⚡ Ajans Online
EKONOMİ

Dört bin yıllık ticaret geçmişinin ölçü ve tartıları

Sergide Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Roma mitolojilerindeki figürler üzerinden, Anadolu’nun dört bin yıllık ticari hayatına ışık tutan eserler inceleniyor.Ayrıc

📍 Ordu
Sergide Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Roma mitolojilerindeki figürler üzerinden, Anadolu’nun dört bin yıllık ticari hayatına ışık tutan eserler inceleniyor.Ayrıca Antik Mısır Ölüler Kitabı’nda bahsi geçen insan kalbinin tartılması gibi ilgi çekici ayrıntılar da aktarılıyor. Serginin tanıtımında dünyayı bir avuç birimle ölçmeye çalışmak onu zihnen inşa edebilmeyi de beraberinde getirdiği belirterek, "Keşfin ölçüsü mitlere karıştıkça, ölçmek ve tartmak fiziksel bir deneyimin ötesinde bilimin, kainatın ve bilinenin ötesini merak eden insanın, kendini ifade etme becerisinin önemli bir aracı oldu." deniyor.Rehberli turda, Ağırlık ve Ölçü Sanatı sergisinde yer alan eserler mitoloji teması kapsamında yeniden ele alınıyor.Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Roma mitolojilerindeki figürler üzerinden, Anadolu’nun dört bin yıllık ticari hayatına ışık tutan eserler inceleniyor.Ayrıca Antik Mısır Ölüler Kitabı’nda bahsi geçen insan kalbinin tartılması, Mezopotamya’da Tanrıça Nanse’nin kazları, Yunan ve Roma mitolojisinde yer alan hikayelerin Batı Anadolu kent devletlerinin sembollerine dönüşmesi gibi konulara değinilirken, mitolojinin ağırlık ve ölçü sanatındaki izleri takip ediliyor.Ölçme ve tartma eylemlerine dair kavramlar üretmek, dünyayla hem pratik hem de felsefi bir ilişki geliştirmek anlamına geliyordu. Antik uygarlıklar Mezopotamya’nın bereketli topraklarında yetişen tohumlardan yola çıkarak ağırlık birimlerinin temelini atarken, ölçmeye dair gözlemleriyle uygarlıklarının gelişimine ortam hazırladı. MÖ 2. binyıl Mezopotamya’dan Anadolu’ya uzanan ticaret yollarıyla, keşfin sınırlarının genişlemesine şahit oldu. Ölçmenin ve tartmanın hassasiyetine dair merak devam ettikçe, mitler de tanrıların dünyasından fanilerinkine yönelmiş, doğruluk ve adalet gibi kavramlar terazi kefelerinin dengesiyle bağdaştırılmıştı.Osmanlı İmparatorluğu’nda ise eksiksiz tartmak, ticarette olduğu kadar inanç bağlamında da güvenin temellerini atan bir imge olarak ortaya çıkmıştı.Ağırlık ve Ölçü Sanatı, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndan yapılan bu seçkiyle ağırlık ve ölçü aletleri etrafında şekillenen ekonomiyi, kültürü, kültürlerarası sistem ilişkilerini, toplumsal güven dinamiklerini ve birimlerin standartlaşmasının yolculuğunu, MÖ 2. binyıldan günümüze uzanan bir süreçte uygarlıkların, tanrıların, tüccarların, usta ve çırakların gözünden keşfetmeyi amaçlıyor, dönüşümlerin ve sürekliliklerin izlenmesine olanak veriyor. (Kaynak: ENSONHABER)