⚡ Ajans Online
DÜNYA

Güneş sisteminde gizli bir 9. gezegen var mı?

Güneş sisteminin en ücra köşelerinde keşfedilmeyi bekleyen gizli bir gezegenin varlığı, astronomi dünyasında asırlardır merak uyandırmaya devam ediyor. 1846 yıl

Güneş sisteminin en ücra köşelerinde keşfedilmeyi bekleyen gizli bir gezegenin varlığı, astronomi dünyasında asırlardır merak uyandırmaya devam ediyor. 1846 yılında Neptün'ün keşfi, görünmeyen bir gezegenin diğer dünya üzerindeki kütleçekimsel etkileriyle fark edilebileceğini kanıtlamıştı. Bu gelişmenin ardından başlatılan arayışlar, 1930'da Plüton'un bulunmasıyla sonuçlandı. Ancak 2006 yılında Plüton'un cüce gezegen sınıfına indirilmesi, sistemdeki dokuzuncu gezegen tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Geçtiğimiz yüzyılın başlarında Amerikalı gökbilimci Percival Lowell, Uranüs ve Neptün'ün yörüngelerindeki düzensizliklerin daha uzak bir gezegene işaret ettiğini öne sürdü. "Gezegen X" olarak adlandırılan bu kavram, Voyager 2 uzay aracının 1980'lerdeki verileriyle başlangıçta rafa kalktı çünkü bu gezegenlerin hareketleri farklı şekillerde açıklanabildi. Ancak modern bilim insanları araştırmalarını Neptün ötesindeki çok daha uzak küçük cisimlere odakladı. Caltech gökbilimcileri Konstantin Batygin ve Michael Brown, 2016 yılında uzak Neptün ötesi cisimlerin tuhaf yörünge kalıplarını açıklamak için yeni bir teori ortaya attı. Bu cisimlerin dinamik olarak kararsız olduğunu belirten Batygin, mevcut verilerin başka bir şekilde açıklanamayacağını savunuyor. Gözlemlenen yörünge kümelenmeleri, yüksek eğimli yörüngeler ve ters yönlü cisimler gibi pek çok sıra dışı durum, gizli bir dokuzuncu gezegenin varlığıyla doğrudan açıklanabiliyor. Teori lehine toplanan güçlü verilere rağmen, gezegenin kendisi henüz doğrudan gözlemlenebilmiş değil. Şimdilik elde edilen veriler durumu karmaşıklaştırsa da, Şili'deki Vera C. Rubin Gözlemevi gibi güçlü tesislerin yakında yapacağı gözlemlerin bu gizemi tamamen çözmesi bekleniyor. Doğrudan bir görsel kanıt elde edilene kadar, uzak uzaydaki yeni cisimlerin keşfi ve bu cisimlerin sergilediği davranış kalıpları en büyük umut olmaya devam ediyor. (Kaynak: TRT)