İşgalci İsrail, arkeolojik sit alanı bahanesiyle Filistinlilerin topraklarını kullanma imkanını kısıtlıyor
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu bildiriler
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu bildirilerin doğrudan bir el koyma veya mülkiyet değişimi anlamına gelmediği, ancak arazilerin kullanımının İsrail'in "Sivil İdare" bünyesindeki "Arkeoloji Direktörü"nün onayına bağlandığı belirtildi.
Açıklamada, bu sınıflandırma sayesinde İsrail makamlarının, inşaatları durdurma, yıkım kararı alma veya arazilerin kullanımını tamamen engelleme yönünde talimatlar çıkarabileceği uyarısında bulunuldu.
Bildirilerin kapsadığı arazilerin "otomatik olarak müsadere edilmediğine" işaret edilen açıklamada, bununla birlikte söz konusu arazilerin getirilen kısıtlamalar sebebiyle fiilen İsrail'in idari ve planlama kontrolü altına girdiği vurgulandı.
Komisyon, geçtiğimiz süreçte İsrail makamlarının işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin, Tulkerim ve Kalkilya kentlerinde bu tür bildiriler dağıttığına dikkati çekti.
Bu uygulamalar, İsrail'in Batı Şeria'daki arkeolojik alanları yönetme yetkisini genişletme hamleleriyle eş zamanlı olarak hayata geçiriliyor.
Arkeoloji alanında faaliyet gösteren İsrailli sivil toplum kuruluşu Emek Shaveh'e göre, Şubat 2026'da İsrail hükümeti, "Eski Eserler Sorumlusu"nun yetkilerini, kısmen Filistin Yönetimi'nin kontrolündeki bölgelerde yer alan arkeolojik alanları da kapsayacak şekilde genişleten kararlar almıştı.
(Kaynak: TRT)