⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Bozay: Türkiye bütün çatışmaların sürekli konsantre olduğu bir yerde

ANTALYA (AA) - Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında düzenlenen "Uluslararası Barış Arabuluculuğunda Yeni Gelişen Ortaklıklar" başlıklı oturumda, arabulucul

📍 Antalya
ANTALYA (AA) - Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında düzenlenen "Uluslararası Barış Arabuluculuğunda Yeni Gelişen Ortaklıklar" başlıklı oturumda, arabuluculuğun önemine ve zamanla değişimine değinilerek, özellikle taraflar arasında güven inşa etmenin önemi vurgulandı. Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde ADF 2026 kapsamında düzenlenen etkinliğe, Martti Ahtisaari Barış Vakfı Üst Yöneticisi Janne Taalas moderatörlük yaptı. Etkinlikte Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, ABD'nin Afrika ve Arap İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkan Yardımcısı Jürg Lauber, Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Katar'ın Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Muhammed bin Abdulaziz el-Huleyfi, Brezilya Devlet Başkanı'nın Baş Danışmanı Celso Luiz Nunes Amorim ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Diyaloğun Teşviki ve Güven İnşası Özel Temsilcisi Serge Rumin konuşmacı olarak yer aldı. Katar'ın Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Huleyfi, arabuluculuğun uluslararası arenada çatışmaların çözümünde müzakerelerden sonra ikinci en önemli araç olduğunu belirterek, ülkesinin, arabuluculuğu daha çok bir sorumluluk ve etkililik çerçevesinde değerlendirdiğini ifade etti. Huleyfi, ateşkesin her zaman ilk adımı teşkil ettiğini ve uzun vadeli bir çözüm olmadığını kaydederek, arabuluculuğun bu anlamda çok kritik bir araç olduğunu vurguladı. Katar'ın bu anlamda stratejik dış politikası kapsamında arabuluculukta hem bölgesel hem de uluslararası rol oynadığını aktaran Huleyfi, taraflara güven vermenin en temel ve önemli unsurlardan biri olduğunu dile getirdi. Huleyfi, Katar'ın arabuluculuk yaptığı durumlardan örnekler vererek, şu anda çatışmaların çok daha karmaşık hale geldiğini ve sınırların ötesine geçmeye başladığını söyledi. Çatışmaların sınırları aşmasının bedelleri olduğunu kaydeden Huleyfi, İran konusunda ve birçok örnekte Katar'ın dostane yollarla arabuluculuk yapmaya çalıştığını belirtti. BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı DiCarlo, Türkiye ve Finlandiya'ya BM Arabuluculuk Dostlar Grubu'na eşbaşkanlıkları ve çalışmaları için teşekkür etti. DiCarlo, çok zor zamanlardan geçildiğini ve geçmişte alınan karar ve atılan adımların çok daha kalıcı olduğunu söyledi. BM'nin elinde birçok araç ve arabulucu bulunduğuna işaret eden DiCarlo, ortaklıklara ihtiyaç duyduklarını ve birçok kurum ile kuruluşla beraber çalıştıklarını dile getirdi. Çok fazla aktörün olmasının durumları karmaşık hale getirebileceğine dikkati çeken DiCarlo, önemli olanın güven ve işbirliği olduğunu vurguladı. DiCarlo, kadınların barış süreçlerinde çok büyük bir önemi olduğunu belirterek, bu süreçlere daha fazla dahil olmaları gerektiğinin altını çizdi. ABD'nin Afrika ve Arap İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Boulos da Libya'da Temsilciler Meclisi (Doğu) ve Devlet Yüksek Konseyi (Batı) arasında varılan anlaşmayla 13 yıl sonra ülkede ilk "birleşik bütçenin" onaylanmasının Libya adına önemli bir başarı olduğunu vurguladı. Danışman Boulos, Donald Trump yönetimi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir süredir bunun için çalıştığını aktardı. Boulos, Libya'da şu anda silahlı çatışma ve ihtilaf olmaması nedeniyle çok eşsiz bir koşula sahip olunduğunu kaydederek, BM ile de Libya konusunda işbirliği yapabileceklerini söyledi. BM ve halk ile düzenli aralıklarla bir araya geldiklerini ve eşgüdüm içinde çalıştıklarını belirten Boulos, Libya'da bir seçim düzenleneceğini ve bir geçiş süreciyle yeni hükümetin kurulacağını kaydetti. Boulos, bu sonuç için yürütülen sürecin "bebek adımlarıyla" başladığını aktararak, Libya'nın zengin ve muazzam kaynakları olan bir ülke olduğunu dile getirdi. Libya'nın stratejik konumunun da çok önemli olduğunun altını çizen Boulos, "Afrika kıtasında ama aynı zamanda Akdeniz Havzası'nın bir parçası. Dolayısıyla bu 'iki ucu keskin bıçak konumu' dediğimiz türden bir konum." dedi. Libya'daki Temsilciler Meclisi (Doğu) ve Devlet Yüksek Konseyi'ne (Batı) atıfta bulunan Boulos, her iki tarafın da mutabık kaldığı bir vizyon belirlendiğini ve küçük adımlar atarak yavaş yavaş bunu büyüttüklerini aktardı. Katar, Türkiye ve diğer aktörlerin de yardımıyla son derece mükemmel bir başlangıç noktası elde edildiğine işaret eden Boulos, ilk kez Temsilciler Meclisi (Doğu) ile Devlet Yüksek Konseyi'nin (Batı) ve diğer ülkelerin katılımıyla bu hafta ortak bir tatbikat başlatıldığını, ortak komuta merkezinin oluşturulduğunu söyledi. Boulos, Libya'da nihai amacın bütün diğer kurumların katılımıyla herkesin birleştiği ve hızlı şekilde organize halde seçim sürecine girmek olduğunu ifade etti. Bölgedeki farklı arabuluculuk çalışmalarına vurgu yapan Boulos, Barış Kurulu'nun Gazze bağlamında kurulduğunu ve bunun ardından barış planlarının inşa edildiğini hatırlattı. Boulos, Kurul'un büyük destek aldığını ve sonrasında uluslararası bir koalisyona evrildiğini ve büyüdüğünü kaydederek, bunun çok güzel bir işbirliği olduğunu dile getirdi. Birçok anlaşmanın imzalanabileceğini ancak uygulama yoksa bunların hiçbir anlam ifade etmediğini belirten Boulos, Gazze'nin çok önemli bir uygulama örneği olduğunu söyledi. Brezilya Devlet Başkanı'nın Baş Danışmanı Amorim de BM'nin önemli bir rolü olduğuna dikkati çekerek, eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan döneminde arabuluculuk konusunda sıkı çalışıldığını ifade etti. Brezilya'nın yaklaşık 150 yıldır hiç savaş görmediğini kaydeden Amorim, bu nedenle ülkesinin güvenilirliğinin çok yüksek olduğunu dile getirdi. Amorim, Türkiye ile geçmişte yürütülen ortak arabuluculuk çabalarını anlatarak, bunun önemine vurgu yaptı. Bakan Yardımcısı Büyükelçi Bozay, arabuluculuğun artık geleneksel yaklaşımlarla ve aktörlerle olmadığına işaret ederek, şu anda bir çatışma varsa bunun çıkmaza girdiği noktada arabuluculuğun devreye girdiğini ifade etti. Bozay, arabuluculuk konusunda BM'nin her zaman olmazsa olmaz olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin girişimlerinin birbirini destekleyen ve hatta ek sunan bir şekilde ilerlediğini aktardı. Karşı grupların bir araya getirilmesinin, kolay bir süreç olmadığının altını çizen Bozay, "maskelerin gerisindeki ifadelerin" okunması gerektiğini dile getirdi. Bozay, Türkiye'nin Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar ve Afrika'daki ülkelerin neler hissettiğini anlayabildiğine işaret ederek, Türkiye'nin "tarihini" kullanarak empati kurabildiğine dikkati çekti. Tarafların kaygı ve hassasiyetlerinin anlaşılmaya çalışıldığını belirten Bozay, tarafların ortak paydasının bulunmaya çalışıldığını ve sonrasında o noktaya odaklanıldığını aktardı. Bozay, tarafların bulunduğu bölgedeki dinamiklerin bilinmesi gerektiğine işaret ederek "Türkiye Bir Balkan ülkesidir. Türkiye bir Karadeniz ülkesidir. Türkiye bir Akdeniz ülkesidir. Türkiye bir Orta Doğu ülkesidir. Bütün Avrasya'nın tam ortasındayız. Bütün çatışmaların sürekli konsantre olduğu bir yerdeyiz." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bütün bunların ortasında konumunu kullanarak nasıl arabuluculuk yapabileceğini değerlendirdiğini aktaran Bozay, "Çünkü bunlar bizim de sorunlarımız. Diğerlerinden daha iyi empati gösterebiliyoruz." dedi. Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkan Yardımcısı Lauber de insani yardımların barışın tesisinde çok önemli bir role sahip olduğunu dile getirdi. Bölünmüş çatışmalarda insani aktörlerin, siyasi aktörlerin tesis edemediği güveni sağlaması gerektiğini vurgulayan Lauber, tarafsız ve her tarafça tanınan bir taraf olmaları gerektiğini söyledi. İlk adımın insani yardım olduğunu ve kağıt üzerinde anlaşmaya varılmasının ardından güvenilecek bir tarafın arandığını aktaran Lauber, bölgeden örnekler verdi. Lauber, insani yardım erişiminin bir pazarlık konusu olmadığının, bunun mecburi olduğunun altını çizerek, insani yardım erişiminin siyasi süreci hiçbir şekilde sekteye uğratmayacağını dile getirdi. AGİT Diyaloğun Teşviki ve Güven İnşası Özel Temsilcisi Rumin, ihtilafların diyalogla çözülmesi gerektiğini belirterek, arabuluculuk için insanların güveninin gerektiğini ve sonrasında uygulama için sürece ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Rumin, müzakerelerde üst düzey siyasetçiler seviyesinde de güven tesis edilmesi gerektiğini söyledi. (Kaynak: AA)