⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Batı Şeria'daki şiddeti Ekim 2023'ten bu yana katlanarak sürüyor

Sahada hızla tırmanan bu saldırı dalgası, İsrail yargı ve güvenlik mekanizmasının faillere sağladığı cezasızlık zırhıyla korunarak Filistinlileri topraklarından

📍 Ordu
Sahada hızla tırmanan bu saldırı dalgası, İsrail yargı ve güvenlik mekanizmasının faillere sağladığı cezasızlık zırhıyla korunarak Filistinlileri topraklarından sürmeyi amaçlayan sistematik bir ilhak ve mülksüzleştirme aracına dönüştü. İsrail polisinin, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler aleyhine açılan dosyaların yüzde 90'ından fazlasını hiçbir iddianame hazırlamadan kapatması ve mahkumiyet oranlarının yalnızca yüzde 3 seviyesinde kalması, aşırılık yanlısı gruplara fiili bir dokunulmazlık alanı açarken saldırıların pervasızca yinelenmesine zemin hazırlıyor. AA muhabiri, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Ekim 2023'ten bu yana artan saldırılarını derledi. Fransız Le Monde gazetesinin haberine göre, işgal altındaki Batı Şeria genelinde Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları, kundaklamaları ve yıkımları her geçen gün katlanarak arttı. Öyle ki bu olayların çetelesini tutmak neredeyse imkansız hale geldi. Filistinliler için geceleri kendi topraklarında yani Batı Şeria'da seyahat etmek artık tehlikeli kabul ediliyor. Filistinli yetkililer, durumun son haftalarda ciddi şekilde kötüleştiğini bildirdi. Filistin resmi makamlarından 25 Ağustos'ta yapılan açıklamada, "Kabine, yalnızca geçen hafta 470'in üzerinde saldırı kaydedildiğini, bu saldırıların İsrail güçlerinin koruması ve katılımıyla vilayetler genelinde tırmandığını belirterek uyardı." ifadelerine yer verilmişti. Bölgede sağlık çalışanları dahi düzenli olarak hedef alınıyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2026'nın ilk yedi ayında sağlık personeline ve paramediklere yönelik 98 saldırı kaydetti; bu sayı keskin bir artış göstermiş durumda. Ordu veya Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından acil servis hizmetlerinin engellendiği 100'e yakın vaka da bildirildi. İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin uyguladığı şiddet, artık bireysel taşkınlıklar boyutunu aşarak devlet destekli organize bir ilhak ve mülksüzleştirme mekanizmasına dönüştü. İsrail ordusunun resmi kayıtları, insan hakları örgütlerinin saha raporları ve Birleşmiş Milletler verileri; Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023’ten bu yana geçen yaklaşık üç yıllık süreçte Batı Şeria'daki ırkçı suçlar ve organize baskınların her yıl düzenli bir tırmanış gösterdiğini somut rakamlarla ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) verileri, 1 Ocak 2025 ile 30 Haziran 2026 tarihleri arasında Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından 3 bin 33 saldırı gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor. Buna göre Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin 2023 yılında 1291 saldırısı kaydedilirken, bu sayı 2024'te 1449'a, 2025'te 1835'e ve 2026'nın yalnızca ilk dört ayında 761'e yükseldi. Bu tablo; 2025'te ayda ortalama 153 olan saldırı sayısının, 2026'da ayda ortalama 190'a ulaştığını ve aylık saldırı oranında yüzde 24'lük bir artış yaşandığını gösteriyor. Son bir yıl içerisinde işgal altındaki Batı Şeria'nın tüm vilayetleri Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarına maruz kaldı. Filistin makamlarına göre, Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin düzenlediği saldırılarda 1185 Filistinli hayatını kaybetti, 13 bin 177 kişi yaralandı ve 24 bin 600 kişi gözaltına alındı. Ekim 2023'ten bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında hayatını kaybeden 63 Filistinli bulunurken, bu kişilerden 27'si 2026 yılında katledildi. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyine göre, 2026'da işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin düzenlediği saldırılarda 27 Filistinli yaşamını yitirdi. Saldırıların en yoğun yaşandığı merkez yüzde 33 ile Nablus olurken, onu yüzde 19'ar pay ile Ramallah ve El Halil takip etti. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin yol açtığı yaralanma sıklığındaki artış ise tablonun ciddiyetini özetliyor. 2020'de ortalama her 3 günde bir Filistinli, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından yaralanırken, bu oran 2025'te günde 2 kişiye, 2026 itibarıyla ise günde 3'ten fazla kişiye yükseldi. İşlenen suçların temel karakterini fiziksel darp, cinsel istismar, köy yollarının kapatılması, ev ve araç kundaklamaları, taşlı baskınlar ile ses ve gaz bombalı tacizler oluşturuyor. Aynı zamanda zeytin ağaçlarının sökülmesi, su kuyularının tahrip edilmesi ve hayvan hırsızlığı gibi doğrudan geçim kaynaklarını hedef alan tarımsal suçlar, Filistinlileri asırlardır yaşadıkları topraklardan zorla göç ettirmenin en kritik aracı olarak işletiliyor. Bu organize şiddet ağının sahadaki en somut ayağını ise yasa dışı çiftlikler oluşturuyor. Ekim 2023 öncesinde 30 civarında olan yasa dışı çiftlik sayısı, aradan geçen süre zarfında kurulan 90'ı aşkın yeni yerleşimle 120'nin üzerine çıktı. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işlettiği bu yasa dışı çiftlikler, çevre köylere yönelik organize saldırıların, yangınların ve arazi gasplarının doğrudan planlandığı birer operasyon merkezine dönüşmüş durumda. Şiddetin bu denli pervasızca tırmanmasının arkasındaki en temel etken ise İsrail yargı ve güvenlik mekanizmasının sağladığı sistematik cezasızlık politikası olarak öne çıkıyor. İsrailli hak örgütü Yesh Din'in 1 Ocak 2026'da yayımladığı rapora göre, Ocak 2005-Kasım 2025 döneminde Batı Şeria'da Filistinlilere karşı işlenen Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin suçlarına ilişkin İsrail polisinin açtığı ve örgüt tarafından takip edilen soruşturma dosyalarının yüzde 93,6'sı hiçbir iddianame hazırlanmadan kapatıldı. Açılan dosyaların analizine yer verilen raporda, polisin bu vakaların yüzde 82'sinin soruşturulmasında başarısız olduğu kaydedildi. Raporda ayrıca, 2005-2025 yılları arasında Filistinlilere karşı işlenen ideolojik saikli suçlara yönelik soruşturmaların yalnızca yüzde 3'ünün tam veya kısmi mahkumiyetle sonuçlandığı vurgulandı. 20 yılı aşkın süredir devam eden bu durum, cezasızlığın bir ihmalden ibaret olmadığını, aksine İsrail'in savunmasız sivillere yönelik uygulanan şiddeti kasıtlı olarak mümkün kıldığının ve fiilen bu şiddetle işbirliği yaptığının bir kanıtı olduğunu gösteriyor. Bu yapısal koruma nedeniyle Filistinlilerin İsrail makamlarına resmi şikayette bulunma oranı da misilleme korkusu ve adalet inancının yitirilmesi dolayısıyla en dip seviyeye gerilemiş bulunuyor. İsrailli gazeteci ve araştırmacı Neri Zilber, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, seçimler öncesinde "Netanyahu hükümeti tarafından Batı Şeria'yı ateşe vermek için günlük olarak süregelen bir girişim var." diye yazdı. Filistinli makamlar, Başbakan Binyamin Netanyahu ve hükümet üyelerini, özellikle Savunma Bakanı Yisrael Katz, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i işgalcilerin saldırılarına siyasi destek sağlamakla suçladı. Bölgedeki gözlemciler ve Filistin yetkilileri, cezasızlık zırhıyla korunan ve siyaseten himaye edilen bu sistematik şiddetin tek bir nihai hedefi olduğunu vurguluyor: "Batı Şeria’yı fiilen ilhaka hazır hale getirmek, Filistinlileri topyekun tehcir etmek ve uluslararası hukukun tanıdığı iki devletli çözüm ihtimalini kalıcı olarak ortadan kaldırmak." İsrail, 1967'den bu yana Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'yı işgal altında tutuyor. Uluslararası toplum, işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan yasa dışı İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuk kapsamında yasa dışı kabul ediyor. Filistin istatistiklerine göre, işgal altındaki Batı Şeria'da 141 yasa dışı yerleşim birimi ile Yahudi grupların kurduğu ve İsrail yasalarına göre de "kaçak" sayılan 224 kaçak yerleşim noktasında yaklaşık 750 bin İsrailli bulunuyor. Bunların yaklaşık 250 bini, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki 15 yerleşim biriminde yaşıyor. (Kaynak: AA)