⚡ Ajans Online
GÜNCEL

DOSYA: Plastik Kirliliğinin Boyutu, Etkileri ve Çözüm Önerileri

Anadolu Ajansının (AA) plastik kirliliğinin boyutunu, etkilerini ve çözüm önerilerini ele aldığı dosya haberde, küresel bir plastik anlaşmasının önündeki zorluk

📍 Aydın
Anadolu Ajansının (AA) plastik kirliliğinin boyutunu, etkilerini ve çözüm önerilerini ele aldığı dosya haberde, küresel bir plastik anlaşmasının önündeki zorluklara, plastiğe alternatif biyoplastiklerin önemine ve bu alandaki çalışmalara, mikroplastiklerle mücadelede biyolojik yöntemlerin önemine yer verildi. Plastik kullanımı, sağlık sorunlarından sosyal, ekonomik ve çevresel krizlere kadar ciddi ve geniş kapsamlı problemlere yol açarken Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) verilerine göre, dünyada her dakikada bir milyon plastik şişe satın alınıyor ve her yıl 5 trilyon plastik poşet kullanılıyor. Plastik üretimi 1970'lerden bu yana diğer materyallerden daha hızlı artış gösterirken, tarihsel büyüme eğilimlerinin devam etmesi halinde halihazırda ortalama yıllık 460 milyon ton olan küresel plastik üretiminin 2050'ye kadar 1,1 milyar tona ulaşması bekleniyor. Tüm plastiklerin yaklaşık yüzde 36'sı gıda ve içecek kapları için tek kullanımlık plastikler de dahil ambalajlamada kullanılıyor ve bunların yaklaşık yüzde 85'i çöplüklere gidiyor veya geri dönüşüme uğramadan atık haline geliyor. Tek kullanımlık plastik ürünlerin yaklaşık yüzde 98'inin fosil yakıt ve benzeri ham maddelerden üretildiği göz önüne alındığında, fosil yakıt bazlı plastik üretimi, kullanımı ve bertarafıyla ilişkili sera gazı emisyonları seviyesinin 2040'a kadar küresel karbon bütçesinin yüzde 19'una çıkması öngörülüyor. Araştırmalar, okyanuslarda en az 75 milyon, en çok 199 milyon ton plastik bulunduğunu gösteriyor. Plastik atık üretimi, kullanımı ve bertarafının aynı şekilde devam etmesi halinde 2016'da yılda 9 milyon ila 14 milyon ton olan su ekosistemlerine karışan plastik miktarının, 2040'a kadar 3 kat artış göstererek yılda 23 milyon ila 37 milyon tona çıkması bekleniyor. Plastik üretimi, kullanımı ve geri dönüşümü hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ece Ümmü Deveci, her alanda farklı şekillerde kullanılan plastiğin petrokimyasal bir ürün olduğunu söyledi. Plastiğin 1900'lerin başında üretildiğini ancak plastik poşetin 1950'lerde kağıt keselerin aksine daha dayanıklı ve uzun ömürlü olduğu gerekçesiyle kullanılmaya başladığını aktaran Deveci, son yıllarda ise toprakta, denizde hatta havada bile plastik poşetlere rastlandığını ve bunun önüne geçilemediğini ifade etti. Çevre alanında çalışmalar yürüten uluslararası sivil toplum kuruluşu Uluslararası Kirleticileri Yok Etme Ağı yöneticisi Bjorn Beeler, hem anlaşmanın önemine hem de son toplantıya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Plastik kullanımında mevcut gidişatın devamı halinde 2060 itibarıyla küresel plastik miktarının, bugünkünün 4 katına ulaşacağını belirten Beeler, plastiğin birçok malzemenin yerini aldığını ve sektörün bu kadar büyümesinin ilk sebebinin, enerji sektöründe petrol ve doğal gaza talepteki değişkenlik olduğunu söyledi. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya-Metalurji Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Reza Nofar, "Sürdürülebilir, yeşil ve doğa dostu, yenilikçi plastiklerin halihazırda kullanılan petrol bazlı plastiklerin yerine geçmesini amaçlıyoruz. Burada çevre kirliliğini, çevresel atıkları, plastik tüketimini ve petrole bağımlılığımızı azaltmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Bu hedef doğrultusunda biyobazlı, biyouyumlu ve doğada çözünebilen plastik bazlı malzemelerin farklı formülasyonlarını geliştirdiklerini anlatan Nofar, bunların otomotiv, inşaat, paketleme, ısı ve ses yalıtımı gibi mühendislik alanlarında kullanılmasını planladıklarını dile getirdi. Tarımsal alanlardaki mikroplastik varlığıyla mücadele amacıyla "Topraklardaki mikroplastik kirliliğinin giderimine yönelik biyoteknolojik uygulamalarla tasarlanan biyoremediasyon metotlarının geliştirilmesi" başlıklı TÜBİTAK 1001 projesi yürüten İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevcan Aydın, AA muhabirine, mikroplastiklerin topraktaki biyoçeşitliliğin azalmasına ve toprakta yaşayan canlı türlerinin ölmesine neden olduğunu söyledi. Topraklardaki mikroplastiklerin çevreyi sucul alanlardaki mikroplastiklerden çok daha fazla etkilediğine dikkati çeken Aydın, Birleşmiş Milletler (BM) verilerine atıfta bulunarak özellikle tarım arazilerinde, okyanuslardakinden 4 ila 24 kat daha fazla mikroplastiğin bulunduğu ve insan vücuduna giren mikroplastiklerin büyük kısmının topraklardaki mikroplastiklerden kaynaklandığı bilgisini paylaştı. (Kaynak: AA)