Dijital mirasınıza sahip çıkın
Bir hayat sona erdiğinde geride bırakılanları hayal edebiliyor musunuz? Aile yadigârları, mülkler ve diğer maddi varlıklar… Şimdi de sevdiklerinize yönetmeleri
Bir hayat sona erdiğinde geride bırakılanları hayal edebiliyor musunuz? Aile yadigârları, mülkler ve diğer maddi varlıklar… Şimdi de sevdiklerinize yönetmeleri için bırakacağınız tüm dijital varlıkları bir düşünün. E-posta hesapları, paylaşılan fotoğraflar, parolalar, çalma listeleri, sosyal medya profilleri ve akıllı cihazlar.
Aradaki fark, siz öldükten sonra bunlara tamamen erişilemez hâle gelmesi ve bu durumun, arkadaşlarınız ve aileniz için zaten travmatik olan süreci daha da karmaşık hâle getirmesidir. Daha da kötüsü, dijital mirasınız kötü niyetli kişilerin hedefi bile olabilir.
Dijital mirasınızı nasıl hazırlayıp koruyacağınızı ve sevdiklerinizin duygusal ve fiziksel yükünü azaltmak için önceden başka neler yapabileceğinizi tam olarak bilmek önemlidir. Ayrıca aniden aynı duruma düşerseniz ne olacağını da bilmelisiniz.
Dijital miras bırakılabilir mi?
En büyük zorluklardan biri sosyal medya ve parola yönetimiyle ilgilidir. OpenID Foundation’a göre, bankalar, vergi daireleri ve kart şirketleri ölüm sonrası hesapların kapatılmasıyla ilgili iyi prova edilmiş süreçlere sahipken birçok dijital odaklı şirket hâlâ ölümü “olağan dışı bir durum” olarak ele alıyor. Yasal açıdan bakıldığında, miras yasaları genellikle dijital varlıkları kapsamamakta, çevrimiçi politikalar “belirsiz” ve araçlar dağınık olabilmektedir.
Riskler nelerdir?
Sevdiklerini kaybeden arkadaşlar ve aile üyeleri için ölen kişinin dijital değerlerini geri alamamaları durumunda, sevdiklerini kaybetmenin duygusal darbesinin acısı artabilir. Sosyal medya algoritmaları, doğum günü bildirimleri veya etiketlenmiş fotoğraflar şeklinde istenmeyen anıları gündeme getirirse bu durum kötü hissettirebilir. Ayrıca size devredilmesi gereken kripto paralar ve diğer varlıklara erişememenizin mali bir etkisi de vardır.
Dolandırıcılar da para kazanma fırsatı yakalama peşinde. İlk olarak, ölüm ilanlarını ve sosyal medya gönderilerini tarayarak, ölen kişinin kimliğine bürünmek için kullanabilecekleri kişisel bilgileri arıyorlar. Sonrasında kredi kartı şirketlerini aldatarak yeni kredi limitleri açtırmaya bile çalışıyorlar. Bankalar ve devlet kurumları için zorluk, kurban hesaplarını aktif olarak takip etmediğinde, bu tür dolandırıcılıkların normalde olacağından çok daha uzun süre devam edebilmesi oluyor.
Dolandırıcılar yakın zamanda vefat eden bir kişinin ailesini de hedef alabilir.
Örneğin, web’den onların görüntülerini toplayarak, akrabalarından para veya bilgi talep eden ölüm sonrası deepfake videolar oluşturabilirler. Ya da aynı şeyi yapmak için merhumun sosyal medya hesaplarını ele geçirebilirler.
Hatta bir sigorta şirketi gibi davranarak, hayat sigortası fonlarını serbest bırakmak için bir ücret talep edebilirler. Ya da sevdiklerinizin dijital varlıklarına ücret karşılığında erişebileceklerini iddia eden hayali bir “hesap kurtarma” hizmet sağlayıcısı olabilirler.
(Kaynak: CNN)