İsrail’in kâbusu oldu! Hizbullah dronlarına karşı 'gökyüzü nöbetindeler'...
İsrail medyasında yer alan haberlerde, fiberoptik kabloyla yönlendirilen bu dronların elektronik karıştırma sistemlerini etkisiz hale getirdiği, bu nedenle İsra
İsrail medyasında yer alan haberlerde, fiberoptik kabloyla yönlendirilen bu dronların elektronik karıştırma sistemlerini etkisiz hale getirdiği, bu nedenle İsrail askerleri açısından “kâbusa” dönüştüğü belirtiliyor. Dronların Demir Kubbe sistemleri, tanklar ve askeri üsleri hedef aldığı aktarılırken, İsrail birliklerinin ise ağlar, av tüfekleri ve özel mühimmatlarla korunmaya çalıştığı ifade ediliyor.
Aktarılanlara göre, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının başladığı 4 Mart’tan bu yana Hizbullah 80’den fazla dron saldırısı gerçekleştirdi. Özellikle fiberoptik kabloyla yönlendirilen FPV dronların sinyal karıştırma girişimlerinden etkilenmemesi, İsrail ordusunun sahadaki kırılganlığını artırıyor.
Demir Kubbe bataryası ve tanklar hedef alındı
Hizbullah tarafından yayımlanan görüntülerde, Batı Celile’deki bir Demir Kubbe bataryasının FPV dronla vurulduğu görülüyor. Başka bir görüntüde ise İsrail tankının hedef alındığı ve tanktaki askerlerin bölgeden uzaklaştığı dikkat çekiyor.
İsrail medyasına konuşan kaynaklar, Hizbullah’ın küçük çaplı FPV dronları özellikle askerî birliklere karşı yoğun şekilde kullandığını, İsrail içindeki üslerin de hedef alındığını belirtiyor. Kaynaklar, bazı dronların fiberoptik kabloyla kontrol edilmesi nedeniyle sinyal karıştırma girişimlerinden etkilenmediğini aktarıyor.
Saldırıların sahadaki etkisinin de büyüdüğü belirtiliyor. Hizbullah’ın kuzeydeki bir üsse düzenlediği saldırıda bir İsrail askerinin öldüğü, çok sayıda askerin yaralandığı ifade edildi. Times of Israel gazetesi ise geçen ay bir M548 askeri taşıyıcının vurulduğunu, çıkan yangında 12 askerin yaralandığını yazdı.
“Gökyüzü nöbeti” tutuluyor
İsrail medyası, yaşananları yalnızca askeri bir sorun değil aynı zamanda moral ve güvenlik krizi olarak değerlendiriyor. i24NEWS, Hizbullah’ın dron operasyonlarını “İsrail’in kâbusu” olarak nitelerken, başka yayınlarda ise kuzey bölgesinin “yanmakta olduğu” ve ordunun “ellerinin bağlı” bulunduğu yorumları yapıldı.
(Fotoğraf/Arşiv/Temsili/ FPV dron)
İsrail ordusu ise doğaçlama önlemler geliştirmeye çalışıyor. Sessiz şekilde ve alçak irtifadan ilerleyen FPV dronlar nedeniyle birliklerin sürekli alarm halinde tutulduğu, erken uyarı sistemlerinin çoğu zaman devreye girmediği, bazı bölgelerde yalnızca gökyüzünü izlemekle görevli askerlerin konuşlandırıldığı belirtiliyor.
İsrail merkezli Alma Center’ın raporuna göre, ordu ve Savunma Bakanlığı kısa vadeli önlem olarak saha birliklerine ağlar, kamuflaj sistemleri, sahte hedefler, av tüfekleri ve özel mühimmat dağıttı.
İki aşamalı saldırı yöntemi
Alma Center’ın değerlendirmesinde, Hizbullah’ın FPV dronları yalnızca saldırı amacıyla değil, savaş alanını baskı altına alan bir güç unsuru olarak kullandığı belirtiliyor. Rapora göre örgüt, önce keşif amaçlı bir gözlem dronuyla hedefi belirliyor, ardından patlayıcı taşıyan FPV dronu devreye sokuyor. Aynı raporda, söz konusu dronların İkinci Lübnan Savaşı’nda kullanılan Kornet füzelerine benzetildiği ve İsrail askerleri üzerinde sürekli tehdit hissi oluşturduğu kaydediliyor.
DOĞU KUDÜS’TE TEHLİKELİ OYUN
İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs’te bulunan ve yaklaşık 55 bin kişinin yaşadığı Silvan Mahallesi’nde ev yıkımlarının hızlandırılması Filistinliler arasında endişeyi artırdı. 7 Ekim 2023’ten bu yana bölgede en az 54 Filistinliye ait evin yıkıldığı, onlarca yapının ise ağır yıkım ve tahliye baskısıyla karşı karşıya bulunduğu belirtiliyor. Son iki yılda 30’dan fazla ailenin yerinden edildiği aktarılıyor. Uzun süredir İsrail destekli yerleşimci örgütlerin hedefinde bulunan Silvan’daki Filistinliler, uygulamaların Mescid-i Aksa çevresindeki Filistin varlığını zayıflatmayı ve yeni yerleşim projelerine alan açmayı amaçladığını savunuyor. İsrail yönetimindeki Kudüs Belediyesi ise birçok yapının ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yasadışı kabul edildiğini belirtiyor.
Tel Aviv yönetimi, bölgede “Kral Bahçesi” ve “Davud Şehri” adı verilen Tevrat temalı arkeolojik ve turistik projeleri genişletmek isterken, Filistinliler bunun Doğu Kudüs’ün demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan bir “sürgün politikası” olduğunu savunuyor. Yerleşimci örgütlerin ve belediyenin planlarının Silvan’ı Batı Kudüs’e entegre etmeyi hedeflediği belirtiliyor. Sivil toplum örgütü Peace Now’a göre Doğu Kudüs’te yaklaşık 233 bin yasadışı Yahudi yerleşimci yaşıyor.
(Kaynak: CNN)