İsrail askerlerinin Batı Şeria'da düzenlediği baskında Filistinli bir genç yaralandı
Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın yerel ve tıbbi kaynaklara dayandırdığı habere göre, İsrail güçleri Cenin'in güneyinde yer alan Kabatiye beldesine baskın dü
Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın yerel ve tıbbi kaynaklara dayandırdığı habere göre, İsrail güçleri Cenin'in güneyinde yer alan Kabatiye beldesine baskın düzenledi.
Baskın sırasında İsrail askerlerinin açtığı gerçek mermiyle karnından ve uyluğundan vurulan bir Filistinli genç yaralandı ve bir süre askerler tarafından alıkonuldu.
İsrail askerlerinin ilk dakikalarda sağlık ekiplerinin yaralı genci tahliye etmesine izin vermediği, daha sonra hastaneye nakledilmesine müsaade ettiği belirtildi.
Haberde ayrıca, beldedeki askeri intikal sürerken İsrail askerlerinin etrafa ateş açarak yaralı gencin ailesinin yanına yaklaşmasını engellediği ifade edildi.
Yerel kaynakların ve görgü tanıklarının aktardığına göre, Nablus kentine bağlı Calut köyündeki evlerinden İsrail mahkemesinin kararıyla iki ay süreyle uzaklaştırılan "Tubasi" ailesi, evlerine döndükten birkaç saat sonra çok sayıda fanatik İsraillinin saldırısına maruz kaldı.
İsraillilerin Tubasi ailesine ait iki eve saldırarak ateşe verdiği, yangının evlerde ve eşyalarda ciddi hasara yol açtığı ve bölgede paniğe neden olduğu kaydedildi.
Köy sakinleri İsraillilerin saldırısına karşı koymaya çalışırken, bölgeye gelen İsrail askerleri ise saldırıya müdahale etmek yerine İsraillilere koruma sağladı ve Tubasi ailesini silah tehdidi altında evlerini yeniden boşaltmaya zorladı.
Ev sahiplerinden Mahmud Tubasi, AA'ya yaptığı açıklamada, mahkeme kararıyla uzaklaştırıldıkları evlerine 2 ay sonra döndüklerini ancak İsraillilerin eve el koyduğunu ve girişini engellediğini ifade etti.
Ayrıldıkları sürede evde oluşan tahribatın boyutu karşısında şaşkına uğradıklarını söyleyen Tubasi, "Yerleşimciler, gece saatlerinde geri döndüler ve evi ateşe verdiler, evi tahrip ettiler, içindeki eşyalara zarar verdiler, oturulmaz hale getirdiler." dedi.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Nablus'un güneyindeki Karyut köyünde Filistinli yaşlı bir kadının evine de baskın düzenleyerek kendisini darbetti.
Sağlık görevlisi Beşşar el-Karyuti tarafından kayda alınan videoda, Ummu Emin olarak bilinen Filistinli kadının elinde ve başında darp izleri görüldü.
Filistinli kadın, bir grup İsraillinin kapıyı kırarak evine girdiğini ve kendisini darbettiğini ifade etti.
Karyuti, Filistinli kadının tedavi için hastaneye nakledildiğini aktardı.
Ramallah'ın kuzeyinde yer alan Mugayyir köyünde ise Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Filistinlilere ait ev ve mülklere saldırdı.
Köydeki üç eve saldıran İsrailliler, Filistinli eski esir Fikri Musa Ebu Aliya'nın evini ateşe verdi.
İsrailliler ayrıca 6 aracı kundakladı, araçlardan üçü tamamen yandı.
İsrail askerleri saldırıyla eş zamanlı köye düzenledikleri baskında Filistinli bir genci gözaltına aldı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından düzenlenen saldırılar, Filistinlilerin öldürülmesi ve gözaltına alınması, ev ve yapıların yıkılması, cami ve araçların ateşe verilmesi, tarım arazilerinin tahrip edilmesi, çiftçilerin arazilerine erişiminin engellenmesi, Filistinlilerin yerlerinden edilmesi ve yasa dışı yerleşim birimlerinin genişletilmesiyle sonuçlanıyor.
Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus vilayetine bağlı Beyta beldesinde Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, hasat dönemine sayılı günler kala Filistinlilere ait arazilerdeki zeytinleri gasbetti.
İsraillilerin, Filistin belde ve köylerinde zeytin hasadı öncesi ürünleri gasbederek Filistinlilerin geçim kaynaklarına ve bölgenin doğasına zarar verdiği belirtildi.
İsraillilerin, Nablus'un güneyindeki Hırbet el-Meracim bölgesine de saldırarak, içeride Filistinli bir ailenin bulunduğu sırada bir eve zorla girmeye çalıştığı aktarıldı.
Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil vilayetine bağlı Halhul beldesinde ise silahlı İsraillilerin, Filistinlilerin evlerine baskın düzenleyerek çok sayıda vatandaşı darbettiği ifade edildi.
Öte yandan Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail ordusu Yatta beldesinin doğusundaki Ed-Deyrat köyünde bir genci evinin önünde, diğer bir genci ise El Halil kentinde alıkoydu.
İsrail güçlerinin, Yatta beldesine bağlı Cenba köyüne de baskın düzenleyerek, birkaç gün önce yıktığı konutların enkazı üzerine kurulan çadırları sökmeleri için Filistinli bir aileyi zorladığı ifade edildi.
Uluslararası Kızılhaç Komitesinden (ICRC) yapılan yazılı açıklamada, Batı Şeria'da bu yıl onlarca Filistinlinin öldürüldüğü, yüzlercesinin yaralandığı ve çok sayıda kişinin zorla yerinden edildiği belirtildi.
Filistinlilerin evlerinin ve mülklerinin zarar gördüğü ya da yıkıldığı, bunun neticesinde bazı ailelerin barınaklarından ve geçim kaynaklarından yoksun kaldığı kaydedildi.
Açıklamada ifadelerine yer verilen ICRC'nin İsrail ve İşgal Altındaki Topraklardaki Komite Heyeti Başkanı Julien Lerisson, "Tekrarlanan ve yoğun şiddet eylemlerine son verilmesi gerektiğini" vurguladı.
İsrail'in, İsraillilerin gerçekleştirdiği şiddet dahil, bölge sakinlerini şiddet eylemlerinden koruma sorumluluğu bulunduğunu aktaran Lerisson, uluslararası insancıl hukuka uyulması, kamu ve özel mülkiyetin korunması ve vatandaşların temel hizmetlere erişiminin güvence altına alınması gerektiğini kaydetti.
Lerisson, şiddet eylemlerinin, trajik can kayıpları ve ağır yaralanmalar dahil, insani etkisinin son derece büyük ve yıkıcı olduğunu ifade etti.
Kızılhaç yetkilisi, hareket özgürlüğünün kısıtlanmasının, hastaların sağlık hizmetlerine ulaşmasını ve çocukların okula gitmesini engellediğini, insanları evlerinden ve geçim kaynaklarından kopardığını, aileleri ve toplumları giderek kötüleşen ve sonunda katlanılmaz hale gelen yaşam koşullarına sürüklediğini vurguladı.
Ambulansların zaman zaman kontrol noktaları ve bariyerlerde saatlerce bekletildiğine; yolların kapatılması ya da şiddet olaylarından kaçınmak için daha uzun güzergahların kullanılmak zorunda kalındığına işaret eden Lerisson, bu durumların ilk yardım ekiplerinin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını daha da zorlaştırdığını belirtti.
Lerisson, Filistinlilerin, uluslararası insancıl hukuk kapsamında korunan kişiler olarak kabul edildiğini, İsrail'in işgal gücü sıfatıyla Batı Şeria'da Filistinlilere karşı sorumlulukları olduğunu anımsattı.
İşgalci gücün, korunan kişilere her zaman insani muamelede bulunma, onları her türlü şiddet eyleminden ve tehdidinden koruma yükümlülüğü bulunduğunu ifade eden Lerisson; ayrıca kamu düzenini ve sivil yaşamı yeniden tesis etmek ve bunları korumak için elinden gelen tüm çabayı göstermesi gerektiğini aktardı.
Lerisson, halkın güvenliğini ve onurunu yeniden tesis etmek için gerekli iki adımın, uluslararası insancıl hukukun üstünlüğünün gözetilmesi ve işgal hukukundan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi olduğunu bildirdi.
Kızılhaç yetkilisi, bunun da sivillerin şiddetten korunması ve yerleşim birimlerinin genişletilmesine son verilmesi anlamına geldiğini ifade etti.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından düzenlenen saldırılar, Filistinlilerin öldürülmesi ve gözaltına alınması, ev ve yapıların yıkılması, cami ve araçların ateşe verilmesi, tarım arazilerinin tahrip edilmesi, çiftçilerin arazilerine erişiminin engellenmesi, Filistinlilerin yerlerinden edilmesi ve yasa dışı yerleşim birimlerinin genişletilmesiyle sonuçlanıyor.
İsraillilerin Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki saldırılarında 1200'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, en az 13 bin 350 kişi yaralandı, yaklaşık 24 bin 600 kişi gözaltına alındı.
(Kaynak: AA)