğe dair mutlu, ayakları üzerinde durabilen bireyler olmaları için destekliyoruz. Hedefimiz, çocuklarımızın gözündeki ışığı artırmak. Özgüvenli şekilde onları toplumda var etmek. Devletimizin üstün hizmet anlayışı, Sayın Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş'ın vizyonuyla çocuğun üstün yararı için bütün hizmet modellerimizle çocuklarımızın yanındayız. Psikolojik ve ruhsal olarak destek vermek için de terapi hizmetinden faydalandırıyoruz." ifadelerini kullandı. Kum terapisi ile çocukların geçmişte yaşadıkları kötü tecrübelerin bıraktığı izleri giderebildiklerini dile getiren Demirci, aldıkları geri dönüşün çok güzel olduğunu kaydetti. Demirci, devlet korumasındaki çocuklar için her şeyin en iyisini yapmaya çalıştıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti: "Kum terapisini tercih etmemizin en önemli sebeplerinden biri, çocuğun travmasıyla ilgili konuşmasına, yaşadıklarını anlatmasına gerek kalmadan, travmasını somutlaştırarak onu işlemlemesi. Çocukla ilgili yaptığınız çalışmalarda ona direkt bir şey anlattırmaktansa, bu ona zarar verici bir şey olabilir, kum terapisinin çocukların travmalarını işlemeleri için en doğru yol olduğunu düşünüyoruz. Terapinin sonunda, çocuklarımızın gözlerindeki o ışıltının arttığını, kendisini, duygusunu ifade etmekten kaçınan çocukların duygularını, isteklerini ifade etmeye, sevgisini göstermeye başladığını görüyoruz. Hepsinin gözündeki o perdenin, buğunun kalkıp, gözlerinin ışıldamaya başlaması, en küçücük bir emare dahi benim için etkileyici. Çocuğumuzun gelecek hayatı için bir başarı olarak görüyorum. Onun hayatına dokunmak bizim için en büyük hedef. Biz gelecek için de bir nesil yetiştiriyoruz. Bu çocuklarımızı yetiştirirken onları en doğru şekilde, mümkün olan imkanlar dahilinde en iyi yerlere getirmek niyetindeyiz." Merkezde Kum Tepsisi Temelli EMDR terapisini uygulayan uzman psikolog danışman Derya Altınay da devlet korumasındaki çocuklarla çalışmanın farklı bir kulvar olduğunu söyledi. Ayrılık, terk edilme gibi erken dönemlerde yaşanan deneyimlerin ilişkisel travmalar olarak çocukların beynini ve sinir sistemini etkilediğini anlatan Altınay, dünyaya, insanlara güvenememenin duygusal ve davranışsal sorunlara sebep olabileceğini, öğrenim hayatının yanı sıra bedensel hastalıkları bile tetikleyebileceğini dile getirdi. Kurum müdürüyle projeyi oluşturup ortamı hazırladıklarını, destek alacak çocukları belirlediklerini belirten Altınay, şöyle konuştu: "Yetişkinlerin dahi travmatik deneyimlerini anlatması kolay değil. Küçücüksünüz, terk edilme, şiddet, bir bebeğin deneyimlememesi gereken yaşam tehdidi içeren bir sürü şey yaşıyorsunuz. Herhangi bir terapi ekolüyle bunu dile getirmek, konuşarak çözmek neredeyse imkansız. Burada yaptığımız şeylerden ilki EMDR terapisi. Sistematik göz hareketleriyle duyarsızlaştırmak ve yeniden işleme. Kişilerin travmasını silmez ama beynin kendi iyileştirme sürecini devreye sokarak travma anısını duyarsızlaştırmasına yardımcı olur. Çalıştığımız özel grup, bebeklik anısını, yaşanmış travmasını hatırlayamıyor ama bütün acılarını, semptomlarını gösteriyor. Öğretmeni ona yakınlaşmak istiyor ama çok ters davranıyor, gidip arkadaşına vuruyor, insanlardan nefret ediyor. Diyemiyorsunuz ki 'Bu çocuğun şu travması var, o yüzden bunu yapıyor'. Çünkü kendisi de diyemiyor." Bu noktada EMDR terapisi ile ikinci olarak kum terapisini uyguladıklarını belirten Altınay, çocuğun da farkında olmadığı travmatik deneyimini açığa çıkarıp EMDR terapisiyle de entegre ederek işlenmesini sağlamaya çalıştıklarını aktardı. Altınay, merkezdeki çocuklara 13 seanslık bir çalışma yaptıklarını anlatarak, "EMDR-Kum Tepsisi Protokolü" ile çalışmaya aldıkları çocukların "Benim başıma bu geldi" demesine gerek kalmadan travmasını figürler aracılığıyla dile getirmesini sağladıklarını, mucize denebilecek sonuçlar elde ettiklerini kaydetti. Üsküdar Hasan Tan Çocuk Evleri Sitesinde 24 çocukla çalıştıklarını kaydeden Altınay, çalışmayı yaparken, kurum müdürü, grup anneleri ve sorumlu öğretmenlerin görüşlerini alarak, çocuk hakkında bilgi sahibi olduktan sonra çalışmaya başladıklarını, çalışma bittikten sonra da ilerlemesi hakkında bilgi aldıklarını ifade etti. Altınay, "Bu terapiden fayda sağlamayan çocuk yok. Bazı çocukların tüm semptomları bitti, bazı çocukların hayatı çok zorlaştıran çok semptomu bitti. Devam eden ufak tefek sorunlar için de yeni bir çalışma programı düzenledik." ifadelerini kullandı. EMDR-Kum Tepsisi Protokolü'nü uygulayan uzman sayısının Türkiye'de 350 civarı olduğunu dile getiren Altınay, şöyle konuştu: "5 yıl önce eğitimimi Amerika'da bu terapi yaklaşımını geliştiren Ana Gomez'den aldım, sonra eğitmenlik sürecimi tamamladım ve ülkemdeki uzmanlarla bilgileri paylaşmaya başladık. EMDR ile travmasını sadece dile getirerek çalışmak mümkün. Ama 'Bu bana oldu demeden' çalışması gereken çocuk, ergen ve yetişkin grubu var. O acının zihinde, kalpte ve bedendeki etkisinden kurtulmaktan bahsediyoruz, bu uygulamanın yaygınlaşması çok iyi olur." (Kaynak: AA)