⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Girne'de batan gemide kardeşini kaybetti: Bizi ölüme terk ettiler

Girne'den Mersin'in Taşucu Limanı'na seyir halindeyken alabora olan yolcu gemisinde 8 kişi hayatını kaybetmiş, 20 kişi ise kaybolmuştu.Seyhan Kahveci (65) de ka

📍 Ağrı
Girne'den Mersin'in Taşucu Limanı'na seyir halindeyken alabora olan yolcu gemisinde 8 kişi hayatını kaybetmiş, 20 kişi ise kaybolmuştu.Seyhan Kahveci (65) de kardeşi Reyhan Verim (55), kuzenleri Oya Oruç ve Ayda Arkalı ile KKTC'ye tatile gitti.4 kişi, 3 günlük tatillerinin ardından Mersin'e dönmek üzerine Taşucu Limanı'na gelen yolcu gemisine bindi.Kazada Seyhan Kahveci, Oya Oruç ve Ayda Arkalı yaralı olarak kurtuldu.Reyhan Verim ise yaşanan faciada yaşamını yitirdi.Bir çocuk annesi Reyhan Verim'in, Almanya'da yaşayan 27 yaşındaki oğlu Ahmet Verim'i yıllardır görmediği öğrenildi.O korku dolu dakikaları anlatan Seyhan Kahveci, "Kız kardeşim ve iki kuzenimle birlikte Kıbrıs'a tatile gittik. Çok güzel bir tatil geçirdik. Gelirken bu feribota bindik, binmez olaydık. Dedim ki gitmeyelim, rüzgar var, fırtına var. Bindik daha kalkar kalkmaz uçak gibi kalktı. Oturduk dördümüz bir sırada. Kız kardeşim, kuzenim yukarı çıkıp uzandı." dedi.Yolculuk sürecinde ikinci kaptan ile yaşadıklarını anlatan Kahveci, "Bir baktım, bir tane kız geldi önüme. Kızım sen burada mı çalışıyorsun dedim. Bana ikinci kaptan olduğunu söyledi. Çok fırtına olduğunu söyledim. 'Bir şey olmaz, ben onun için geldim, siz panik olmayın diye, normalde gelmezdim buraya' dedi. Alttan su sesi geliyor dedim. 'Merak etme, bunun altı sac olduğu için dalga gelince çarpıyor, onun sesi' dedi. Ben çok korktuğumu söyledim. Gemide bulunan çocuklar korkudan çığlık atmaya başladı." ifadelerini kullandı.İnsanların çığlıklar atıp panik yaşadığını ifade eden Kahveci, "Panik sesleri, biri çıktı, 'Durdurun, geri döndürün' diye bağırdı. Kimse dinlemedi. Çok korktuğumu söyledim tekrardan. Bardaklar, sebil düşmeye başladı. Görevli geldi, ikinci kaptanı yukarıdan çağrılıyor diyerek bizi bırakıp kaçtı." diye konuştu.Kapının kapatıldığını söyleyen Kahveci, "Birebir yaşadım, kimsenin günahını almıyorum. O arada sular gelmeye başladı. Bize can yelekleri takmayı falan göstermediler. Her şeyi birebir görüp yaşadım. Kapılar kapanınca basınçla dalga camları patlattı. Biz suya düştük. O can havliyle yelekleri suların içerisinden alıp taktık. Nasıl takılacağını bile bilmiyordum." ifadelerine yer verdi.Yüzme bilmediğini söyleyen Kahveci, "Hiçbir mürettebattan kimse yok. Bizi ölüme terk ettiler, her yeri kapatarak. Kendi çabamızla taktık. Bizi kurtaran yok, hiçbir şey yok. Herkes dağıldı." dedi.Kız kardeşi Reyhan Verim'in kendisine doğru geldiğini söyleyen Seyhan Kahveci, şöyle devam etti:Tekne alabora olduktan sonra yaşananları anlatan Kahveci, "Bebeğimi kurtarın, çocuğumu kurtarın diye insanlar yalvarıyordu. Ben asılı kaldım, dalga beni aşağı bıraktı tekneye çarptım. Teknenin borusu gibi bir şey vardı, onu tuttum." diye konuştu.Gözyaşları içinde kardeşinin öldüğü saniyeleri anlatan Seyhan Kahveci, "Aradan 5 dakika geçmeden, bacımın simidi çıkmış. Bacım gidiyor. Ne yapayım dedim, kurtaramadım, engel olamadım. Ben de orada tutmuşum elim kaydı, ben de gidiyordum. Bir ses duydum, gemiye yapışmış olan botlar patladı, onun ipine tutundum. Yarı çıplağım, her şeyimiz gitti, beni de kurtardılar." şeklinde konuştu.Yaşanan olayın ardından ateş püsküren Seyhan Kahveci, "Sorumlusu firma sahibi, sorumlusu kaptan. Kaptan bizi ölüme terk etti resmen. Bütün oradakilerin sorumlusu firma ve kaptan. Ne diyeyim, canımı kaybettim." ifadelerini kullandı.Seyhan Kahveci gözyaşları içinde, "Reyhan benim her şeyimdi, annemdi, kız kardeşimdi. Ben onu nasıl kaybettim halen kabullenemiyorum. Keşke ben öleydim, o kalaydı. Keşke ona sarılaydım ben gideydim, o hiç mutlu olmadı. Ben torun gördüm, o hiç görmedi. Ben her şeyimi kaybettim, bacımı geri verebilecekler mi?" diye konuştu.Son olarak Kahveci, "Devletimizden Allah razı olsun. Dört dörtlük oteller ayarlandı, giysiler ayarlandı. Konsolosluktan ilgi alaka, uçak süreci, bizim gelmemiz her şeyi dört dörtlük yaptı. Hepimiz yarı çıplaktık, giyimlerimize varana kadar çocukların oyuncaklarına kadar devletimiz getirdi. Devletimizden burada ve Kıbrıs'ta çok memnun kaldım. Sadece firmadan şikayetçiyim ben. İlgisizlikten, sorumsuzluktan, bizi ölüme terk ettiklerinden her şeyden onlar sorumlu." dedi. (Kaynak: ENSONHABER)