⚡ Ajans Online
GÜNCEL

İletişim Başkanı Duran: Gençlerimizi sanal tacirlerin dünyasında savunmasız bırakmayacağız

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlenen "Bağımlılığa Dur De: Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele" pa

📍 Muş
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlenen "Bağımlılığa Dur De: Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele" panelinde yaptığı konuşmada, bağımlılığın insanın kendisini tükettiği bir alan haline geldiğini belirtti. Her bir birey için çok ciddi ailevi ve toplumsal sonuçlar doğuran bir olguyla karşı karşıya olunduğunu belirten Duran, "İnsanın kendinden başlayarak bütün bir çevresini çürüten bağımlılık, hiçbir surette bir özgürlük meselesi ya da bir tercih meselesi değildir." dedi. Dijital çağın, insan davranışlarını dönüştürdüğünü, bağımlılık biçimlerini de tekrar tanımlayarak dönüşüm sürecini devam ettirdiğini söyleyen Duran, eskiden bağımlılık dendiğinde akla kimyasal bağımlılık geldiğini, şimdi ise davranışsal bağımlılıkların eklenerek yaygın hale gelmeye başladığını vurguladı. Eskiden mekana bağlı bir kumar bağımlılığı olduğunu ve fiziksel erişimin kısıtlanarak, bu durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını söyleyen Duran, şunları söyledi: "Ancak bugün ciddi bir kırılma yaşıyoruz. Artık küresel ağların ve algoritmik tasarımların ürünü olan dijital kumardan bahsediyoruz. Mobil araçların 'sürekli erişebilirlikle' oluşturduğu 'anlık tatmin' ve 'ödüllendirme' hayatın her alanına sirayet etmekte, yüksek erişim ve 'anonimlik' yani kişinin gerçek hayatta kumar oynuyor olarak etiketlenmemesi bir yandan bağımlılığa eşlik eden yalnızlaşma duygusunu da beslemektedir. Uygulamaların 'sonsuz akışı' bireylerin sanal dünyadaki sahte cenneti, aslında bütün bunlar bir felaketin işareti. Literatürde 'karanlık desenler' olarak adlandırılan bu 'oyunlaştırılmış uygulamaların' tasarım stratejileri, kullanıcıları sonsuz olarak akışta tutmayı hedeflemekte. İnsan zihninin nasıl çalıştığını bilerek oluşturulmuş stratejilerle manipülasyon yapmakta ve maalesef modern toplumların karşı karşıya olduğu yeni bir halk sağlığı sorunuyla hepimiz yüz yüzeyiz." Duran, yapılan araştırmaların dijital kumar ve sanal bahisin borçlanmaya dayalı şiddet vakalarını, artan suç oranlarını ve intiharları da beslediğini gösterdiğini vurguladı. Yeşilay Cemiyeti'nin 2025 yılı verilerine göre, dijital kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların sayısının geçmiş yıllara göre keskin bir artış gösterdiğini belirten Duran, "Maalesef, yine bu verilere göre dijital kumar ve sanal bahis, en büyük sermayemiz olan, en büyük gücümüz olan gençlerimizi tehdit etmektedir. Devletimiz, gençlerimizi bu sanal tacirlerin dünyasında savunmasız bırakmayacak ve bağımlılığa 'dur' diyecektir." dedi. Yasa dışı bahis ve kumarın, görece yeni bir alan olsa da çok iyi analiz edilmesi gereken bir mesele olduğuna dikkati çeken Duran, bu sistemde tek kazananın algoritmalarla bu sistemi hesaplayan, planlayan mecralar olduğunu kaydetti. Bu mecraların, kişilerin felaketlerinden kendilerine yeni finans alanları açtığını ifade eden Duran, "Halbuki sonuç ne? Toplumsal yıkım, yıkılan yuvalar, sönen ocaklar, kaybolan hayatlar. Bu sebeple yasa dışı bahis ve kumarın sadece bir maddi istismar konusu olduğunu düşünmemeliyiz. Toplumu topyekun hedef alan bir ahlaki çöküş işareti olarak değerlendirilmeli." ifadelerini kullandı. Bu alanın ortaya çıkardığı sınamalar karşısında dünyada üç temel yaklaşımın öne çıktığını söyleyen Duran, bunların "tamamen yasaklamayı tercih edenler", "düzenleme ve lisanslama yoluna gidenler" ve "bu alanı doğrudan devlet denetimi altında tutmayı tercih edenler" olduğunu söyledi. Duran, yasaklama ile devlet denetimi arasında şekillenen bu yaklaşımların, her birinin kendi tartışma alanını beraberinde getirdiğini ifade etti. Netice olarak sonuç almanın hedeflendiğini belirten Duran, etkili metodun hangisi olduğuna dair, tüm dünyanın tartıştığını belirtti. Yasakların, VPN kullanımı gibi yöntemlerle kolaylıkla aşılabildiği gerekçesiyle eleştirildiğini, devlet kontrolüne dayalı modellerin ise söz konusu alanı devlet eliyle meşrulaştırdığı yönündeki eleştirilere konu olduğunu vurgulayan Duran, şunları kaydetti: "Bu noktada şunu ifade etmek isterim, bizim için 'yasa dışı' olarak nitelendirdiğimiz bu alanda, devletimiz, tüm birimleri ile gerekeni yapmaktadır. Burada gerçekten özellikle son dönemde çok etkin bir mücadele yürütülmektedir. Lakin yasakların ötesinde, sanal davranışların neden bağımlılığa dönüştüğünü anlamak ve bu yönde bütüncül politikalar geliştirmek gerekiyor. Bu da devletin vazifesidir. İşte bugün burada bu panelde çok kıymetli katılımcılarla bu politikaların oluşması için hep birlikte gayret göstereceğiz. Zira hepinizin bildiği gibi, bir bağlantıyı yok ettiğinizde aynı içerik başka bir bağlantıda zuhur ediyor. Yani hesapları kapatmakla bunun sonu gelmiyor. Sanal davranışlar hangi noktada bağımlılığa dönüşüyor, bu davranışlara eşlik eden duygular nelerdir, mesela yalnızlık mı, aile bağlarının kopukluğu mu, kolaycılık mı, ödül mekanizması mı? Bütün bu soruları insan psikolojisinin derinliklerine inerek cevaplandırmak ve bir farkındalık oluşturmak zorundayız." Bağımlılığın tek başına bireysel bir sorun olarak ortaya çıkmadığını belirten Duran, arkasındaki davranış kalıplarını görmeden, iyileşme damarlarını canlı tutmadan, etkin bir mücadele gerçekleştirilemeyeceğini vurguladı. Uzmanların, bağımlılık biçimlerinin ister kimyasal ister dijital ve davranışsal olsun, bağımlılıkların nörobiyolojik yapısının birbirine çok benzediğini tespit ettiğini kaydeden Duran, bu durumun arkasında çağın metaya, imaja, ödül mekanizmalarına ve dopamine dayalı yaşam biçiminin bulunduğunu belirtti. Duran, şöyle devam etti: "Kısa yoldan zenginleşmeyi ve gösterişli yaşam tarzlarını sergilemeyi kendi profillerinde paylaşanlar ne yazık ki milyonlarca takipçi bulabiliyor. Bu da aslında başka bir tehlikenin tezahürüdür. Gençlere örnek gösterilen bu hayatların görünmeyen bedeli ise sanal bahis ve kumar bağımlılığı olmaktadır. Zira, 'tabiat boşluk kabul etmez' bu gerçekten yola çıkarak, gençlerimizin kalplerinde ve zihinlerinde onlara üretken doğru davranışları göstermek durumundayız. Doğru alışkanlıkların edinilmesini temin etmek durumundayız." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "pozitivist, maddiyatçı bir anlayışla yetişen nesiller için zararlı alışkanlıklar ve bağımlılık bir el uzatımı mesafesindedir." sözüne değinen Duran, gençleri doğru alışkanlıklara yönlendirmek durumunda olduklarını ifade etti. Gençleri, spordan eğitime ve üretken eğlence alanlarının hepsine yönlendirmeleri gerektiğini belirten Duran, "Gençlerimizin yapay zekadan kod yazmaya, kendi kültür ve medeniyetinin dijital ortamdaki temsili gibi konulara odaklanması bizim yönlendirmemiz gereken alanlardır. Bunlar varken sanal bahis sarmalında yitip gitmelerine elbette gönlümüz müsaade etmez." dedi. Türkiye'nin son yıllarda attığı, "Terörsüz Türkiye" süreci, uluslararası alanda aktörleşme, savunma ve enerji yatırımları adımlarının gelecekte gençler için müreffeh bir Türkiye üretme amacıyla yapıldığını vurgulayan Duran, "Bizim gibi dünyada yükselen bir güç olan, iddiası olan bir ülkede, dünyaya söyleyecek sözü olan bir ülkede Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle 'dünya beşten büyüktür' ve 'daha adil bir dünya mümkün' diyen bir ülkede gençlerimizi, vatandaşlarımızı sanal bahis baronlarına kaptırmamız söz konusu olamaz. Onların bu bataklıklarını kurutmak için elimizden geleni yapmak durumundayız." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde oluşturulan Türkiye Yüzyılı vizyonunun sanal alanda oluşan bahse konu riskler ve güvenlik mimarisi içinde de önemli bir yer tuttuğunu söyleyen Duran, şunları kaydetti: "2025 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde 'Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı' hayata geçirildi. Bildiğiniz gibi bu eylem planının koordinasyonu da bugün burada bizleri teşrifleriyle onurlandıran Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz tarafından yürütülmektedir. Bu eylem planı çerçevesinde devletin bütün birimlerinde koordineli ve sürekli bir mücadele için önemli bir dinamizm yakalanmıştır. Bu çalışmalar konuyu çok yönlü ve bütüncül bir yaklaşımla ele almakta ve ayrıca mücadelede de ortak bir dil oluşturmaktadır. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen nisan ayında ifade ettikleri üzere, eylem planımızın 6 aylık verilerine göre, alınan idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde ciddi bir kontrol sağlanmıştır." Duran, yasa dışı kumar ve bahis alanında farkındalığın artırılması ile kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı. İletişim Başkanlığının konuya ilişkin özel bir faaliyet yürüttüğünü söyleyen Duran, "Bağımlılıkla ilgili bir konuyu ele alırken, hikayeleri detaylandıran, yol yordam öğreten, adres gösteren, yaygınlığının altını çizen bir dil kullanmaktan kaçınmalıyız." dedi. Bu yolla, bazen "ibret olsun" diye yaygınlaştırılan hikayelerle normalleşmenin yolunun açılabileceğini söyleyen Duran, İletişim Başkanlığı olarak bu konuda farkındalığın artması için bir süredir yayınlar, programlar ve etkinliklerle sahada olduklarını söyledi. Bu kapsamda, "21. Yüzyılda Türkiye'nin Bağımlılıklarla Mücadele Seferberliği" eserleriyle devletin tüm mekanizmalarıyla yürüttüğü topyekun mücadeleyi kayıt altına aldıklarını söyleyen Duran, şu ifadeleri kullandı: "Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz 'Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik' paneliyle dijitalleşmenin imkanlarının yanı sıra bizim sorumluluklarımızı da hatırlattık. Sonrasında düzenlediğimiz 'Uyuşturucuyla Mücadelede Kararlı Devlet, Güvenli Türkiye' panelinde bağımlılıkların sosyal yapımıza ve geleceğimize olumsuz tesirlerine işaret ettik. Bugünkü panelimizde bu bağlamda inanıyorum ki çıkacak sonuçlarla 'bağımlılığa dur' amacıyla önemli bir faktör oluşacaktır. 'Yasa dışı kumar ve sanal bahisle' mücadelede ortak bir dil, hassasiyet ve farkındalık oluşmasına katkıda bulunacağız. Doğru bilgiye dayanan, korkuyu değil farkındalığı artıran, bağımlılığı teşhir etmek yerine bağımlılıkla mücadeleyi güçlendiren çalışmalarımızın ortak sorumluluk bilinciyle ve kararlılığıyla devam etmesini temenni ediyorum." Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Mehmet Daniş, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak, AA Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç ile çok sayıda davetli katıldı. (Kaynak: TRT)