"Galip sayılır bu yolda mağlup!"
UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'ta A Milli Takımımız, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından spor yazarları mücadeleyi ve değerlendirdi. "BU
UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'ta A Milli Takımımız, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından spor yazarları mücadeleyi ve değerlendirdi.
"BU YENİLGİYİ HAK ETMEDİK"
Reha Kapsal: "Savunma tamam ama topu kazandığımızda bu hücum geçişini kimlerle yapacağız? Savunmayı hücumun bir parçası olarak kullanmak gerekir. İlk yarı biterken bir 30 ile 45 dakika var. Fransa çok net pozisyonlardan yararlanamadı. Bunu ikinci yarı için teknik heyetimizin iyi okuması gerekiyordu. İkinci yarı daha iyi başladık. Önde oynayarak topa sahip olduğumuz gibi baskılarımız da doğru idi. Bir de köşe vuruşundan İsmail ile net bir golden yararlanamadık. Uğurcan ve Abdülkerim yaptığı bireysel hatadan dolayı çok ucuz bir gol yedik. Burada sorulması gereken soru sezona formsuz giren oyuncuların niye tercih edildiği? Bu onlar içinde iyi değil. Böyle oyuncu kazanılmaz ve rekabet oluşturulmaz. Elbette bundan sonraki bölümde skorlu dengelemek adına riskler almamız gayet doğaldı. Bu bölümde Fransa da milli takımımız da pozisyon buldu. Çok gel gitli bir son 25 dakika oynandı. Takım halinde iyi mücadele ettiğimiz, goller kaçırdığımız bir oyun ortaya koyduk. Şimdi İtalya ve Belçika maçlarında puanlar almak istiyorsak bu oyun seviyemiz yeterli olmadığı gibi bunun çok daha üstüne çıkmamız gerekiyor." (Fotomaç)
"FORVET SORUNUMUZ NET"
Engin Verel: "İlk yarının son 10 dakikasında ise Fransa'nın çok bariz üstünlüğü vardı. İyi de pozisyonlar buldular. Hele Olise'in bir şutu var ki Uğurcan'dan başka kaleci çıkartamazdı. Sağına ve üst köşeye giden topu çok iyi tokatlayıp dışarı attı. Soyunma odasından bizim çocuklar yine iyi döndü. İsmail'in yere çarptırdığı bir kafa şutu var ki kaleci son anda kornere tokatladı. Bu baskının getirdiği özgüvenin nasıl suistimal edildiğini izledik daha sonra. Aşırı özgüven bazen felaket getirir. Uğurcan'dan başlayan hatalar zinciri ve çıkartamadığımız top, dönüp Mbappe'nin ayağından kalemize gol oldu. 10 kişi kaldığımız son dakikaları saymazsak golü yedikten sonra yoğun bir çabamız vardı ama forvet sorunumuz böyle zamanlarda daha net kendini gösteriyor. Fırsat bulsak da atamıyoruz. Bu soruna çözüm bulmamız şart." (Akşam)
"OYUNUN HİÇBİR BÖLÜMÜNDE EZİLMEDİK"
Zeki Uzundurukan: "Fransa'ya karşı iyi futbol oynadık. Oyunun hiçbir bölümünde ezilmedik. Dik durduk, yürekli oynadık. A Ligi'nde ilk sınavımızda kaybettik ama oynadığımız savaşçı ve yürekli futbol ile İtalya maçı öncesinde çok olumlu sinyaller verdik. Mbappe sakatlanıp çıktıktan sonra Fransızların hücum gücü zayıfladı. Dün Fransızlar baskı yaptığında beşli savunmaya döndük. Beklerimiz hücuma katıldı. Özellikle Ferdi'nin hücuma katkısı iyiydi. Oyun disiplininden kopmadan oynamak güzel. Fransa'nın o kadar geniş bir futbolcu havuzu var ki... Bu havuzundan üç farklı milli takım çıkarabilecek yıldızlara sahip bir Fransa'dan bahsediyoruz. Yeni hocaları Zinedine Zidane ile iyi başlangıç yapmak istiyorlardı. Evet kazandılar Başlangıçları iyi oldu belki. Ama öyle abartılacak, tahrip gücü yüksek bir oyunları da yoktu. Fransa'dan sadece ilk yarının son bölümünde baskı yedik. Maçın son anlarında ceza sahası dışında topa koluyla dokunan Uğurcan Çakır, VAR uyarısı ile kırmızı kart gördü. Tam da Uğurcan Çakır formda bir maç çıkarmışken, çok etkili kurtarışlar yapmışken. Bu hiç iyi olmadı. Çünkü İtalya maçı öncesinde Uğurcan Çakır cezalı duruma düştü. Oyuna giren kaleci Altay da formda olduğunu yaptığı kurtarışlarla gösterdi. Bu oyunun hakkı en azından bir beraberlik olmalıydı. 10 kişi kaldıktan sonra bile Fransa kalesine gol için yüklendik. Fark yaratan isim dünyanın en iyilerinden biri olan Mbappe oldu. Bizim Çocukları ortaya koydukları cesur ve savaşçı futbol nedeniyle kutluyorum. Bazen kaybederken bile çok şey kazanırsın! Bunun meyvelerini İtalya maçında toplayacağız." (Fotomaç)
Uğur Meleke: "Montella’yı Almanya’24 sürecinde ben de tüm kalbimle destekledim ancak Amerika’26 sonrası doğrusu görevde kalmasını yadırgadım. Bence Montella’nın insan olarak üzerine çalışması, düşünmesi gereken iki büyük problemi var. Evet, futbolda başarı için köşeli bir karakteriniz olmalı. Kolay eğilip bükülmemeli, inandığınız doğrularda ısrar etmelisiniz. Ancak iş, doğrularınıza tapma sınırına varmamalı. Girişin de çıkışın da çok zor olduğu, adeta bir “milli kulüp” havası oluşturdu Montella... Oysa futbol çok dinamik bir oyun. Ve milli takımlar da giriş-çıkışa, yeni yüzlere daha açık olmalı." (Hürriyet)
"KARAKTERLİ FUTBOL KOYDUK"
Bülent Timurlenk: "Baskı yerken geriden topla çıkmak bize pahalıya mal oldu. Önce Uğurcan, ardından Abdülkerim ve Can, pres sonrası kalemizdeki gol… Mbappe'nin sakatlığı Fransa'nın tadını kaçırdı. Uğurcan, Bursa'daki İtalya maçında yok. Dünkü mücadelenin özellikle Arda'nın oyununun hakkı, doğrusu bir beraberlikti. Buna da Zidane ile ilk maçına iştahlı çıkan Fransa karşısında iyi sonuç derdik! Olmadı. Yine de Dünya Kupası'ndaki hayal kırıklığı ardından dev bir kadro karşısında Montella'nın takımının karakterli futbol ortaya koyduğunu söylemek lazım." (Sabah)
"GALİP SAYILIR BU YOLDA MAĞLUP"
Cem Dizdar: "İkinci devrenin ilk 10 dakikasında bizimkiler gol için eserken, Uğurcan’dan başlayan çıkıştaki seri pas hatalarının nihayetinde golü attı Mbappe. Oyun Fransa’nın bir iki ciddi gol girişimi dışında başlangıç dengesinde devam ederken, 87’de Uğurcan’a VAR’dan gelen kırmızı kart kararıyla denge iyiden iyiye değişti. Hakem kararını değil, ancak VAR’ın oyuna müdahalesinin yükünün neler olabileceğini gösteren türden bir andı o an. Her açıdan başka başka şeyler gördük. Hakem kararı hangi açıya göre verdi işte tartışma tam da burada düğümlü. Grubun “doğal birincisi” karşısındaki oyunda sorun var mıydı? Varsa da azdı elbet. Başlangıçtaki ülkeye, hocaya duyulan güvensizliğin kırıldığını varsaydığım bir maç izledik. Skordan ve puandan bağımsız olarak “A Kategorisi”ne ait bir takımımız olduğuna hep birlikte şahitlik ettik. Eski deyişle denir ki; “Galip sayılır bu yolda mağlup!” (Fanatik)
"LEPAUL'A KIRMIZI"
Deniz Çoban: "Almanlar’ın tecrübeli ismi Felix Zwayer, 2009 yılından bu yana Bundesliga’da düdük çalıyor. 2012’den beri FIFA kokartı taşıyor. UEFA Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Şampiyonası gibi dev organizasyonlardaki kariyerine kıyasla oldukça rahat ve tempo açısından kendisini zorlamayan bir maç geride bıraktı. Mücadele genelinde kritik pozisyon sayısı az olsa da tecrübeli hakem, karşılaşmaya damga vuran tek kritik anı sahada süzemeyince imdadına VAR sistemi yetişti. Öne çıkan kararlar;
31. Dakika: Barış Alper Yılmaz’ın ceza sahasında yerde kalıp penaltı beklediği pozisyonda Zwayer’in ‘devam’ kararı son derece isabetliydi; pozisyonda penaltıyı gerektirecek bir ihlal yoktu.
41. Dakika: Arda Güler’e gösterilen sarı kartın hatalı bir değerlendirme olduğu kanaatindeyim.
68. Dakika: Salih Özcan’ın rakibinin ayağına bastığı gerekçesiyle gördüğü sarı kart doğruydu.
72. Dakika: Upamecano’ya çıkarılan sarı kartta hakem gereğinden fazla titiz bir tutum sergiledi.
87. Dakika: Uğurcan Çakır’ın ceza sahası dışında topa koluyla müdahalesini ilk anda süzemeyen Zwayer, VAR uyarısıyla pozisyonu izleyerek doğru bir kırmızı kart kararına imza attı.
90. Dakika: Kone’ye gösterilen sarı kart kararı yerindeydi.
90+4: Lepaul’un Arda Güler’e yaptığı faulde, oyuncunun kolunu dışarı açarak yükseldiği görüldü. Sınırları zorlayan, sertliği yüksek bu müdahalede doğrudan kırmızı kart kararı da değerlendirilebilirdi." (Fanatik)
"GÜVEN VERDİLER"
Mustafa Çulcu: "Uluslar A Ligi ilk maçımızda Avrupa'nın en pahalı milli takımı Fransa karşısında top rakipteyken savunmada beşli, bu beşlinin önünde dörtlü yakın hat ve ileride Barış'ı bırakarak iyi mücadele ettik. Kanatlardan ve merkezden fırsat vermedik. Mbappe'yi Oğuz ile, Olise'yi Ferdi ile iyi kapattık. Merkezde Rabiot ve Kone'nin oyun kurmasına Salih ve İsmail iyi engel oldu. Atletik takım Fransa ilk yarının son 10 dakikalık bölümünde baskıyı artırınca etkili olmaya başladı. Uğurcan'ın 43'te parmaklarının ucu ile kurtarışı olağanüstüydü. 2. yarıya daha öz güvenli bir oyunla girdik. İsmail'in kale önü yakaladığı fırsatın gol olmayışına üzüldük. Uğurcan ile başlayan, Abdülkerim ile devam eden geriden çıkış zorlaması gereksizdi. Mbappe affetmedi. Doğru ve başarılı oyunumuz devam etti. Dağılmadık. Farkın büyümesine izin vermemenin ötesinde beraberliği kaçırdık. Milli takımımızın Dünya Kupası'ndan sonra böylesine pozitif oyunla dönmesi güven verdi. 45 yaşındaki Elit kategori Alman Felix Zwayer kariyeri, başarıları ve geçmişte yaşadığı handikaplarıyla bildiğimiz bir hakem. Sakin, kararlı, otoriter ve oyuncularla iletişimi iyiydi. Basit temasları oynattı, topu oyunda tuttu. 31'de Barış Alper kendini çok kolay bıraktı, öyle penaltı olmaz. Devam kararı doğru. Ülke futbolu, futbolcuları ve hakemlerimiz olarak basit temaslarda kolayı seçip mikroskobik faul aramak, üretmek yerine savaşan temaslı çağdaş güncel oyuna dönmeliyiz. Yardımcıların açık ofsaytlarda beklemeden bayrak kaldırmaları çok doğruydu. 85'te kaleci Uğurcan ceza alanı dışında kol ile oynadığı gerekçesiyle VAR müdahalesi geldi, kırmızı gördü." (Sabah)
(Kaynak: HABERTURK)