⚡ Ajans Online
YAŞAM

Eskişehir'de çocukluk hatası antikacı yaptı

Eskişehir'de yaşayan Hakan Akın'ın antikacılığa uzanan hikâyesi, çocukluk yıllarında dedesinden kalan pul koleksiyonuyla başladı. Küçük yaşta pulları zarflardan

📍 Eskişehir
Eskişehir'de yaşayan Hakan Akın'ın antikacılığa uzanan hikâyesi, çocukluk yıllarında dedesinden kalan pul koleksiyonuyla başladı. Küçük yaşta pulları zarflardan söken Akın, yıllar sonra bu hatasını telafi etmek için yeniden pul toplamaya yöneldi. Ailesinden kalan eşyaları koruyarak başlayan koleksiyon merakı, zamanla farklı dönemlere ait eserlerin peşine düşmesine ve 10 yıl önce antika ticaretine başlamasına neden oldu.52 yaşındaki Akın, antikacılık serüveninin ailesinden kalan eşyalarla başladığını belirterek, "Ben Hakan Akın, 52 yaşındayım. Bu meslekte 10 yılı devirdik. Benim zaten böyle bir zevkim vardı; dedemden, ailemden kalan eşyalar vardı ve onları satmıyordum. Daha sonra ilgilenmeye, kendim de satın almaya başladım. Eşyalar çoğalınca zamanla işin ticaretine girdik, süreç o şekilde başladı" dedi.Dedesinin bıraktığı pul koleksiyonunu çocukken yeterince koruyamadığını anlatan Akın, zarfların üzerindeki pulları sökmesinin kendisi için önemli bir ders olduğunu söyledi:"Dedem bana bir pul koleksiyonu bıraktı ama ben çocukken iyi koruyamadım. Bilmediğimiz için zarfların üzerindeki pulları söktük, heder oldu, mahvoldu. Hata ettik tabii. Ondan sonra o açığı kapatmak için başkalarından pul satın almaya başladım ve koleksiyonu öyle büyüttüm."Akın'ın dükkânında farklı dönemlere ve hikâyelere ait çok sayıda eşya bulunuyor. Bunlar arasında yurt dışındaki bir sirkten gelen ve palyaçoların kullandığı bisikletin yanı sıra Osmanlı dönemine ait dilekçeler ve özel porselenler de yer alıyor.Dükkânındaki eserlerin farklı hikâyelere sahip olduğunu belirten Akın, "İlginç hikâyesi olan çok eşya var. Mesela gözümüzün önünde sirklerde palyaçoların kullandığı değişik bir bisiklet duruyor. Yurt dışındaki bir sirkten geldi. Herhalde yenisini alınca bu boşa çıktı, sonra da bize nasip oldu. Dükkânda malzeme çok, gelip gidiyor, satılıyor. Osmanlı dönemi dilekçeler var, satılan özel porselenler vardı" ifadelerini kullandı.Antika niteliğinin yalnızca eşyanın yaşına bağlı olmadığını söyleyen Akın, "Bir eşyanın antika sayılması için genelde 100 yılı doldurması gerekir ama 50-60 yıllık çok nadir parçalar da nadirliğinden dolayı antika niteliği taşıyor" dedi.Dükkânına gelenlerin bazı eşyaları görünce kendi çocukluklarına ve aile büyüklerine dair anılarının canlandığını anlatan Akın, müşterilerin geçmişle bağ kurduğunu söyledi.Akın, "Gelen müşteriler 'A ne güzel, bizi geçmişe götürdü. Bu bizim evde vardı, babaannemde, annemde vardı' diye tepki veriyorlar" dedi.Daha önce farklı işlerle uğraştığını belirten Akın, antikacılığın kendisine huzur verdiğini ifade ederek, "Yıllardır esnaflık yapıyorum, daha önce başka işler de işlettim. O zamanlar dükkânımda huzurlu değildim ama burada çok huzurluyum. Burada yatarım, şurada uyurum, hiç sıkıntı değil; burası insana geçmişin o sıcak havasını veriyor" diye konuştu. (Kaynak: ENSONHABER)