⚡ Ajans Online
SİYASET

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan Atina'ya mesaj: Bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyenlerin oyuncağı olmasını istemiyoruz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye ziyareti kapsamında Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İki günlük Suriye ziyareti sırasında Şam'da konaklamalar

📍 Diyarbakır
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye ziyareti kapsamında Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İki günlük Suriye ziyareti sırasında Şam'da konaklamalarının ülkede hayatın normalleşmeye başladığının göstergelerinden biri olduğunu belirten Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık iki saat süren görüşmede tüm başlıkları ele aldıklarını aktardı. Suriye'yi istikrarsızlığa sürükleme potansiyeli en yüksek tehdidin İsrail olduğunu ifade eden Fidan, ülkeye ilişkin diğer başlıklarda ise son iki yılda olumlu gelişmeler yaşandığını söyledi. "Suriye'yi yaptırım listesinden çıkardılar, ekonomik yatırımların önünde bir engel yok. Terörizm listesinden çıkmaları da son derece önemliydi." Suriye'de istikrarın olduğu bir ortamda biraz da iyi yönetişim olursa, potansiyelin yüksek olduğunu ve ülkenin zamana ihtiyaç duyduğunu kaydetti. İsrail'in komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasını kendisine tehdit olarak gördüğünü belirten Fidan, "İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor. Bunu kendisine tehdit olarak görüyor. Bu tehdidin tanımından dolayı da buralara yönelik istikrarsızlaştırıcı eylemlerde bulunuyor." dedi. Suriye'nin barış içinde yaşamak istediğini vurgulayan Fidan, "Bu yaklaşımı İsrail bir noktada ya tanıyacak, bölgesiyle barış içerisinde yaşamayı kabul edecek, ya da bu saldırgan politikalarını sürdürecek ve uluslararası toplum içinde daha da yalnızlaşacak." ifadelerini kullandı. Suriye'de entegrasyon süreci Fidan, Suriye'deki entegrasyon sürecinde SDG'nin tehdit ve düşman unsur olmaktan çıkmasının birinci öncelik olduğunun altını çizdi: "Şu anda prensipte duyurulan unsurlar olumlu mesajlar içeriyor, sürecin pratikte nasıl ilerlediğini yakından takip ediyoruz. Uygulamanın kamuoyuna duyurulan mesajlarla uyumlu olmasını bekliyoruz." Mevcut tehditleri ve gidilmesi gereken yolu bildiklerini belirten Fidan, bu yolda yürümeye devam etmeleri gerektiğini dile getirdi. Fidan, "8 Aralık'ta rejim devrildikten sonra her şeyin daha yeni başladığını söylemiştim." dedi. Gelinen noktada taktik ve stratejik açılardan güzel şeyler olduğuna işaret eden Fidan, "Terör meselesi başta olmak üzere, 40-50 yıldır ayağımıza pranga olan pek çok sorun esasen Suriye ve Irak kaynaklıydı." ifadesine yer verdi. Komşu ülkelerden kaynaklanan sorunlarını usulüyle çözmeyi başardıklarını belirten Fidan, "Ancak bu konuda ödevimiz bitmiş değil. Çalışmaya, çaba harcamaya devam edeceğiz." diye konuştu. Bölgesel iş birliği vurgusu Fidan, bölge ülkelerinin özellikle Gazze meselesinde ortaya koyduğu ortak çabanın önemli neticelerine işaret ederek, işbirliği ve dayanışma içerisinde gelişmeleri profesyonel şekilde analiz ettiklerini, oradaki işbirliğini Suriye'de de kullandıklarını kaydetti. "Şimdi İran-ABD savaşında da bu işbirliğimizi kullanıyoruz ve giderek daha da kurumsallaştırıyoruz. İsrail'in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolü karşısında işbirliğine ve barışçı diplomasiye dayalı bir çaba içerisindeyiz." ifadelerini kullanan Fidan, bu yapıcı anlayışla bölgede daha büyük bir istikrar havzasının ortaya çıkacağını söyledi ve ekledi: "Başta İsrail olmak üzere, bölgede istikrarsızlık isteyen aktörlerin gözünden de yapılabilecek başka operasyonlar var. Onlar da boş durmayacaklar, onlar da faaliyete geçecekler." Bölgedeki ülkelerin, beraber çalışmak dışında da bir seçeneğin olmadığını gördüğünü aktaran Fidan, "Ya beraber çalışıp sorunları çözeceğiz ya da önceki usulde olduğu gibi hegemona veya hegemonun buradaki mümessiline gidip 'bana dokunma, nereyi yakarsan yak' diyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Bölgenin herhangi bir noktasındaki gelişmenin diğer ülkeleri de etkilediğini belirten Fidan, Ürdün'ün Irak ve Suriye'deki gelişmelerden etkilendiğini hatırlattı. Fidan, "Dolayısıyla herkesin bu çok yoğun yeni dönemde bir iş birliği arayışı var." dedi. Yunanistan'a 'iyi komşuluk' mesajı Yunanistan'la ilişkilere de değinen Fidan, güvenlik alanındaki yanlış anlaşılmaların çift taraflı olarak önlenmesi gerektiğini belirtti: "Biz Yunanistan'ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak, kaosa sürüklemek isteyenlerin oyuncağı olmasını istemiyoruz. İyi komşuluk ilişkisi içinde olmak istiyoruz. Fidan, adaların silahlandırılması konusunda Türkiye'nin ciddi hassasiyet taşıdığını söyledi: "Bunları biliyorlar, bunu ilettik. Özellikle silahsız statüsü olan adaların silahlandırılması bizim için tehdit. Tabii bir de orada seçim süreci var. Yunan siyasetinde Türkiye aleyhtarlığı tarihi olarak yaygındır." Fidan, "Dikkatlerimizi en çok yoğunlaştırdığımız konulardan biri, uluslararası antlaşmalarla gayriaskeri statü altına alınan ve tartışmasız bir şekilde bu statünün muhafaza edilmesi gereken adalarda, Yunanistan'ın ahdi yükümlülükleri hilafına birtakım gayretler içine girmesidir." diyerek, bunun 1960'lardan beri yaşandığını ve birbiriyle bağlantılı Ege sorunlarının önemli boyutunu oluşturduğunu kaydetti. Türkiye'nin gerektiğinde ikili kanallardan Yunanistan'a uyarı ve itirazlarını ilettiğini, gerektiğinde NATO'daki pozisyonunu ortaya koyduğunu ve konuyu Birleşmiş Milletler'e taşıdığını hatırlattı. Fidan, "Komşumuz ve müttefikimiz Yunanistan’ı müttefiklik ruhuyla uyumlu, daha olgun bir şekilde ahdi yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz. Çevremizde güvenlik alanında bu kadar sınama varken Yunanistan bunlara bir yenisini eklememeli."açıklamasını yaptı. Bakan Fidan, S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin görüşmelerin ve ilgili tüm ülkeler arasında teknik müzakerelerin sürdüğü bilgisini de paylaştı. Mekke İttifakı Mekke İttifakı'nın kurumsallaşma çalışmalarının sürdüğünü belirten Fidan, üç ülkenin teknik düzeyde görüşmeler yaptığını söyledi. İttifakın Genel Karargahı'nın yapısı ve görevli sayısı gibi konuların ele alındığını aktaran Fidan, sürecin tamamlanmak üzere olduğunu ifade etti. Fidan, Mekke İttifakı'nın genişletilmesinin hedeflendiğini ve bundan sonra daha somut adımlar atılacağını bildirdi. Fidan, Yemen sorununun uzun süredir devam ettiğini, çeşitli şekillerde kendini gösterdiğini söyleyerek, "Suudi Arabistan'ın hem güneyden hem kuzeyden vurulması, Irak'ta konuşlu saldırganlar tarafından hedef alınması kabul edilebilir bir şey değil." dedi. Fidan, "Olay kuzeyden ve güneyden kuşatmaya, kritik altyapıyı imha etmeye, sadece Suudi Arabistan'a değil, bölgeye zarar vermeye yönelik bir faaliyete dönüştüğünde hiç kimsenin buna tepkisiz kalması mümkün değil." ifadesini kullanarak, Mekke İttifakı'nın ruhuna uygun davrandıklarının altını çizdi. Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu yazılı açıklamayla vurguladıklarını hatırlatan Fidan, ilgili diğer taraflara da gerekli mesajları verdiklerini, dayanışma içerisinde olduklarını söyledi. Terörsüz Türkiye süreci Diyarbakır ziyareti sırasında "Terörsüz Türkiye" sürecinin geniş bir kabul gördüğünü gözlemlediğini belirten Fidan,  sürecin ortaya koyduğu hedefin benimsendiği izlenimini aktardı. Fidan, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve farklı siyasi görüşlere mensup insanlarla bir araya geldiklerini hatırlatarak, "Örgütün silah bırakmayı deklare etmiş olması toplum tabanında büyük bir memnuniyet yaratmış." dedi. Artık sorunların silahsız tartışılması meselesi konusunda bir anlayış oluştuğunu söyleyen Fidan, halkın ekonomik konuların ve kalkınmanın ön plana çıkmasını beklediğini kaydetti. Bölgede sanayi ve altyapının nasıl geliştirilebileceği, nerelere sınır kapısı konulması gerektiği ve komşu ülkelerle ticaretin nasıl artırılabileceği konularının toplantılarda ele alındığını belirtti. Bakan Fidan, "5-6 yıldır zaten bir silahlı konu yok ortalıkta. Ama bunun kalıcı olarak bitecek olması, büyük yatırımların korkusuzca oraya gelmesini temin edecek. İnsanlar özellikle kimlik inkarının AK Parti'yle beraber kalkmış olmasını önemsiyorlar. Eylül 2013'teki Demokratikleşme Paketi ile Türkiye'de seçmeli dilin de önü açıldıktan sonra, Kürtlerin problem alanı olan kimlik inkarı meselesi çözülmüş oldu." ifadelerini kullandı. (Kaynak: CNN)