Elif Mavi'nin Ardından…
Eskişehir’de, 4 yaşındaki Elif Mavi’nin kaza sonrası görüntülerini izledim.İnsanın gerçekten içi parçalanıyor…Henüz çocukluğunu doyasıya yaşayamadan aramızdan a
Eskişehir’de, 4 yaşındaki Elif Mavi’nin kaza sonrası görüntülerini izledim.İnsanın gerçekten içi parçalanıyor…Henüz çocukluğunu doyasıya yaşayamadan aramızdan ayrılan küçücük bir yavru.Bir anne ve babanın evladını kaybetmesinin ne demek olduğunu düşünmeyi bile insanın yüreği kaldırmıyor.Elbette hukuk devletinde kararlar, deliller ve kanunlar çerçevesinde verilir.Yargı süreci devam ederken hiç kimse hakkında peşin hüküm vermek doğru değil.Ancak adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında da karşılık bulması gerekir.Kaza sonrası verilen ev hapsi kararının ardından savcılığın itiraz etmesi ve sürücünün gözaltına alınması, bu açıdan son derece önemli.Çünkü toplum vicdanı, çok hassas bir terazidir.Devletin ilgili kurumlarının, kamuoyunun hassasiyetini ve yaşanan acının büyüklüğünü gözeterek gerekli hukuki adımların atılmasına dikkat etmesi, adalete olan güven açısından son derece kıymetlidir.Bu hassasiyetleri nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına ve Adalet Bakanlığına teşekkür etmek gerekir.Elif Mavi artık aramızda değil.Ama onun ardından verilecek her karar, yalnızca bir dosyanın hukuki sonucundan ibaret olmayacak.Aynı zamanda toplumun adalete, hukuka ve devletine duyduğu güven açısından da anlam taşıyacak.Anne ve babasının ne yaşadığını düşünmek bile çok zor…Allah onlara sabır versin.Minik Elif Mavi’nin mekanı cennet olsun.Allah, kimseyi evladıyla sınamasın.Ve bu acının bir başka ailenin başına gelmemesi için hepimize düşen dersleri de unutturmasın.Son günlerde aşiret düğünleri yeniden gündemimizde.Sosyal medyada paylaşılan videolara bakıyorum.Milyonlarca liralık takılar, desteler halinde paralar, lüks araçlar ve adeta servet gösterisine dönüşen düğünler…Elbette herkesin düğünü kendisine.Gelenekler yaşatılacak, insanlar sevinçlerini paylaşacak, aileler evlatlarını evlendirecek.Bunda hiçbir sorun yok.Ancak işin başka bir boyutu var.Bu kadar büyük servetlerin kaynağı nedir?Bu noktada MASAK’ın devreye girmesi ve geçtiğimiz günlerde Van’da gerçekleşen düğünle ilgili inceleme talep edilmesi, son derece önemli.Maksadım belirli bir aşireti, aileyi veya kişiyi hedef almak değil.Kim olursa olsun…Milyonlarca liralık servet söz konusuysa, bunun kaynağının sorulması son derece doğaldır.Eğer ortada hukuka uygun, kayıtlı ve açıklanabilir bir gelir varsa zaten yapılacak inceleme bunu ortaya koyacaktır.Ama tam tersine, açıklanamayan bir para trafiği veya kayıt dışı bir gelir varsa devletin ilgili kurumlarının bunun üzerine gitmesi gerekir.Ben, MASAK’ın bu konuda inceleme yapmasını bu nedenle önemli buluyorum.Varsa suç, gereği yapılır.Yoksa da insanlar aklanır.Ama en önemlisi, hakikat ortaya çıkar…Yeni eğitim-öğretim yılı başlıyor.Milyonlarca öğrenci, yeniden okul yollarına düşecek.Kimi ilk kez çantasını sırtına takacak, kimi yıllardır aşina olduğu okul sıralarına yeniden oturacak.Ben de bir baba olarak her eğitim-öğretim yılının başlangıcında, ayrı bir heyecan yaşıyorum.İnsan, ister istemez düşünüyor.Çocuğum iyi bir eğitim alacak mı?İyi öğretmenlerle karşılaşacak mı?Hayallerinin peşinden gidebilecek imkanlara sahip olacak mı?Aslında milyonlarca anne ve babanın kafasındaki sorular bunlar…Çünkü yeni bir eğitim yılı, yalnızca derslerin başlaması anlamına gelmiyor.Bir ülkenin geleceğinin yeniden şekillenmesi anlamına da geliyor.Çocuklarımızı bugün nasıl yetiştirirsek yarının Türkiye'sini de öyle inşa edeceğiz.Bu nedenle eğitim meselesine yalnızca sınavlar, ders kitapları veya okul binaları üzerinden bakmak eksik kalır.Son yıllarda eğitim altyapısında, dersliklerde ve teknolojik imkanlarda önemli gelişmeler yaşandı.Yeni dönemde, hem öğrencilerimizin hem de öğretmenlerimizin de daha huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamına ihtiyacı var.Velilerin üzerindeki ekonomik yükü de göz ardı etmemeliyiz.Kırtasiye masrafları, servis ücretleri ve okul ihtiyaçları derken eğitim dönemi bazı aileler için ciddi bir maliyet anlamına geliyor.Çocuğunun ihtiyacını karşılamak için zorlanan anne babaların kaygısını da konuşmak zorundayız.Çünkü eğitim, yalnızca sınıfta başlamıyor.Bir çocuğun okula huzur içinde gidebilmesiyle başlıyor.Bir baba olarak benim de en büyük dileğim bu.Çocuğumun okul kapısından içeri girerken gözlerindeki heyecanı görmek, eve döndüğünde öğrendiklerini anlatmasını dinlemek…Bundan daha kıymetli çok az şey var.Yeni dönemde beklentimiz büyük.Yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize hayırlı olmasını diliyorum.Çocuklarımızın gözlerindeki heyecan hiç eksilmesin…
(Kaynak: ENSONHABER)