İş ahlaklı nesiller yetiştirmek için gönüllü staj programı
İşletmelerin, yöneticilerin ve çalışanların karar alma ve davranış süreçlerinde uymaları gereken ahlaki ilkeler, değerler ve standartlar bütünü olarak öne çıkan
İşletmelerin, yöneticilerin ve çalışanların karar alma ve davranış süreçlerinde uymaları gereken ahlaki ilkeler, değerler ve standartlar bütünü olarak öne çıkan, toplumun her kesimini ilgilendiren iş ahlakı, temelde "doğru olanı yapma" prensibine dayanıyor.
Dürüstlük, şeffaflık, adalet ve eşitlik, sorumluluk, güvenilirlik, sürdürülebilirlik, gizlilik ve kişisel çıkar çatışmalarından kaçınma gibi ilkeleri içinde bulunduran bu kavram, toplumun sağlıklı işlemesinin de önündeki en önemli unsur olarak belirleyici rol oynuyor.
İş ahlakını önceleyen tutum ve hizmetlerle faaliyet yürüten, etik kurallar çerçevesinde hizmet sağlayan işletmelerin uzun vadede daha başarılı olduğu araştırmalarla ortaya konuluyor. Bu ilkelerden uzak, ticarete halel getiren uygulamalar, toplumda eleştirilerin odağı haline geliyor.
2003 yılından bugüne iş ahlakı konusunda faaliyet yürüten ve araştırmalar yapan, bu alanda birçok kurum, kuruluş ve üniversiteyle işbirliği içerisinde çalışan dernek, bu kapsamda öğrencilere yönelik yeni staj programını devreye alıyor.
İş ahlakına sahip nesillerin yetiştirilmesi için hayata geçirilecek program kapsamındaki saha uygulamalarıyla gençlerin sektörel farkındalık kazanmaları ve kariyer yolculuklarını değer bilinci temeline oturtmaları hedefleniyor.
Program boyunca öğrenciler üç farklı sektörde, her birinde ikişer hafta kalarak deneyim kazanma şansı bulacak.
Salı, çarşamba ve perşembe günleri üye iş yerlerinde saha deneyimi kazanacak öğrenciler, cumaları ise derneğin genel merkezinde eğitim görecek.
Eğitimlerde ana kaynak olarak derneğin yayını olan "Temelleri ve Uygulamalarıyla İş Ahlakı" kitabından istifade edilecek.
Gönüllü staj formatında gerçekleşecek, yurdun dört bir tarafından öğrencilerin istifadesine sunulan program kapsamında stajyerlerin maaş ve sigorta giderleri dernek tarafından karşılanacak.
Devam zorunluluğu bulunan programa, 18-25 yaş aralığındaki üniversitelerin lisans 2, 3 ve 4'üncü sınıf öğrencileri başvurabilecek.
Başvuru formunu dolduran adaylar, ilk aşama olarak dernek merkezinde yapılacak yazılı sınava davet edilecek. Sınavda başarı sağlayan adaylar ikinci aşama olan yüz yüze mülakata hak kazanacak. Bu aşamayı da başarıyla geçen adaylar programa katılma hakkı elde edecek.
İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akça, AA muhabirine, ahlaklı nesillerin yetişmesi kapsamında bu yıl "İşte Staj İşte Ahlak" programını devreye aldıklarını, üniversite 2, 3 ve 4'üncü sınıf öğrencilerini kapsayan programın 10 hafta süreceğini ifade etti.
Akça, maksatlarının üniversiteyi bitiren gençlerin diplomalarının yanı sıra gittikleri kuruma değer taşımalarını sağlamak olduğunu söyledi.
İGİAD'ın iş ahlakı noktasında uzaktan eğitim modülleriyle girişimcilere yönelik müfredat hazırlığı yaptığını dile getiren Akça, girişimcileri bu konuda eğitmeye çalıştıklarını anlattı.
Ahlakın anne karnından başlayıp aile, okul, iş ve sosyal hayatla şekillendiğini aktaran Akça, her evrenin farklı yoğunluk alanlarının bulunduğunu kaydetti.
Akça, özellikle 18 ve 25 yaş arasındaki gençlere ilgi duydukları bir işte çalışmalarını veya staj yapmalarını önerdi.
İş ahlakının işletmelerle birlikte toplumu da etkilediğini, ahlakın fıtrat yaratılışıyla doğrudan alakalı olduğunu belirten Akça, güzel ahlakı "Hak için hakkıyla yapılan ve yapıldığında başkasına zarar vermeyen davranış" olarak tanımladı.
Akça, evinin önünü temizleyen kimsenin başkasının evinin önünü kirletmemesi örneğini vererek, doğru yapılan işin başkasına zarar vermesi durumunda ahlaki olmaktan uzaklaştığını dile getirdi.
Firmaların ahlaki tutum kavramını bugün "etik" olarak kullandığını anlatan Akça, bunun "ahlak" kelimesinin anlamını tam manasıyla karşılamadığını kaydetti.
Akça, hakkın tüm kapsayıcıları için gerekli olduğunu vurgulayarak, "Bir sanayici tesisindeki atık suyu dereye boşaltıyorsa ve o dereden dolayı gelecek nesiller zehirleniyorsa, oradaki balık popülasyonu ortadan kalkıyorsa, denizler kirleniyorsa, o akar sular kirleniyorsa, bu iş hakkıyla yapılmış olmuyor." dedi.
Ahlaki tutumun toplumun tüm bileşenlerini etkilediğini dile getiren Akça, yaşamı idame ettirmek için hava, su ve toprak neyse ahlakın da insanca yaşayabilmek için olmazsa olmaz olduğunu anlattı.
Akça, gayriahlaki tutumların insanın yaşam alanında derin etki oluşturduğuna işaret ederek, Allah'ın kutsal saydığı, bütün hukuksal metinlerde yer alan insanca yaşam hakkının korunması gerektiğini söyledi.
Ahlakın değerli bilinip korunması ve hayatın içerisine uyarlanması durumunda toplumsal barış, toplumsal refah ve gelir adaletsizliği gibi bugün problem olarak görünen birçok başlıktan ülkenin ve içinde bulunduğu coğrafyanın kurtarılabileceğini belirten Akça, iş ahlakından beklentilerini "aldatılmamak", "güvenilir olmak" ve "emin olmak" kavramlarıyla aktardı.
Akça, kökünde "ahilik" bulunan teşkilatların yaptırım güçlerinin güncellenmesini, "Aldatan bizden değildir." düsturunun tekrar canlı tutulmasını önererek, "İş ahlakında bizim için asıl olan ölçü, aldatmayan, sözünde dürüst olan, cömert olan esnaftır. Bunların sayısının çoğalması demek de ülkenin hem ticaretinin hem de güvenilirliğinin artması demektir." diye konuştu.
Zarar etmek pahasına doğruyu söyleyerek bir coğrafyanın Müslümanlaşmasına vesile olan anlayışın öneminin altını çizen Akça, şöyle devam etti:
"Tüccar elbette ki kar etmek için iş yapıyordur, zarar etmek için yapmıyordur ama dürüst olmak eğer zarar etmeyi gerektiriyorsa bunu göze alabilen tüccarlar yetiştirmemiz lazım. Bununla ilgili çalışmalar yapmamız lazım. Sadece kazanan değil, çok satan değil, sadece çok biriktiren değil, helali gözeten, helal kazancın adil paylaşımını ilke edinen tüccarlar yetiştirmemiz lazım."
Akça, aldatmanın kısa zamanlı kazanç sağlayabileceğini, uzun vadeli kazancın dürüstlükten ve güvenilir olmaktan geçtiğini söyledi.
Hukuk ile ahlak arasında ciddi etkileşim bulunduğuna dikkati çeken Akça, güçlünün değil haklı olanın hukukunun önemsenmesi gerektiğini vurguladı.
Son açıklanan istatistiklere göre "sözünde durmamak" ve "tağşiş" ürünlerin Türkiye'de iş yapma risklerinin önde gelen sebebini oluşturduğunu belirten Akça, son dönemlerde ülke imajını zedeleyecek uygulamalara karşı iyileşmeleri de görmeye başladıklarını kaydetti.
Akça, İGİAD İş Geliştirme Komisyonunca profesyonel kutu oyunu tasarımcılarının desteğiyle çocukların hem ticareti hem de ahiliğin 7 ahlaki ilkesini eğlenerek öğrendiği "Ahilik Yolu" kutu oyununun hazırlandığını bildirdi.
Ticarette şikayet edilen davranışların önüne geçebilmek, bu konuda farkındalık oluşturmak için projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Akça, mevcut bazı kutu oyunlarının ise "Yakalanmadan kasadan çalabiliyorsan çal." formatında olduğunu aktardı.
Çocuklara bu şuurun empoze edilmesinin yanlış olduğuna işaret eden Akça, oyun profesyonelleriyle "ahilik" ilkelerinin yer aldığı oyunu tasarladıklarından bahsetti.
Akça, dijital bağımlılık konusuna hassasiyetlerinden dolayı projelerini kutu oyunu şeklinde hayata geçirdiklerini, paylaşmaya teşvik eden oyunda en fazla para kazananın veya kupon toplayanın değil, aynı zamanda en fazla iyilik yapanın zirveye ulaştığını sözlerine ekledi.
(Kaynak: AA)