Gümüşhane'nin Sümela'sına ilgi bekleniyor
Gümüşhane’nin Şiran ilçesine bağlı Çakırkaya Köyü’nde sarp kayalıkların arasına gizlenen tarihi bir yapı, sahip olduğu eşsiz mimarisiyle geçmişin izlerini günüm
Gümüşhane’nin Şiran ilçesine bağlı Çakırkaya Köyü’nde sarp kayalıkların arasına gizlenen tarihi bir yapı, sahip olduğu eşsiz mimarisiyle geçmişin izlerini günümüze taşıyor.Kaya kütlesinin adeta içine işlenerek oluşturulan Çakırkaya Manastırı, yüzyılların ardından bugün ayakta kalma mücadelesi veriyor.Doğal kaya dokusuyla bütünleşen görüntüsü nedeniyle zaman zaman “Gümüşhane’nin Sümela’sı” olarak nitelendirilen manastır, tarihi ve kültürel değerine rağmen yeterli bakım ve korumadan uzak durumda.Yapının bazı bölümleri zaman içinde tahrip olurken, köy sakinleri manastırın kapsamlı şekilde restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyor.Çakırkaya Köyü’nün Kozağaç mevkiinde bulunan tarihi manastırın kesin yapım tarihi henüz bilinmiyor. Tarihi kaynaklarda yapının 13. ila 15. yüzyıllar arasında inşa edildiği belirtiliyor.Yaklaşık 65 metre yüksekliğindeki kaya kütlesinin oyulmasıyla oluşturulan yapı, mimarisiyle doğal çevrenin bir parçası görünümünü taşıyor. Manastırın 1848 yılında Piskopos Jeremias Georgiades tarafından yeniden düzenlendiği ifade ediliyor.Kayalık alana uyum sağlayan yapısıyla dikkat çeken manastır, bölgenin dini ve kültürel geçmişine ilişkin önemli izler barındırıyor.Çakırkaya Manastırı, Trabzon’daki Sümela Manastırı ile benzer şekilde sarp kayalıklar üzerinde yer alması nedeniyle yörede “Gümüşhane’nin Sümela’sı” olarak anılıyor.Köy sakinlerinden Baysal Kaya, manastırın geçmişine ilişkin bilgilerin önemli bölümünün yörede kuşaktan kuşağa aktarılan anlatılara dayandığını belirtti.Kaya, eski dönemlerde bölgede Rumların yaşadığının anlatıldığını ifade ederek, manastırın geçmişte bölgenin önemli dini merkezlerinden biri olduğuna ilişkin rivayetler bulunduğunu söyledi.Manastırın bugün görünen bölümünden çok daha geniş bir yapıya sahip olduğunun anlatıldığını belirten Kaya, geçmişte bölgedeki kayalık alanlarda çok sayıda odanın bulunduğuna dair rivayetler olduğunu aktardı.Zaman içerisinde yapının bazı bölümlerinin tahrip edildiğini dile getiren Kaya, çevrede yaşayanların geçmiş yıllarda manastırın taşlarını farklı yapılarda kullandığını söyledi.Kaya, “Burası harap halde. Biz buranın restore edilip turizme kazandırılmasını istiyoruz” diyerek tarihi yapının korunması gerektiğini vurguladı.Yüzyıllara meydan okuyan Çakırkaya Manastırı, doğal yıpranmanın yanı sıra insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle de zarar gördü.Yapının bazı bölümlerinin define arama faaliyetleri ve çeşitli ziyaretçi müdahaleleri nedeniyle tahrip edildiği belirtilirken, zaman içerisinde oluşan bakımsızlık da tarihi yapının mevcut durumunu olumsuz etkiledi.Manastırın korunması amacıyla 2016 yılında tescil işlemleri gerçekleştirilirken, sonraki süreçte rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri de hazırlandı. Ancak köy sakinleri, tarihi yapının yeniden ayağa kaldırılması için uygulama aşamasına geçilmesini bekliyor.Çakırkaya Köyü Muhtarı Seyfettin Demir de manastırın mevcut durumundan duyduğu endişeyi dile getirdi.Özellikle bölgeye gelen ziyaretçilerin tarihi yapıya zarar verebildiğini belirten Demir, manastırın daha fazla yıpranmadan restore edilmesi gerektiğini söyledi.Demir, bölgenin Tomara Şelalesi güzergahına yakın olması nedeniyle manastırın ziyaretçiler tarafından da ilgi gördüğünü belirterek, “Burası şu an virane halde. Buraya ziyaretçi çok geliyor. Yakınımızda Tomara Şelalesi olduğu için geçenler buraya uğruyor. Biz buranın bir an önce restore edilmesini ve turizme kazandırılmasını istiyoruz” dedi.Çakırkaya Manastırı’nın bulunduğu bölgenin çevresinde daha eski dönemlere ait arkeolojik buluntuların tespit edilmesi de alanın tarihsel önemini artırıyor.Tomara Şelalesi güzergahına yakın konumuyla dikkat çeken tarihi yapı, yapılacak restorasyon ve çevre düzenlemelerinin ardından kültür ve inanç turizminin önemli duraklarından biri haline gelebilir.Doğal kaya oluşumuyla bütünleşen mimarisi, geçmişi ve bölgedeki kültürel izleriyle Çakırkaya Manastırı, Gümüşhane’nin keşfedilmeyi bekleyen tarihi değerleri arasında yer alıyor.Köy sakinleri, yıllardır bakımsız kalan yapının restore edilmesiyle hem tarihi mirasın korunacağına hem de Şiran’ın turizm potansiyelinin artacağına inanıyor.Yüzyıllardır kayaların arasında varlığını sürdüren Çakırkaya Manastırı’nın yeniden ayağa kaldırılması halinde, yalnızca bir tarihi yapının korunması değil, bölgenin geçmişine ışık tutan önemli bir kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması da sağlanmış olacak.
(Kaynak: ENSONHABER)