Ersan Şen'den Kaşif Kozinoğlu yorumu: Umarım aydınlanır
ERSAN ŞEN'İN GÜNDEMİ YORUMLADIĞI PROGRAMI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZGündemde Kaşif Kozinoğlu dosyası var. Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de S
ERSAN ŞEN'İN GÜNDEMİ YORUMLADIĞI PROGRAMI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZGündemde Kaşif Kozinoğlu dosyası var. Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunduğu sırada hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma, 15 yıl sonra yeniden açıldı.Ergenekon soruşturması kapsamında 10 Mart 2011'de tutuklanan Kozinoğlu, mahkemede ilk kez savunma yapmasına kısa bir süre kala koğuşunda rahatsızlanmış, Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edilirken, yaşamını yitirmişti.Soruşturma gittikçe derinleşirken, Ersan Şen de Ensonhaber YouTube kanalında konuya dair konuştu. Ceza Hukukçusu Prof. Ersan Şen, Kozinoğlu dosyasına dair şöyle dedi; "Öncelikle Allah rahmet eylesin. Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli bir görevlisi, MİT mensubuydu. O dönemde vefatıyla ilgili oldukça ciddi iddialar ortaya koyuldu. Bir soruşturma da yapıldı. Takipsizlik kararıyla sonuçlandı. Ama takipsizlik kararları kesin nitelik arz etmiyor. Yeni delil ortaya çıktığında bir soruşturmanın tekrar canlanabilmesi mümkün. tekrar delil araştırması, işte şüphelilerle ilgili iddiaların değerlendirmesi gündeme geliyor.Ama üzerinden elbette 15 yıl geçtiği için fethi kabirden zehirlenme ile ilgili iddialar varsa belki bir sonuç alınabilir ama onun dışında kesici delici efendim işte ateş silah yarası gibi iddiaların değerlendirilmesi mümkün oluyor. Ama rahmetli de öyle bir iddia gündeme gelmedi. Zorlamalı ölüm mü bu? Ya da doğal bir ölüm mü? İşte kalp krizine veya damar hastalıklarına bağlı. Biliyorsunuz o zaman iddialar bu çerçevede değerlendirilmişti. Umarım aydınlanır. Önemli bir mesele.Tabii Türkiye acı bir FETÖ dönemi geçirdi. O dönem bütün iddiaların değerlendirilmesi lazım. Ama sırf şüpheden hareketle hemen şu veya bu diye değerlendirmekten ziyade bizim somut delillere bakmamız lazım. Bu çerçevede konu değerlendiriliyor. Çok yönel olarak tabii basında, insanlar da, kamuoyu da yakından takip ediyor görüyorum.Vallahi dünyada birçok dizi, film hatta çizgi film için bu tür iddialar ortaya koyulur. Geleceği haber veriyor. 3 sene sonrasını, 5 sene sonrasını. FETÖ dönemi tabii ülkenin karanlık bir dönemi. Aydınlatılması gereken bir dönem. Ben özellikle siyasi boyutu yönüyle aydınlatıldığını düşünmüyorum. Orası hep bir karanlıkta kaldı. Yani bir türlü üzerine gidilmedi. Daha ziyade halktan insanların çünkü bunların ele başları kaçtı. Bazen getiriliyorlar ama Amerika'da, Almanya'da, muhtelif Avrupa memleketlerinde ciddi koruma kollama görüyorlar. Bu bahsettiğiniz diziyile ilgili de Türkiye'de biliyorsunuz uzun yıllardır yine FETÖ döneminde çekilen bazı dizilerle ilgili de bu iddialar gündeme getirildi. Bunlara tesadüf denilemez elbette. Şimdi olmuş bir hadisenin üzerinden elbette senaryo üretebilirsiniz. Onu film karakterlerine veya bir film senaryosuna, dizi senaryosuna uygulayabilirsiniz.Ama olmamış hadiseyi önden bu kadar tahmin etmek suretiyle ortaya koymak akla ziyan. Bu tür tabii insanı rahatsız eden, beynini rahatsız eden efendim işte bilimle ilimle açıklanmayacak denir ya hani konular gündeme geldiğinde bunları tesadüf olarak algılamak mümkün değil. Çünkü FETÖ döneminin en önemli meselelerinden birisi hatta sonra ben çok da eleştirdim o dönemde de böyle önden yükleme yaparlardı. Efendim işte sosyal medyadan başka yerlerden şu olacak, bu olacak işte şu soruşturma olacak, şu kişiyle ilgili birtakım iddialar, itibar, suikastleri. Tabii bu tür bir iddia bunun daha ileri boyutu. Bu iddianın oturup da efendim işte bunların hepsi tesadüf, bizim tamamen o anda kendi uydurmamız, birtakım böyle tahminlerimiz veya senaryolaştırdığımız bir kurgu denemez üzerinden geçmeleri mümkün değil. Ama iddia sahibi iddiasını ispat etmek zorunda."
(Kaynak: ENSONHABER)