⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Gebelikte sigara dumanına maruziyette "güvenli düzey" yok

Anadolu Ajansının (AA) "Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosyasının bu haberinde, gebelik döneminde aktif ve pasif sigara maruziyetinin anne karnındaki bebeğe etki

Anadolu Ajansının (AA) "Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosyasının bu haberinde, gebelik döneminde aktif ve pasif sigara maruziyetinin anne karnındaki bebeğe etkileri ile doğum sonrasında sigara dumanına maruz kalan bebeklerde ortaya çıkabilecek sağlık riskleri ele alındı. Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Prof. Dr. Elif Özalkaya, AA muhabirine, gebelik döneminde annenin sigara kullanması halinde nikotinin plasentadan geçerek fetüsün oksijenlenmesini bozduğunu, karbonmonoksit maruziyetinin de bu durumu olumsuz etkilediğini belirtti. Sigara kullanımına bağlı en sık karşılaştıkları durumların düşük doğum ağırlığı, prematürite ve anne karnında büyüme geriliği olduğunu aktaran Özalkaya, ölü doğum riskinin de arttığını ifade etti. Özalkaya, son dönemde yapılan çalışmalarda gebelikte sigara kullanımının fetüsün beyin, akciğer ve kalbi üzerindeki etkilerinin de incelendiğini kaydederek, "Özellikle beyinle ilgili dikkat eksikliği ve hiperaktiviteye neden olabileceği, riski artırabileceğiyle ilgili çalışmalar var. Yine akciğer fonksiyonlarını bozarak ileriki yaşlarda astım ve wheezing (hışıltı) dediğimiz semptomlara, tansiyon yüksekliklerine neden olabileceğini gösteren çalışmalar var." diye konuştu. Özalkaya, pasif sigara maruziyetinin de anne karnındaki bebeğe zarar verebildiğine dikkati çekerek, "Baba içiyorsa, anne içmiyorsa, anne karnında yine sigaraya maruziyet olursa bu şekilde pasif olarak, ölü doğum, düşük doğum ağırlığı ve prematürite riski yine var. Yani sadece annenin içmesi değil, etrafındakilerin de içmesi anne karnındaki bir bebeği etkileyebiliyor." dedi. Doğumdan sonra sigara dumanına maruziyetin de bebek açısından önemli sağlık riskleri taşıdığını vurgulayan Özalkaya, "Bebek doğduktan sonra içmeye devam ederse yine bu sefer daha çok solunum yolu enfeksiyonları zatürre, pnömoni, astım, wheezing ve en çok korktuğumuz da ani bebek ölümü sendromuna neden olabiliyor." ifadelerini kullandı. Özalkaya, sigara miktarı arttıkça riskin yükseldiğini ancak düşük miktarda sigara tüketiminin de güvenli kabul edilemeyeceğini ifade ederek, "Bir sigarayla bir paket sigara arasında tabii ki fark var, yoğunluk arttıkça risk de artıyor ancak bir sigara bile tüm bu riskleri artırıyor. Güvenli bir aralığımız yok. 'Şu kadar içerseniz bebek etkilenmez.' diyebileceğimiz bir miktar yok, sıfır." diye konuştu. Prof. Dr. Özalkaya, sigaranın yalnızca bebeğin yanında içilmemesinin yeterli olmadığının altını çizerek, "Dumansız hava sahası diyoruz. Annenin ya da babanın balkonda içmesi, sonra bebeğe dokunması gibi bunları da istemiyoruz. Çünkü hem elbiselerine hem bebeğin oyuncaklarına, mobilyalara da nüfuz edebilen bir madde nikotin." şeklinde konuştu. Gebelik ve emzirme döneminde sigaranın bırakılmasını teşvik ettiklerini aktaran Özalkaya, nikotin bağımlılığının tedavisinde kullanılacak ürünlerin de hekim kontrolünde tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Özalkaya, sigaranın mümkün olduğunca erken bırakılması gerektiğini vurgulayarak, "Gebelikte ya da gebelikten sonra annenin sigarayı bıraktığı her an bebek için değerli. Bebek için de her şekilde dumansız hava sahası oluşturmamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu. (Kaynak: AA)