DOSYA: Cumhuriyet'in Yüzüncü Yılı
Mustafa Kemal Atatürk, cephelerde kazandığı askeri başarıların ardından 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’nin öncülüğünü üstlendi. Milletin bağım
Mustafa Kemal Atatürk, cephelerde kazandığı askeri başarıların ardından 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’nin öncülüğünü üstlendi. Milletin bağımsızlık iradesini Anadolu’da örgütleyen Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından 29 Ekim 1923’te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.
Ömrünü bağımsız ve çağdaş bir Türkiye idealine adayan Atatürk, siyasi, ekonomik ve toplumsal alanda attığı adımlarla genç Cumhuriyet’in temellerini güçlendirdi. 10 Kasım 1938’de hayata veda eden Atatürk’ün ölümü yalnız Türkiye’de değil, dünyada da büyük üzüntüyle karşılandı; ardında bağımsızlık mücadelesinden doğan bir Cumhuriyet ve nesiller boyunca yaşayacak bir miras bıraktı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet'in 100. yılı, Türkiye genelinde düzenlenen çeşitli etkinliklerle coşkuyla kutlandı.
Voleyboldan güreşe, bokstan tekvandoya birçok branşta kadın sporcular, uluslararası organizasyonlarda ay-yıldızlı bayrağı göndere çektirmenin gururunu yaşıyor.
Kadın sporcular, 1936 Berlin Olimpiyatları'na katılarak bir ilki başaran Halet Çambel ve Suat Fetgeri Aşeni'nin açtığı yoldan giderek Türk sporunun gururu olmaya devam ediyor.
Türk halkının, Milli Mücadele'de kazandığı zaferin ardından diplomasi masasında kayıtsız şartsız egemenlik hakkını koruyarak barış elde ettiği, Türkiye'nin en önemli kurucu antlaşmalarından Lozan Barış Antlaşması, bir asır önce İsviçre'nin Lozan kentinde imzalandı.
Sevr Antlaşması'nı geçersiz kılan Lozan Barış Antlaşması'yla Türkiye'nin kayıtsız şartsız bağımsızlığı, taraf devletlerce kabul edildi.
Cumhuriyetin kurucu antlaşmalarından biri de Türkiye'ye Çanakkale ve İstanbul boğazları üzerinde kontrol ve savaş gemilerini düzenleme hakkı veren “Montrö Boğazlar Sözleşmesi.”
1936'da imzalanan, barış zamanı sivil gemilerin özgürce geçişini garantileyen sözleşme, imzalandığı tarihten bu yana ayakta kalabilen nadir çok taraflı antlaşmalardan biri olarak uygulanıyor.
Türkiye tarihinde önemli bir yere sahip olan bir diğer antlaşma da Fransa ile Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında imzalanan kritik “Ankara Antlaşması.”
Sakarya Meydan Muharebesi'nin sonuçlarından biri olarak bilinen, 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni tanıyan ilk itilaf devleti Fransa oldu.
Kurtuluş Savaşı'nın ardından imzalanan, Türkiye tarihi açısından oldukça büyük öneme sahip Gümrü Antlaşması, uluslararası olarak TBMM'nin taraflarından biri olduğu ve imzaladığı ilk antlaşma niteliğini taşıyor.
Türk ve Ermeni heyetleri arasında 3 Aralık 1920'de imzalanan antlaşma, "TBMM'nin ilk siyasi zaferi" olarak bilinen antlaşma olarak biliniyor.
Yeni kurulacak Türkiye Cumhuriyeti için çevresindeki devletleri birbirine yakınlaştıran antlaşmalardan biri "Kars Antlaşması" oldu.
Türkiye'nin doğu sınırını korumak amacıyla imzalanan Kars Antlaşması, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve TBMM arasında Kars Konferansı'nda görüşüldükten sonra 13 Ekim 1921'de Kars'ta imzalandı.
Mondros Mütarekesi'nin 30 Ekim 1918'de imzalanmasından sonra yurdun işgal edilmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa, 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Dokuzuncu Ordu Kıtaları Müfettişi olarak 18 silah arkadaşıyla Samsun'a doğru yola çıktı.
Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları, 19 Mayıs 1919'da sabah saatlerinde Tütün İskelesi'nden kente çıktı.
Emperyalist güçlerin işgali altındaki vatan topraklarını kurtarmak için 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan, ardından Amasya Genelgesi'ni hazırlayan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, bağımsızlığa giden yolda 23 Temmuz 1919'da Erzurum Kongresi'ni topladı.
Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla başlayan hem savaş meydanlarında hem de müzakere masalarında art arda gelen zaferlerle Türk milletinin gerileme dönemi sona erdi.
Büyük Önder Mustafa Kemal Paşa, Lozan Barış Antlaşması ile bağımsızlığını dünyaya duyuran Türkiye'nin yüzünü, çağdaşlaşma ve demokrasiye çevirdi.
AA görsel arşivinden çıkarılarak yeniden fotoğrafları çekilen mekanlar arasında, 1. ve 2. Meclis binaları, Ankara Palas, Ulus'taki Atatürk Anıtı, Ziraat ve İş Bankası binaları, Etnografya Müzesi ve Anıtkabir de bulunuyor.
Cep telefonu ekranına bir bölümü yansıtılan siyah-beyaz fotoğrafların, aynı açıdan geniş bir kadraj içerisinde yeniden çekilmesiyle oluşturulan çalışmada, tarihi yapı ve simgelerin eski ve güncel durumları birlikte yer aldı.
Sonraki yıl TBMM'nin yeni binasında ve yurt genelinde kutlanan Cumhuriyet'in ilanı, 19 Nisan 1925'te kabul edilen kanunla ilk kez 29 Ekim 1925'te milli bayram olarak kutlanmaya başlandı.
Bu kapsamda, en görkemli kutlamalardan biri Cumhuriyet'in ilanının 10. yıl dönümüne denk gelen 29 Ekim 1933'te yapıldı.
Bayram günü ilk olarak TBMM'de tebrikleri kabul eden Atatürk, daha sonra Mareşal Fevzi Çakmak eşliğinde otomobille Ankara Hipodromu'ndaki tören alanına geçti.
(Kaynak: AA)