⚡ Ajans Online
GÜNCEL

DSÖ’den korkutan Ebola uyarısı

Ghebreyesus, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi'nde Akredite Basın Mensupları Birliği (ACANU) üyesi gazetecilerle DSÖ'nün merkezinde bir araya gelerek, küresel s

📍 Ağrı
Ghebreyesus, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi'nde Akredite Basın Mensupları Birliği (ACANU) üyesi gazetecilerle DSÖ'nün merkezinde bir araya gelerek, küresel sağlık meselelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "KDC'deki Ebola salgını, kayıtlara geçen en büyük ikinci ve şimdiye kadar gördüğümüz en hızlı yayılan salgın." ifadesini kullanan Ghebreyesus, vaka sayısının 6 bini geçtiğini ve ölümlerin 3 bine ulaştığını kaydetti. Ghebreyesus, salgının şu anda altı ilde 60 sağlık bölgesini etkilediğini ve çok geniş bir coğrafi alanı kapsadığını vurgulayarak, "İturi eyaleti, vakaların yüzde 85'ini ve ölümlerin yüzde 88'ini oluşturarak salgının merkez üssü olmaya devam ediyor." dedi. Ölümlerin çoğunun tedavi merkezleri dışında gerçekleşmesinin en endişe verici durum olduğunun altını çizen Ghebreyesus, salgın nedeniyle ölenlerin güvenli bir şekilde defnedilmemesinin bulaşmayı körüklediğine değindi. Ghebreyesus, "(KDC'de) Birçok ölüm, bilinen temaslılar listesinde olmayan kişiler arasında gerçekleşiyor. Bu, bilmediğimiz bulaşma zincirlerinin olduğu anlamına geliyor. Her zincir bulunup kırılana kadar salgın devam edecek. Bu durum, KDC'ye, komşularına ve bölgenin tamamına tehdit oluşturmaya da devam edecek." diye konuştu. Ebola salgınının, bu bölgedeki halkın karşı karşıya kaldığı tek sağlık tehdidi olmadığının altını çizen Ghebreyesus, KDC'nin bu bölgesinin on yıllardır çatışma, yerinden edilme, yoksulluk ve açlık nedeniyle acı çektiğini söyledi. Ghebreyesus, DSÖ'nün KDC hükümetinin liderliğinde, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) ve diğer birçok kuruluşla ortaklık içinde müdahalenin her alanını genişletmek için çalıştığını vurgulayarak, buraya 330 tondan fazla acil durum malzemesi ve 300'den fazla uzman görevlendirdiklerini kaydetti. Bundibugyo virüsüne karşı iki yeni aşı için İngiltere ve Kanada'da güvenlik denemelerinin yapıldığını belirten Ghebreyesus, "Önceki Ebola salgınlarının çoğundan sorumlu olan Zaire ebolavirüsüne karşı onaylanmış bir aşı da var ancak bunun Bundibugyo virüsüne karşı etkili olup olmadığını bilmiyoruz. DSÖ, ekim veya kasımda başlayacak olan KDC'deki etkinlik denemelerine her üç aşıyı da ilerletmek için ortaklarla birlikte çalışıyor." dedi. Ghebreyesus, Gazze'de insani krizin derinleştiğini ve kış ayları yaklaşırken büyük halk sağlığı risklerinin arttığını kaydetti. - "Gazze'nin zaten aşırı yüklenmiş sağlık sistemi bu artışları yönetecek donanımda değil" Çoğu kişinin aşırı kalabalık çadır kamplarında yerinden edilmiş durumda olduğunu anımsatan Ghebreyesus, "Taşan kanalizasyon, biriken atıklar ve güvenli suya erişimin sınırlı olması giderek daha tehlikeli koşullar oluşturuyor. Su kirliliği artıyor ve bu yıl akut sulu ishal vakaları neredeyse iki katına çıktı. Yağmurların başlamasıyla birlikte, sel sularının kanalizasyon ve kirlenmiş suyu yoğun nüfuslu bölgelere yayarak hastalık riskini artırması muhtemel. Gazze'nin zaten aşırı yüklenmiş sağlık sistemi bu artışları yönetecek donanımda değil." değerlendirmesinde bulundu. Gazze'de rehabilitasyon ihtiyacının da çok büyük olduğuna değinen Ghebreyesus, uzuvları ampute edilen 6 bin 600'den fazla kişinin uzun süreli rehabilitasyon ve protez veya ortez hizmetlerine ihtiyaç duyduğunun altını çizdi. Ghebreyesus, "Tekerlekli sandalye ve koltuk değneği gibi yardımcı cihazlar Gazze'ye girmiş olsa da DSÖ'nün 2 yıldan fazla süredir Gazze'ye protez ve rehabilitasyon ekipmanı göndermesine izin verilmiyor. Sonuç olarak uzuvlarını kaybedenlerin sadece küçük bir kısmı protez cihazı alabildi. Gazze'deki Filistinlilerin ihtiyaçlarını karşılamak için gereken ölçekte temel ilaçların, rehabilitasyon ekipmanının ve halk sağlığı malzemelerinin engelsiz ve hızlandırılmış bir şekilde girişini tekrar talep ediyoruz." diye konuştu. - "Kurtarılan her hayat çok önemlidir" AA muhabirinin "Gazze'ye daha fazla insani yardım ulaştırılması için İsrail'e nasıl bir baskı yapılmalı?" sorusunu yanıtlayan DSÖ'nün İnsani Yardım, Afet Eylemi ve Sağlık Acil Durumları Müdahaleleri Birimi Başkanı Teresa Zakaria, birçok farklı kriz bölgesinde yıllar içinde şartlar ne kadar kısıtlı, zor ve karmaşık olursa olsun her zaman yapılabilecek şeylerin olduğunu belirtti.Zakaria, "Hala kurtarılan her hayat çok önemlidir. Bu da bizi umutsuzluğa kapılmamaya ve çalışmaya devam etmeye itiyor. Ekim 2023'ten bu yana DSÖ ile bölge sağlık ekibini ve ayrıca hizmetlerin uygun şekilde devam etmesini sağlamak için sahada kalan ve ayrılmayı reddeden birçok ortağımızı da gördük. Gazze'de daha iyi ve güvenli erişimin yanı sıra daha insancıl eğitim sağlanması için yeterli kolektif talebin olmasını sağlamak için tüm dünyaya çağrı yapmaya devam ediyoruz." diye konuştu.Gazze'ye az da olsa insani yardımların giriş yapmasının önemine işaret eden Zakaria, Gazze için engelsiz erişim ve burada acı çeken nüfus için daha insancıl koşulların sağlanması talebinde bulundu. - "Nepal'de 1000'den fazla ölüm bildirildi, binlerce kişi hala kayıp" Ghebreyesus, geçen hafta Nepal-Çin sınırında meydana gelen ani selin, yıkıcı can kayıplarına ve geniş çaplı tahribata neden olduğunu kaydetti. Arama ve kurtarma çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Ghebreyesus, "Nepal'de 1000'den fazla ölüm bildirildi, binlerce kişi hala kayıp. Çin'de de ölümler ve kayıp kişiler var. Yolların, köprülerin, elektrik ve iletişim ağlarının hasar görmesi nedeniyle tüm topluluklar izole kaldı, birçok sağlık tesisi ise yıkıldı ve artık çalışmıyor." dedi. Ghebreyesus, felaketin ardından saatler içinde ve Nepal hükümetinin talebi üzerine acil sağlık malzemeleri, enfeksiyon önleme ve kontrol malzemeleri ve geçici tesisler seferber ettiklerini hatırlattı. Nepal'deki gözetim ve müdahaleyi güçlendirmek için fonlar tahsis ettiklerini ve ek personel görevlendirdiklerini vurgulayan Ghebreyesus, "Şu anki en büyük endişemiz salgın riski ve ihtiyaç duyanlar için temel sağlık hizmetlerinin yeniden sağlanmasıdır." değerlendirmesinde bulundu. - Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölümüne neden oldu Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı. KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti. Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü. KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti. Yetkililere göre, mayısta patlak veren Bundibugyo Ebola varyantının onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor. (Kaynak: CNN)