⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Esra Albayrak: Daha adil bir dünya için çalışmalıyız

Konuşmasında sömürgeciliğin tarihsel ve zihinsel boyutlarına dikkat çeken Albayrak, “Sömürgeciliğin tüm grameri aslında şu 3 hamlede mevcut; ismini silmek, dili

Konuşmasında sömürgeciliğin tarihsel ve zihinsel boyutlarına dikkat çeken Albayrak, “Sömürgeciliğin tüm grameri aslında şu 3 hamlede mevcut; ismini silmek, dilini ve anlam dünyasını silmek, kendini efendileştirmek” ifadelerini kullandı. Sömürgeci zihniyetin köklerinin modern dünyanın kuruluş sürecine dayandığını belirten Albayrak, “Sömürgeci zihniyetin kökleri modern dünyanın kuruluş anına 1492’ye uzanıyor. Coğrafi keşiflerin başlangıcı aynı zamanda küresel iktidar matrisinin doğum yılıdır. Ekonomik sömürüyle başlayan, dinsel ve ruhsal geniş bir tahakküm düzenine işaret eder” dedi. “Toplumlar Uygar ve İlkel Diye Ayrıldı” Sömürgeciliğin yalnızca ekonomik değil; dillerden dinlere, kıtalardan ten renklerine kadar uzanan derin bir yapı olduğuna dikkat çeken Albayrak, “Malthus toplumu kıt kaynaklar üzerinden işleyen bir sözleşme alanı olarak sınıfsallaştırdı. Darwin en güçlü olanın hayatta kalma fikrini geliştirdi. Sosyal Darwinizm aracılığıyla toplumlar uygar, ilkel ve gelişmiş olarak sınıflandırıldı” diye konuştu. “Zihin sömürgenin son kalesidir” sözleriyle sömürgesizleşmenin güçlü bir bilinçle mümkün olacağını vurgulayan Albayrak, “Dil baskılanabilir, tarih saptırılabilir ama zihin teslim olmadıkça dekolonizasyon her zaman mümkündür” ifadelerini kullandı. Gazze ve Yemen Vurgusu Konuşmasında Gazze, Yemen ve Minab’da yaşanan sivil kayıplara da değinen Albayrak, “Filistin’in, Yemen’in, Minab’ın çocuklarının ölümünden geriye doğru baktığınızda, Simz’in zamanından bugüne uzanan kesintisiz bir hat görürüz. Bu paradigmanın bir tasnifi var. Bugün bu, beyaz adamın yükü olarak sözde az gelişmiş ülkelere demokrasiyi getirmek anlatısına dönüşmüş durumda” dedi. (Kaynak: CNN)