İsrail hapishanesinde Filistinli kadın tutuklular arasında uyuz "tıbbi ihmal nedeniyle" yayılıyor
Filistin Esirler Cemiyetinin yaptığı yazılı açıklamada, aralarında cemiyetin de bulunduğu insan hakları kuruluşlarının son dönemde gerçekleştirdiği ziyaretlere
Filistin Esirler Cemiyetinin yaptığı yazılı açıklamada, aralarında cemiyetin de bulunduğu insan hakları kuruluşlarının son dönemde gerçekleştirdiği ziyaretlere dayanılarak Damon Hapishanesi'nde 10 kadın tutukluda uyuz hastalığının tespit edildiği belirtildi.
Hapishanede 90'dan fazla Filistinli kadın tutuklunun bulunduğu, bunların arasında hamileler, reşit olmayanlar ve kronik sağlık sorunları yaşayanların da yer aldığı aktarıldı.
Hastalığın yayılmasının, İsrail hapishane yönetiminin kadın tutuklulara dayattığı belirtilen "ağır sağlık ve insani koşullardan" kaynaklandığı dile getirilen açıklamada, yüksek nem, temizlik malzemelerinin yetersizliği, aşırı kalabalık, yetersiz havalandırma ve ciddi kıyafet eksikliğinin başlıca sorunlar arasında bulunduğu vurgulandı.
Bu koşulların, Mayıs 2024'ten bu yana Filistinli tutuklular arasında uyuz hastalığının yaygınlaşmasının ana nedeni olduğu kaydedildi.
Açıklamada, hastalığın tespit edilmesinin üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen yayılmanın devam etmesinin, hastalığın ortaya çıkmasına neden olan koşulların giderilmesine yönelik "ciddi bir müdahalenin bulunmadığını" gösterdiği ifade edildi.
İnsan hakları kuruluşlarının, aralarında "İnsan Hakları İçin Doktorlar" kuruluşunun da bulunduğu bazı kurumlar aracılığıyla hastalara tedavi sağlanması ve hastalığa yol açan koşulların giderilmesi için başvurularda bulunduğu ancak İsrail makamlarının tepkisinin sınırlı kaldığı ve hastalığın yayılmasının önlenemediği aktarıldı.
Filistin Esirler Cemiyeti açıklamasında, "İsrail hapishane yönetiminin tedavi sağlamaması ve hastalığın yayılmasına yol açan koşulları sürdürmesi nedeniyle uyuz, tutukluların hayatı için gerçek bir tehlikeye dönüştü." ifadelerine yer verdi.
Açıklamada, bazı tutukluların hastalığa yakalandıktan sonra kısmen iyileştiği ancak hapishanelerdeki koşulların devam etmesi nedeniyle yeniden hastalandığı, bazı tutukluların ise aylarca hastalıkla mücadele ettiği vurgulandı.
Bazı tutukluların 5 aydan uzun süre boyunca herhangi bir etkili tedavi veya tıbbi müdahale almadan hastalıkla yaşadığı hatırlatıldı.
Uyuz hastalığına yakalanan tutukluların çıban, ciltte yaralar, şiddetli iltihaplanma ve yoğun kaşıntı yaşadığı, bunun uyku düzenlerini bozduğu ve normal hareket etmelerini güçleştirdiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca hastalığın aylarca sürmesinin tutuklular üzerinde psikolojik etkilere yol açtığı kaydedildi.
Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail hapishane yönetimini, tutuklulara yönelik "daha geniş bir işkence ve sistematik tıbbi ihmal mekanizmasının parçası" olduğunu belirttiği politikaları uygulamakla suçladı.
Hastalık ve salgınların yanı sıra tıbbi bakımdan mahrum bırakılmanın, tutukluları yıpratmak ve hayatlarını tehlikeye atmak amacıyla kullanıldığını ileri sürdü.
Cemiyet, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile uluslararası insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına, İsrail'e baskı yaparak hapishanelerde hastalıkların yayılmasına yol açan koşulların sona erdirilmesi ve tüm tutuklulara, özellikle bulaşıcı ve ağır hastalıklara yakalananlara tedavi ve sağlık hizmeti sağlanması için "acil harekete geçme" çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca hapishanelerde hastalıkların yayılmasına ilişkin uluslararası soruşturma başlatılması ve sorumluların hesap vermesinin sağlanması istendi.
Filistin Esirler Cemiyeti, daha önce yaptığı açıklamada İsrail hapishanelerinde uyuz hastalığının "tehlikeli ve hızlı şekilde yayıldığını" bildirmiş, kalabalık koğuşlarda her 8 tutukludan 3'ünde hastalık görüldüğünü açıklamıştı.
Filistinli insan hakları kuruluşlarının raporlarına göre, İsrail hapishanelerinde aralarında çocuklar ve kadınların da bulunduğu yaklaşık 9 bin 500 Filistinli tutuklu bulunuyor.
(Kaynak: AA)