⚡ Ajans Online
GÜNCEL

"Filistin Sözlüğü" çarpıtılan ve silinmeye çalışılan Filistin anlatısını kalıcı hale getiriyor

Anadolu Ajansı (AA) tarafından düzenlenen "Filistin Sözlüğü" kitabının lansmanına katılan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Prof. Dr. H

📍 Ağrı
Anadolu Ajansı (AA) tarafından düzenlenen "Filistin Sözlüğü" kitabının lansmanına katılan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Prof. Dr. Halid Üveysi, Filistin'in Ankara Büyükelçiliğinden Başkatip Husam Serhan ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Kudret Bülbül, sözlüğe ve AA'nın Filistin meselesi konusundaki çalışmalarına dair AA muhabirine konuştu. Üveysi, son 100 yılda "niteliksel bir nekbe" denebilecek bir durumun yaşandığını belirterek "Yani işgalin kendisi…Toprağın işgalinden daha kötü olan bir şey var; zihinlerin işgali. Kavramları özgürleştirmek ve yeniden anlamlandırmak, bu meselenin temel noktalarından biridir." ifadelerini kullandı. "Filistin Sözlüğü" dahil genel olarak AA'nın Filistin konusunda farkındalık oluşturmak ve Filistin'in sesini dünyaya duyurmak için yaptığı çalışmaların çok önemli olduğunu vurgulayan Üveysi, "Hatta kamuoyu açısından son derece önemli. Bu, maalesef küresel medyaya ve mevcut anlatılara hakim olan siyonist anlatıyla mücadele etmenin en iyi yollarından biridir." dedi. Üveysi, bu nedenle kendi anlatılarını kalıcı hale getirmeleri ve ön plana taşımaları gerektiğine işaret ederek, böylece Mescid-i Aksa'nın, Kudüs'ün ve Filistin'in özgürleştirilmesinden önce zihinsel ve bilgisel bir özgürleşme gerçekleşebileceğini dile getirdi. Sözlükte çok sayıda kavram olduğunu aktaran Üveysi, "Mesela 'yerleşimciler'... Evet. Aslında onlar yerleşimci değiller. Biz Filistin'de onlara 'yerleşimci' diyoruz çünkü gelip topraklara yerleştiler ve toprağı işgal ettiler. Fakat daha doğru ifade, Türkçede 'bu toprakları gasbedenler' veya 'toprakların gaspçıları' şeklinde olabilir. Bunun Anadolu Ajansında kullanılmaya ve terminolojiye yerleşmeye başlaması, inşallah zamanla dünyaya da yayılması, Filistin meselesiyle ilgili mevcut anlatıyı çok ciddi biçimde etkiler." değerlendirmesinde bulundu. Üveysi, sözlüğün daha kapsamlı bir versiyonu üzerinde çalışmak üzere başka bir proje olduğunu söyleyerek "Siyonist anlatının" kırılmasının hedefleneceğini ifade etti. Bugün Filistin meselesini anlatı üzerinden değiştirebileceklerine işaret eden Üveysi, "İnşallah bu, yolun sonunda önce zihinlerin ve bilinçlerin özgürleşmesine, ardından da toprağın özgürleştirilmesine öncülük edecek." dedi. Üveysi, sözlüğün başka dillere çevrilmesini de umduğunu dile getirerek, "Böylece etkisi yalnızca Türkiye'de veya Türk dünyasında değil, tüm dünyada hissedilir." diye konuştu. Serhan ise Filistin'de olması nedeniyle lansmana katılamayan Filistin'in Ankara Büyükelçisi Nasri Abu Jaish'in selamlarını ileterek, şunları kaydetti: "(Filistin Sözlüğü) Bu eser, Filistin anlatısının sürekli olarak çarpıtılmaya, tahrif edilmeye ve silinmeye çalışıldığı bir dönemde özel bir önem taşımaktadır. Filistin yalnızca bir isim veya gelip geçici bir mesele değildir; binlerce yıldır topraklarına derin köklerle bağlı bir halkın tarihidir, kimliğidir, medeniyetidir ve ortak hafızasıdır. İşte bu bakış açısından, Filistin'le ilgili kavram ve terminolojiyi bilimsel ve belgeli bir şekilde ortaya koyan, aynı zamanda hakikati gelecek nesillere aktaran bu değerli eserin önemi ortaya çıkmaktadır." Bugün verilen mücadelenin yalnızca toprak için olmadığını, aynı zamanda anlatı, kelime, görüntü ve hakikat için verilen bir mücadele olduğunu vurgulayan Serhan, bu nedenle, gerçeği dünyaya aktarma konusunda medya ve kültür kurumlarının rolünün her zamankinden daha önemli hale geldiğini söyledi. Serhan, bu değerli çabaları dolayısıyla Anadolu Ajansına, yönetimine ve bünyesinde görev yapan tüm çalışanlara içten teşekkürlerini ve takdirlerini sunarak "Aynı zamanda, Filistin halkının yaşamakta olduğu gerçekleri dünya kamuoyuna aktarma konusundaki mesleki ve insani rollerinden dolayı kendilerine şükranlarımızı ifade ediyoruz." dedi. Türkiye'ye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Türk hükümetine ve büyük Türk halkına, Filistin halkına ve onun haklı davasına yönelik kararlı ve destekleyici tutumlarından dolayı derin takdirlerini sunduklarını aktaran Serhan, "Bu kitabın kültür ve medya kütüphanesine değerli bir katkı sunmasını ve dünyanın Filistin'in tarihi, halkı ve meşru ulusal hakları hakkında daha fazla bilgi edinmesini sağlayacak yeni bir pencere olmasını temenni ediyoruz. Filistin her zaman tarihte, hafızalarda ve insan vicdanında varlığını sürdürecektir. Hakikat ise onu silmeye yönelik tüm girişimlerden her zaman daha güçlü olacaktır." diye konuştu. Bülbül de kavramların benliği, kimliği ve anlam dünyasını oluşturduğunu dile getirerek "Bu bağlamda Filistin Sözlüğü gerçekten son derece değerli. Çünkü orada da bir 'siyonlanma' kavramı ifadesi var. O kavramda da ifade ettiğimiz gibi zihin dünyamız, bakışlarımız, kavramlarımız 'siyonlanmış' durumda, İsrailleştirilmiş durumda." ifadelerini kullandı. Başkalarının kavramlarıyla düşünüldüğü için onların dünyasını, bakış açısını ve yaklaşımlarının meşrulaştırıldığını kaydeden Bülbül, Filistin Sözlüğü'nün pek çok kavrama işaret etmesi açısından son derece önemli olduğuna dikkati çekti. Bülbül, sözlükte "siyonist gaspçı" ifadesini kendisinin yazdığını belirterek, "yerleşimci" kavramının "tatile gitmiş ve bir süre sonra ayrılacaklarmış" gibi son derece masum bir durumu çağrıştırdığına işaret etti. "İsrailli siyonist gaspçıların" toprakların kendilerine ait olduğunu iddia ettiğini aktaran Bülbül, "Yani yaptıklarını kutsayan, meşrulaştıran ve hak gören bir bakışa sahipler. Ben belki sözlüğün ifade ettiği anlam açısından bir şey daha söylemek isterim. Anadolu Ajansına bu bağlamda katkıları için son derece teşekkür ediyorum. Şimdi sözlük 273 akademisyen ki birbirini tanımayan, birbirini bilmeyen anlam dünyaları, düşünce dünyaları farklı 273 akademisyen tarafından hazırlandı. Bu gerçekten son derece değerli." diye konuştu. Bülbül, bu başarının Filistin meselesi konusunda Türkiye'nin hassasiyetine işaret ettiğine değinerek, sözlüğün Filistin bağlamında Türkiye çapında bir çalışmaya vesile olduğunu, akademisyenlerin daha küresel düzeyde, küresel vicdanın sesi olabilecek çalışmalara ortak sağduyuya imza atabileceğini dile getirdi. AA Kitap markasıyla yayımlanan 1860 sayfalık eser, farklı bilim alanlarından 273 akademisyen ve araştırmacının 2 yıldan fazla süren çalışması sonucunda hazırlandı. Klasik sözlük anlayışının ötesine geçen eser, hukuktan ekonomiye, kültürden sanata 15 farklı editörlük alanında, her biri akademik makale titizliğiyle hazırlanmış 630 maddeden oluşuyor. Her düzeyden okuyucuya hitap ederek okuma gruplarına yol göstermeyi ve araştırmacıların işini kolaylaştırmayı amaçlayan kitap, 630 maddenin yanı sıra 700'ün üzerinde gönderme, okuma kılavuzları, maddeler arası ilişkilendirme ve okuma önerileri ile kullanıcı dostu bir yaklaşım sağlıyor. Eserde her bir maddenin Arapça, Almanca, Fransızca ve İngilizce karşılıkları da yer alıyor. AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz'ün imtiyaz sahibi olduğu Filistin Sözlüğü kitabının internet sayfası da hazırlanacak ve 3 aylık periyotlarla güncellenecek. (Kaynak: AA)