⚡ Ajans Online
DÜNYA

Hamas: İsrail, Mescidi Aksa'nın İslami kimliğini değiştiremeyecek

Hamas'tan yapılan açıklamada, Mescid-i Aksa’nın 21 Ağustos 1969’da yakılmasının 57. yılında, İsrail’in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlalleri değerlendirildi. Açıkl

📍 Ağrı
Hamas'tan yapılan açıklamada, Mescid-i Aksa’nın 21 Ağustos 1969’da yakılmasının 57. yılında, İsrail’in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlalleri değerlendirildi. Açıklamada, İsrail askerlerinin ve İsraillilerin camiye yönelik baskınları, fanatik Yahudilerin dua kitaplarının içeri sokulması ve Aksa'nın avlusunda aleni şekilde ayin gerçekleştirilmesine izin verilmesi gibi ihlallere dikkat çekildi. İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınları, camiye ulaşım ve ibadet kısıtlamaları ile "zaman ve mekan bakımından bölme" girişimlerinin sürdüğü vurgulandı. Açıklamada, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Yahudilere ait ibadet kitaplarının Mescid-i Aksa’nın avlusuna sokulmasına ve burada aleni ve düzenli şekilde ibadet edilmesine izin vermesinin "caminin kutsallığı ve tarihi İslami kimliğini hedef alan tırmandırıcı bir adım” olduğu belirtildi. Hamas'ın açıklamasında, 1969'da Mescid-i Aksa'nın yakılması, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın İslami kimliğini hedef alan sürecin "tehlikeli bir dönüm noktası" olarak nitelendirildi. Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın “İslami kimliğinin silinmesi, özelliklerinin değiştirilmesi, zaman ve mekan bakımından bölünmesi veya avlusundaki Talmudik ritüellerin meşrulaştırılması” yönündeki girişimlerin başarısız olacağı vurgulandı. Hamas ayrıca Kudüs, işgal altındaki Batı Şeria ve İsrail’in iç kesimlerinde yaşayan Filistinlilere Mescid-i Aksa’daki varlıklarını güçlendirme çağrısı yaparken, Arap ve İslam ülkelerinden de İsrail’in saldırılarını ve Mescid-i Aksa’ya yönelik planlarını durdurmak için ciddi adımlar atmalarını istedi. Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, hahamlarla işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemiş ve Mescid-i Aksa'nın doğu bölümünde hahamların eşliğinde toplu şekilde dini ritüeller gerçekleştirmişti. Filistin topraklarını gasbeden bazı İsraillilerin, Yahudilerin dua kitabı olarak bilinen sidurları yanlarında taşıdığı görülürken bazıları ise Mescid-i Aksa'da dini ritüeller yapmıştı. Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış anlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor. Yahudiler, 2003'ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor. Bu girişleri "baskın" olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor. İsrailliler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's-Sahra​​​​​​​'nın yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, "Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu" iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor. İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarının ise​​​​​​​ yalnızca ziyarette bulunabildiği" yönündeki tarihi statükonun korunduğunu savunuyor. Ancak fanatik Yahudilerin İsrail polisi korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor. İsrail içindeki Ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğunluğu ise Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girmesinin dinen yasak olduğunu vurguluyor. (Kaynak: TRT)