Eski Mısır Dışişleri Bakanı Şükri, CNN TÜRK'e konuştu
-Birkaç hafta önce Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarını davet etmişti. Türkiye’nin Orta Doğu’da barış çabaları ve aynı zamanda ülke
-Birkaç hafta önce Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarını davet etmişti. Türkiye’nin Orta Doğu’da barış çabaları ve aynı zamanda ülkenizin savaşın yayılmasını önleme konusundaki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
‘’Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’dan oluşan dörtlü mekanizma, İran’daki savaşı çözmeye çalışmak, barışçıl bir çözüm bulmak ve çatışmanın iki tarafı arasındaki farkları kapatmak açısından önemli bir unsurdur; böylece kalıcı bir ateşkese, çatışmaların sona ermesine ve bu savaşın bitmesine ulaşabiliriz. Dört ülkenin de yürüttüğü çabalar takdire şayandır ve durum üzerinde etkide bulunabilme kapasiteleri ile bölgedeki büyüklükleri ve önemleri açısından gereklidir.’’
-Ancak şu anda bu çabalarla savaşı ya da çatışmayı durdurmanın bir yolu var mı? Çünkü savaş devam ediyor.
‘’Bu çabalar, taraflar arasındaki farkları kapatmak ve çatışan taraflar arasında arabuluculuk yapmak açısından gereklidir. Umarız sonuç verirler ve her iki tarafın da kabul edebileceği bir çözüme ulaşılabilir.’’
-Giderek daha da yalnızlaşan, soykırımcı Netanyahu hükümeti çok saldırgan hale geldi. Öncelikle size şunu sormak istiyorum: İsrail ve yarattığı tehdit hakkında ne düşünüyorsunuz?
‘’İsrail politikaları, sizin de belirttiğiniz gibi saldırgandı ve askeri eylemlere başvurdu; gerek Gazze’deki ve Gazze halkı üzerindeki yıkıcı etkiler açısından gerekse 70 binden fazla sivilin öldürülmesi açısından — bunların üçte biri kadın ve çocuk. Ayrıca Lübnan’da, Suriye’de ve İran’la olan savaşta askeri gücünü kullandı. Bunların hepsi bölgenin güvenliği açısından istikrarsızlaştırıcı unsurlar.’’
-Buna soykırım diyor musunuz?
‘’Gazze’de yaşananlar elbette bir soykırımdır. Lübnan'da da yine, yakıp yıkma politikaları, yıkım ve sivillerin ayrım gözetmeksizin hedef alınması kabul edilemezdir ve savaş suçu olarak değerlendirilir.’’
-Bugünlerde İsrail, Türkiye’ye karşı giderek daha saldırgan hale geliyor. Türkiye ile İsrail arasında herhangi bir çatışma ihtimali öngörüyor musunuz?
‘’Elbette, politikalar çatışmacı olduğunda bunun tırmanması her zaman bir tehdittir. Ancak bunun yaşanmamasını umuyoruz. Bölgede daha fazla askerî tırmanış görmeye ihtiyacımız yok. Varsayımsal olarak elbette, herhangi bir çatışma siyasi olmaktan çıkıp askerî bir çatışmaya dönüşebilir.’’
-İsrail, Yunanistan ve Rum Kesimi arasındaki son dönemde artan koordinasyon ve yakınlaşmanın bölgesel güvenliğe katkıda bulunabileceğini düşünüyor musunuz? Bu üç ülke arasındaki koordinasyon hakkında ne düşünüyorsunuz?
‘’Başkalarının iş birliği hakkında yorum yapmak istemem. Bu iş birliği, başkalarının çıkarlarıyla çatışmadığı ve güvenlik ile barış amaçları doğrultusunda yürütüldüğü sürece uluslararası ilişkilerin kabul edilebilir bir biçimidir. Yalnızca uluslararası hukukla çeliştiğinde ya da iyi komşuluk ilişkileri ilkelerine bağlı kalmadığında sorunlu hale gelir.’’
-Türkiye bugünlerde bu ittifakı kendisi için bir tehdit olarak görüyor. Mısır açısından nasıl değerlendirebilirsiniz?
‘’Mısır, her zaman bölgedeki tüm ülkeler arasında barışçıl ve dostane ilişkileri savunur; çatışmaya ya da askerî faaliyetlere başvurulmamasını ve uluslararası ilişkilerin yürütülmesinde uluslararası hukukun sınırlarının tanınmasını destekler.’’
-Ülkeniz Mısır ile Türkiye’nin ortak barış çabaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
‘’Kesinlikle, ikimiz de bölgede barış ve güvenliği sağlamlaştırmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Bu konu büyük önem taşıyor; özellikle Gazze’de, Filistin’in işgal altındaki topraklarında yaşanan karmaşa sürerken ve Filistinliler hâlâ iki devletli çözüm temelinde bir devlete kavuşma yönündeki hedeflerine ulaşamamışken. Lübnan’daki çatışma, Suriye’deki çatışma ve İran’daki çatışma; bunların hepsi bölgenin barışı, güvenliği ve refahı açısından son derece zararlıdır. Mısır, Türkiye ve bölgedeki diğer devletlerle birlikte barış ve güvenliği güçlendirmek için iş birliği yapıyor. Umarız çabalarımız bölge halklarının yararı için sonuç verir.’’
-Türklere ya da bölge halkına son mesajınız nedir?
‘’Mısır, ortakları ve dostlarıyla etkili ve olumlu biçimde iş birliği yapmaya devam edecektir; bunu devletler arasındaki dostane ilişkiler ve uluslararası hukuk temelinde sürdürecektir. Umarız hem siyasi hem ekonomik alanda iş birliğini genişletmeye devam ederiz; bu da bölge halklarının yararına olacaktır.’’
(Kaynak: CNN)