Dr. Thaer Ahmad, Filistinlilere yönelik olumsuz algıyla mücadeleyi anlattı
Malezya asıllı gazeteci ve yapımcı ABD'li Poh Si Teng'in yönetmenliğini üstlendiği ve Sundance Uluslararası Film Festivali'nde gösterilen belgesel, farklı inanç
Malezya asıllı gazeteci ve yapımcı ABD'li Poh Si Teng'in yönetmenliğini üstlendiği ve Sundance Uluslararası Film Festivali'nde gösterilen belgesel, farklı inanç ve kimliklere sahip üç doktorun Gazze'deki savaş ortamında yürüttüğü sağlık mücadelesini izleyiciye aktarıyor.
Filistinli, Yahudi ve Zerdüşt kökenli üç doktorun mesleki sorumlulukları etrafında gelişen hikayelerin anlatıldığı yapım, acil ameliyatlardan ABD'deki siyasi süreçlere, sağlık çalışanlarının savaş koşullarındaki tanıklıklarını merkeze alıyor.
Film, üç doktorun, mağdurların yaşadıklarını Washington'daki karar alma çevrelerine, ABD ve İsrail medyasına taşımaya yönelik çabalarını da yansıtıyor.
Belgeselde yer alan Filistinli doktor Dr. Thaer Ahmad, AA muhabirine belgesele ve Gazze'nin şu andaki sağlık koşullarına dair açıklamalarda bulundu.
Ahmad, film fikrinin Poh Si Teng'in vesilesiyle ABD'li Yahudi doktor Dr. Mark Perlmutter'in Gazze'deki hastanelerde yaşadığı zorluklar ve şahit olduklarından ortaya çıktığını söyledi.
Belgeselde kendisiyle birlikte yer alan Perlmutter ile Dr. Feroze Sıdhwa'nın, hayatta farklı deneyimlere sahip olduğunu ve farklı geçmişlerden geldiğini aktaran Ahmad, bu anlamda belgeseli küresel bir izleyici kitlesine hitap edebilecek bir film olarak düşündüklerini ifade etti.
Thaer Ahmad, ilk başta böyle bir belgeseli ABD'de yapmanın kaynak bulmak açısından oldukça zor olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Türkiye'de herkes Gazze'de neler yaşandığı ve orada ne olduğuyla ilgili bilgi sahibi ama öbür tarafta bu gerçekleri inkar eden insan sayısı çok fazla. Dolayısıyla önce ABD'de insanları gerçeklere inandırmamız lazımdı. Bu belgesel, hem yönetmen Poh Si Teng için hem yapımcılar hem de ABD'li doktorların kariyerleri için tehlikeliydi. Her taraftan mimlenmek söz konusuydu. Tabii hala Gazze'deki soykırımı ABD'de konuşmak zor. Fakat kamuoyunun fikri anlamında bu durum gittikçe iyileşiyor.”
Çekimler öncesi Poh Si Teng'in Chicago'da "Küçük Filistin" olarak adlandırılan bölgeyi gezdiğini dile getiren Ahmad, orada Filistinli göçmenlerin hikayesini dinlediğine işaret etti.
Dr. Ahmad, belgeselin amacına da değinerek, "Burada savaştığımız en büyük şey Filistinlilerin, insanlıktan çıkmış gibi gösterilmesiydi. Yani unvanınız ne olursa olsun, doktor, mühendis olabilir ama 'Filistinli doktor' ya da 'Filistinli mühendis' dendiği zaman otomatik olarak Amerika'da ciddi bir kesim tarafından kötü bir karakter olarak algılanıyorsunuz. Bizim en büyük amacımız bu kötü algıyla savaşmaktı." dedi.
Gazze'de görev yapan bir doktorun bebeğini kaybetmesiyle yaşadığı acının belgeselde kendisini çok etkilediğini vurgulayan Ahmad, "Benim için en önemli sahne buydu. Çünkü hangi dili konuştuğu, hangi dine inandığı ya da dünyanın neresinde olduğu önemli değil. Karşımızda bebek kızını kaybetmiş bir baba vardı. Bu dinin, kimliğin ve milliyetin ötesinde, evrensel bir acı." ifadelerini kullandı.
Ahmad, Gazze'de sağlık koşullarının felaket durumda olduğunu ve her gün doktor arkadaşlarıyla konuştuğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Gazze'de topraklar küçülüyor, insanlar açlıkla mücadele ediyor ve maalesef yardım gelmiyor. En önemli şey şu anda oraya ulaşımın sağlanması yani sınırların açılması, özellikle yardım malzemelerinin geçişinin serbestleşmesi ve insanların en azından bir miktar koruma altına girmesi."
Gazze'de kanser hastası çocukların tedavi için Kudüs'e götürülmesi gerektiğine dikkati çeken Ahmad, "Bu geçişlerin yapılabilmesi gerekiyor. Biz bu hasta çocukların Birleşik Arap Emirlikleri'ne ya da Londra'ya gitmesini istemiyoruz. Filistinli çocukların yine Kudüs'te Gazzeli doktorlar tarafından tedavi edilebilmesini istiyoruz. Tabii bu sorun sadece 7 Ekim 2023'te başlayan bir sorun değil, İsrailliler Batı Şeria içerisinde bile bir yerden bir yere gitmeyi kısıtladıkları için, bu önümüzdeki kısıtlamalar, engeller bizim için en büyük sorunlardan." dedi.
Dr. Ahmad, doktor arkadaşlarıyla iki yıldır Gazze'de yardım etmek için çabaladıklarını söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ama bu filmin anlattığı kadar etkiyi hiçbir şekilde yaptığımız çalışmalarla elde edememiştik. Bu film, çok büyük bir etkiyi beraberinde getirdi. ABD'lilerde filmi görünce bir hareketlenme oldu. Biz insanlara şunu gösterdik, vergi olarak ödedikleri dolarlar hiçbir düşmanlıkları olmamasına rağmen hükümet mekanizması sayesinde Filistinli çocuklara bomba olarak düşebiliyor. Bu bağlantıyı da biz kurmuş olduk."
Filmin farklı kesimlerde farklı etkiler oluşturduğunu aktaran Ahmad, bazı izleyicilerin yaşananlara insani açıdan, bazılarının ise kamu kaynaklarının kullanımı açısından yaklaştığını belirtti.
Ahmad, Batı medyasında Filistin'e ilişkin söylemler konusunda çeşitli tartışmalar bulunduğunu, filmin bu konuda da bazı önyargıları kırdığını dile getirdi.
"Amerikalı Doktor" adının seçilmesine de değinen Ahmad, ABD'deki izleyicilerin dikkatini çekmek açısından bilinçli bir tercih olduğunu ve filmin Amerikalı doktorların sahadaki deneyimlerini ve tanıklıklarını merkeze aldığını sözlerine ekledi.
Gazze Sağlık Bakanlığı son verilerine göre, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 39'a yükselirken, yaralı sayısı 172 bini aştı. Bölgede enkaz altında halen çok sayıda kişinin bulunduğu belirtiliyor.
(Kaynak: AA)