⚡ Ajans Online
GÜNCEL

İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısına ülke genelinde tepki gösterildi

İzmir'de, İsrail'in, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'na saldırısına tepki gösterildi. İzmir Sivil

📍 Adıyaman
İzmir'de, İsrail'in, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'na saldırısına tepki gösterildi. İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (İSTOK) ve İHH İnsani Yardım Derneği İzmir Şubesi öncülüğünde Konak Meydanı'nda toplananlar, İsrail'in saldırısını kınadı. Grup adına açıklama yapan İSTOK Dönem Başkanı Mehmet Çevik, uluslararası sularda, mazlumlara umut olabilmek için yola çıkan Sumud Filosu'nun İsrail rejiminin korsan baskınına uğradığını söyledi. Çevik, filonun 39 ülkeden farklı dinlere mensup 500'e yakın aktivistin, İsrail ve destekçilerinin zulmüne karşı duruşunu simgelediğini söyledi. İsrail'in aktivistleri gözaltına alarak Gazze'deki zulmü gizleyemeyeceğini belirten Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü: "En temel insani yardımların bile Gazze'ye girişini engelleyerek milyonlarca insanı açlığa mahkum eden İsrail, şimdi de o açlığın ve zulümlerin son bulmasını isteyen uluslararası dayanışmayı kelepçelemeye çalışmaktadır. Buradan işgalcilere sesleniyoruz. Aktivistleri gözaltına alarak, gemilere el koyarak Gazze'deki zulmü dünyadan gizleyemezsiniz." Çok sayıda gemi ve teknenin şu anda Gazze'ye doğru seferine devam ettiğini belirten Çevik, "Bu saldırı, sadece bir filoya ya da bir grup aktiviste yapılmamıştır. Bu korsan saldırı, uluslararası hukuka, seyrüsefer serbestisine ve en önemlisi insanlık onuruna yapılmıştır. Açık denizde, hiçbir hukuki dayanağı olmadan yapılan bu korsanlık, İsrail'in kendini hukukun üstünde gördüğünün, bir terör oluşumu olduğunun kanıtıdır." ifadelerini kullandı. Açıklamanın ardından katılımcılar, Filistin için dua etti. Protestoya, AK Parti Konak İlçe Başkanı Sait Baştaş da katıldı. Bursa'da İsrail ordusunun, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'na saldırısına tepki gösterildi. İHH İnsanı Yardım Vakfı Bursa Şubesi öncülüğünde 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda toplanan vatandaşlar Filistin'e destek vererek, İsrail'i kınadı. Vakfın Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Ebubekir Armağan, yaptığı konuşmada Küresel Sumud Filosu'nun, Gazze'deki ablukayı kırmaya çalıştığını söyledi. Toplam 426 gönüllünün 56 tekneyle Marmaris'ten ayrıldığını belirten Armağan, sabah saatlerinde Gazze'ye yaklaşık 250 deniz mili uzaklıkta 2 büyük savaş gemisinden ayrılan hücum botlarla teknelere çıkarma yapıldığını anlattı. Armağan, 23 teknedeki aktivistlerden haber alınamadığını dile getirerek, şöyle devam etti: "Bu aktivistlerimizin arasında Bursa Şube Yönetim Kurulu Üyemiz Enver Öztürk de var. Biraz önce kendisinin yola çıkmadan evvel 'Eğer bu videoyu izliyorsanız bilin ki ben İsrail tarafından tutuklanmışımdır' mealindeki videosunu da yayınladık. Bu videonun yayınlanması aslında Enver Öztürk beyin de gözaltına alındığının resmi olarak açıklaması ve izahıdır." Küresel Sumud Filosu'na eş zamanlı olarak Libya'dan Refah Sınır Kapısı'na doğru devam eden bir kara konvoyu olduğunu vurgulayan Armağan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ambulanslar, prefabrik evler ve insani yardım malzemesinin bulunduğu bir konvoy şeklinde tarihin gördüğü aslında en büyük sivil kara konvoyu girişimi diyebiliriz. Bu kara konvoyu da maalesef yaklaşık olarak 24 saattir Libya'nın Hafter güçlerine yakın bir bölgesinde durdurulmuş durumda. İsrail bu bölgede de ciddi anlamda bir engelleme girişiminde ve bugün Genel Başkanımız Bülent Yıldırım'ın da açık yüreklilikle ifade ettiği üzere İsrail, kara konvoyunun da bölgedeki paramiliter güçler tarafından vurulması için para teklif etmiş durumda. Buradan şunu çıkarıyoruz aslında. Bu girişim İsrail'in ciddi anlamda sivil girişimlerden korktuğunu, çekindiğini gösteren çok önemli bir tablo." Armağan, İsrail'in dünyaya meydan okuduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Biz İHH İnsani Yardım Vakfı olarak herhangi bir şekilde Gazze'nin yanında olmaktan vazgeçmeyeceğiz ve geri adım atmayacağız. Bunun bilincinde olarak bugün sabah saatlerinde İsrail Dışişleri Bakanlığı bir tweet attı. Vakfımızı direkt olarak hedef alan bir açıklamada bulundu. İHH'nın bir terör örgütü olduğunu, yola çıkan bu filonun iyi niyetli değil kötü niyetli insanlardan oluştuğunu ifade ederek vakfımızı hedef alması aslında bizim için bir onur vesilesi. Biz Gazze'nin 2005 yılından bugüne 21 yıllık ablukadan kurtulması için çaba göstermeye devam ediyoruz. Nöbetlerimiz başta yönetim kurulu üyemiz Enver Öztürk olmak üzere 426 gönüllünün sağ salim ülkemize, ülkelerine dönmesine kadar devam edecek." Kocaeli'de, İsrail'in, Gazze'ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırı protesto edildi. Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri öncülüğünde Fevziye Camisi önünde toplanan grup, Filistin'e destek sloganları attı. Grup adına basın açıklamasını okuyan Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Dönem Başkanı Mustafa Salın, Gazze'de yıllardır abluka, saldırı ve insani kriz yaşandığını söyledi. Sumud Filosu'nun farklı ülkelerden yüzlerce aktivistin katılımıyla Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıktığını aktaran Salın, filoya uluslararası sularda İsrail tarafından müdahale edildiğini kaydetti. Salın, İsrail'in daha önce de benzer yardım girişimlerine müdahalede bulunduğunu hatırlatarak, yaşananların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etti. Gazze'de yaşanan insani kayıplara dikkati çeken Salın, sağlık kuruluşları, okullar ve ibadethanelerin saldırılardan etkilendiğini bildirdi. Uluslararası topluma çağrıda bulunan Salın, Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılması, insani yardım geçişlerinin sağlanması ve gözaltına alınan aktivistlerin serbest bırakılması gerektiğini dile getirdi. Grup, okunan duanın ardından dağıldı. Çanakkale'de İsrail'in, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'na saldırısına tepki gösterildi. İskele Meydanı'nda bir araya gelen grup, sloganlar atarak İsrail'i protesto etti. Grup adına açıklama yapan İHH İnsani Yardım Vakfı Çanakkale Şube Başkanı Numan Yaşar, uluslararası raporlara göre Gazze halkının yüzde 77'sinin şiddetli gıda güvensizliği yaşadığını, hasta ve yaralıların tedavi olmasını engelleyen İsrail'in ilaç girişlerine dahi izin vermediğini söyledi. Yaşar, siyonizmin insanlık için büyük bir tehlike ve felaket olduğunu dile getirdi. Filistin'e Destek Platformu sözcüsü Zeynel Kılıç da en temel insani yardımların bile Gazze'ye girişini engelleyerek milyonlarca insanı açlığa mahkum eden İsrail'in şimdi de o açlığın son bulmasını ve zulümlerin son bulmasını isteyen uluslararası dayanışmayı kelepçelemeye çalıştığını ifade etti. İsrail'in, aktivistleri gözaltına alıp, gemilere el koyarak Gazze'deki zulmü dünyadan gizleyemeyeceğini belirten Kılıç, "Sanıyorlar ki gemilere el koyunca umut tükenecek ama yanılıyorlar. Küresel Sumud Filosu'na ve kara konvoyuna yapılan her bir engelleme Akdeniz'e açılacak yeni özgürlük filolarının habercisidir." dedi. Protestoya, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Özlem Karadayı, İHH üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Erzurum'da, İsrail'in, Gazze'ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırı protesto edildi. Lala Mustafa Paşa Camisi bahçesinde bir araya gelen İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Derneği üyeleri, Filistin için destek pankartları açtı. Grup adına konuşan İHH İnsani Yardım Vakfı Erzurum Şubesi Teşkilat Başkanı Adem Macit, Gazze'de açlığı, soykırımı ve sistematik zulmü durdurmak, mazlumlara umut olabilmek için yola çıkan Sumud Filosu'nun İsrail rejiminin baskınına uğradığını söyledi. Filonun sadece insani yardım taşıyan bir gemiden ibaret olmadığını belirten Macit, "Bu filo 39 ülkeden, farklı dinlere mensup, farklı dilleri konuşan 500'e yakın vicdan sahibi aktivistin İsrail ve destekçilerinin zulmüne karşı duruşudur. Yapılan korsan müdahale İsrail'in insani yardım girişimlerine yönelik ilk müdahalesi değildir." dedi. Macit, bu saldırıların Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuku Sözleşmesi basta olmak üzere uluslararası hukuku ihlal ettiğini, açıkça korsanlık ve terör niteliği taşıdığını ifade ederek, "En temel insani yardımların bile Gazze'ye girişini engelleyerek milyonlarca insani açlığa mahkum eden İsrail, simdi de o açlığın ve zulümlerin son bulmasını isteyen uluslararası dayanışmayı kelepçelemeye çalışmaktadır. Aktivitsleri gözaltına alarak, gemilere el koyarak Gazze'deki zulmü dünyadan gizleyemezsiniz. Sanıyorlar ki gemilere el koyunca umut tükenecek. Ama yanılıyorlar, Sumud Filosu'na yapılan her engelleme, Akdeniz'e açılacak yeni özgürlük filolarının habercisidir. Durmayacağız, geri adım atmayacağız. Engellenen her geminin yerine yenilerini inşa edeceğiz." diye konuştu. İsrail'in saldırılarına karşı uluslararası ceza mekanizmalarının harekete geçmesi gerektiğini dile getiren Macit, şöyle konuştu: "Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) basta olmak üzere, tüm kurumların İsrail'e net tavır almaya ve yaptırım uygulamaları gerektiğine inanıyoruz. Gemileri engelleseniz de, gözaltılarla korkutmaya çalışsanız da vicdan sahipleri Gazze'nin haklı davasından vazgeçmeyecek. Akdeniz, er ya da geç özgürlüğün denizi olacaktır. Gazze'de yaşanan insanlık dramı, açlık, sağlık krizi ve soykırım tüm dünyanın gözü önünde devam ederken, uluslararası kurumların ve dünya devletlerinin bu barbarlığa karşı sorumluluklarını yerine getirmemesi, işgalci İsrail rejiminin pervasızlığını artırmaktadır. Bu sessizlik, Gazze'deki zulmün devam etmesine ve insani yardım koridorlarına yönelik engellemelere kapı aralamaktadır. Uluslararası kuruluşlar ve dünya devletleri acizliğe son vermeli, uluslararası sularda vatandaşlarının kaçırılmasına karşı derhal somut adımlar atmalıdır." Dernek üyeleri, açıklamanın ardından dağıldı. İskender Paşa Camisi önünde bir araya gelen Özgür Aksa Trabzon Platformu üyeleri ve vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla "nehirden denize özgür Filistin" sloganları atarak İsrail'i protesto etti. Grup adına açıklama yapan Zühtü Kalma, filonun 39 ülkeden farklı dinlere mensup 500'e yakın aktivistin, İsrail ve destekçilerinin zulmüne karşı duruşunu simgelediğini söyledi. İsrail'in aktivistleri gözaltına alarak Gazze'deki zulmü gizleyemeyeceğini belirten Kalma, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sanıyorlar ki gemilere el koyunca umut tükenecek ama yanılıyorlar. Sumud Filosu'na yapılan her engelleme Akdeniz'e açılacak yeni özgürlük filolarının habercisidir. Durmayacağız, geri adım atmayacağız. Engellenen her geminin yerine yenilerini inşa edeceğiz. Ne Sumud Filosu ne de Gazze halkı yalnız değildir. Gemileri engelleseniz de gözaltılarla korkutmaya çalışsanız da vicdan sahipleri Gazze'nin haklı davasından vazgeçmeyecek." Rize'de, Filistin'e Destek Platformu öncülüğünde Memişağa Parkı'nda bir araya vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla saldırıya tepki gösterdi. Grup adına basın açıklaması yapan Turhan Ali Aycan, uluslararası sularda korsanca gözaltına alınan aktivistlerin bir an önce serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Gazze'deki insanlık dışı abluka ve ambargonun kaldırılması gerektiğini ifade eden Aycan, şunları kaydetti: "İnsani yardım girişlerine yönelik İsrail engellemeleri son bulmalıdır. İsrail'in hem Gazze'de hem de Gazze'ye insani yardım ulaştırmak isteyenlere uyguladığı bu barbarlığa karşı meydanlardayız. Bizler, ne Gazze'deki kardeşlerimizi yalnız bırakacağız ne de onlara umut taşırken İsrail'in barbarlığıyla yüzleşen Sumud aktivistlerini. İsrail'in barbarlığına karşı insanlığın mücadelesi galip gelecektir." Sakarya'da, İsrail'in, Gazze'ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırı protesto edildi. Sakarya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu öncülüğünde Orhan Camisi önünde toplanan grup, Filistin'e destek sloganları attı. Grup adına basın açıklamasını okuyan Muhammed Erkam Hekimoğlu, uluslararası sularda, mazlumlara umut olabilmek için yola çıkan Sumud Filosu'nun İsrail rejiminin korsan baskınına uğradığını söyledi. Yapılan baskınlarla filoya bağlı teknelere Apartheid rejimince el konulduğunu belirten Hekimoğlu, "Bu filoda 39 farklı ülkeden, farklı dinlere mensup, farklı dilleri konuşan 500'e yakın vicdan sahibi aktivistin İsrail ve destekçilerinin zulmüne karşı duruşudur." dedi. İsrail'in Gazze’de bebekleri, kadınları, sivil yerleşim yerlerini, hastaneleri, okulları ve camileri bombaladığını, Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren bu insanlık dışı siyonist saldırganlığın sınırının olmadığını vurgulayan Hekimoğlu, "En temel insani yardımların bile Gazze’ye girişini engelleyerek milyonlarca insanı açlığa mahkum eden İsrail, şimdi de o açlığın son bulmasını ve zulümlerin son bulmasını isteyen uluslararası dayanışmayı kelepçelemeye çalışmaktadır. Buradan işgalcilere sesleniyoruz, aktivistleri gözaltına alarak, gemilere el koyarak Gazze'deki zulmü dünyadan gizleyemezsiniz. Sanıyorlar ki gemilere el koyunca umut tükenecek. Ama yanılıyorlar, Sumud Filosu'na yapılan her engelleme, Akdeniz'e açılacak yeni özgürlük filolarının habercisidir. Durmayacağız, geri adım atmayacağız; engellenen her geminin yerine yenilerini inşa edeceğiz." diye konuştu. Uluslararası sularda korsanca gözaltına alınan 39 ülkeden aktivistlerin bir an önce serbest bırakılmasını isteyen Hekimoğlu, Gazze'deki insanlık dışı abluka ve ambargonun derhal kaldırılması gerektiğini, insani yardım girişlerine yönelik İsrail engellemelerinin son bulmasını ve İsrail'in Akdeniz’de işlediği bu deniz haydutluğu suçuna karşı uluslararası ceza mekanizmalarının gecikmeden harekete geçirilmesi gerektiğini anlattı. İsrail'in uluslararası sularda işlediği bu korsanlık suçunun, Lahey'de devam eden soykırım ve savaş suçları davalarına ek bir dosya olarak girmesi için üye devletleri göreve çağıran Hekimoğlu, şunları kaydetti: “Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) başta olmak üzere, deniz seyir güvenliğinden sorumlu tüm küresel kurumları, İsrail'e karşı net tavır almaya ve yaptırım uygulamaları gerektiğini hatırlatıyoruz. Ne Sumud Filosu ne de Gazze halkı yalnızdır. Gemileri engelleseniz de, gözaltılarla korkutmaya çalışsanız da vicdan sahipleri Gazze’nin haklı davasından vazgeçmeyecek. Akdeniz, er ya da geç özgürlüğün denizi olacaktır. İsrail'in hem Gazze'de hem de Gazze'ye insani yardım ulaştırmak isteyenlere uyguladığı bu barbarlığa karşı meydanlardayız. Uluslararası kuruluşlar ve dünya devletleri acizliğe son vermeli, uluslararası sularda vatandaşlarının kaçırılmasına karşı derhal somut adımlar atmalıdır. Zalimler, er ya da geç hesap verecek.” Nevşehir'de, İsrail'in, Gazze'ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırı protesto edildi. Nevşehir Filistin'e Destek Platformunun çağrısıyla Kurşunlu Camisi önünde ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ve çeşitli afişlerle toplanan grup, İsrail aleyhine slogan attı. Basın açıklamasını okuyan Muhammed Furkan Nalçacıoğlu, İsrail ablukasındaki Gazze'ye umut olabilmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na yapılan saldırı ve baskınları kınadı. Sivil halkın ihtiyacı olan gıda ve ilaçların İsrail’in engellemeleri nedeniyle Gazze’ye girememesinin kabul edilemez bir utanç tablosu olduğunu vurgulayan Nalçacıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "En temel insani yardımların bile Gazze'ye girişini engelleyerek milyonlarca insanı açlığa mahkum eden İsrail, şimdi de o açlığın ve zulümlerin son bulmasını isteyen uluslararası dayanışmayı kelepçelemeye çalışmaktadır. Buradan işgalcilere sesleniyoruz. Aktivistleri gözaltına alarak, gemilere el koyarak Gazze'deki zulmü dünyadan gizleyemezsiniz. Sanıyorlar ki gemilere el koyunca umut tükenecek. Ama yanılıyorlar, Sumud Filosu'na yapılan her engelleme, Akdeniz'e açılacak yeni özgürlük filolarının habercisidir. Durmayacağız, geri adım atmayacağız. Engellenen her geminin yerine yenilerini inşa edeceğiz." Grup, okunan duanın ardından dağıldı. Siirt'te İsrail'in, Gazze'ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırı protesto edildi. İHH Siirt İnsani Yardım Derneği öncülüğünde Hacı Fethi Serin Camisi avlusunda toplanan vatandaşlar, İsrail'in saldırısını kınadı. Grup adına açıklama yapan derneğin başkanı Faruk Süzgün, Sumud Filosu'nun farklı ülkelerden, farklı dilleri konuşan 500'e yakın aktivistten oluştuğunu ifade etti. Uluslararası sularda filoya bağlı teknelere İsrail tarafından el konulduğunu söyleyen Süzgün, "Dünya bugün, işgalci İsrail rejiminin sayısız barbarlıklarından birine daha şahit oluyor. Bu saldırı sadece gemilere değil, vicdana, hukuka ve insanlık onuruna yapılmıştır." dedi. Süzgün, İsrail'in vicdan sahiplerini taşıyan teknelerin önünü keserek küresel vicdan hareketine engel olamayacağını ve bu hareketin dalga dalga büyüyerek yapılan zulmün sonunu getireceğini dile getirdi. Çok sayıda gemi ve teknenin şu anda Gazze'ye doğru seferine devam ettiğini belirten Süzgün, şöyle konuştu: "Bu saldırı, sadece bir filoya ya da bir grup aktiviste yapılmamıştır. Bu korsan saldırı, uluslararası hukuka, seyrüsefer serbestisine ve en önemlisi insanlık onuruna yapılmıştır. Açık denizde, hiçbir hukuki dayanağı olmadan yapılan bu korsanlık, İsrail'in kendini hukukun üstünde gördüğünün, bir terör oluşumu olduğunun kanıtıdır." Açıklamanın ardından katılımcılar, Filistin için dua etti. Hatay'ın Dörtyol ilçesinde, İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırı protesto edildi. Çeşitli sivil toplum kuruluşları öncülüğünde Sanayi Mahallesi'nde bir araya gelen vatandaşlar, tekbir getirip İsrail aleyhine sloganlar attı. Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından ilahiler okundu, dua edildi. Eğitim-Bir-Sen Dörtyol Sendika Temsilcisi Ömer Kartal, grup adına yaptığı açıklamada, Gazze'de yaşanan zulmün son bulmasını istediklerini söyledi. İsrail'in Gazze'ye yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na yaptığı saldırıyı kınayan Kartal, "Buradan işgalcilere sesleniyoruz. Uluslararası sularda korsanca gözaltına alınan 39 ülkeden aktivistler bir an önce serbest bırakılmalı. Ne Sumud Filosu ne de Gazze halkı yalnız değildir. Yaşasın özgür Filistin." dedi. Kahramanmaraş'ta Abdülhamid Han Camisi'nde ikindi namazının ardından avluda toplanan Kahramanmaraş Platformu üyeleri ve vatandaşlar, İsrail'in saldırısını kınadı. Grup adına açıklama yapan Kahramanmaraş Platformu Dönem Sözcüsü Adnan Alagöz, İsrail'in saldırısına uğrayan filonun yalnızca yardım taşımadığını, 39 ülkeden farklı dinlere mensup, farklı dilleri konuşan 500'e yakın vicdan sahibi aktivistin İsrail ve destekçilerinin zulmüne karşı bir duruş sergilediğini söyledi. İsrail'in insani yardım girişimlerine yönelik ilk müdahalesi olmadığını hatırlatan Alagöz, şöyle devam etti: "2010 yılında uluslararası sularda Mavi Marmara gemisine yapılan ve 10 aktivistin şehit edilmesiyle sonuçlanan saldırıyı, Sumud ve Özgürlük Filosu girişimlerine yönelik uluslararası sulardaki müdahaleler ile Vicdan ve Madleen gemilerine yapılan saldırıları unutmadık. Bu saldırılar, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası hukuku ihlal etmekte, açıkça korsanlık ve terör niteliği taşımaktadır." İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırmasının, Gazze'deki açlığın ve zulümlerin son bulmasını isteyen uluslararası dayanışmayı kelepçelemeye çalışmak anlamına geldiğini anlatan Alagöz, "Sanıyorlar ki gemilere el koyunca umut tükenecek. Ama yanılıyorlar, Sumud Filosu’na yapılan her engelleme, Akdeniz’e açılacak yeni özgürlük filolarının habercisidir. Durmayacağız, geri adım atmayacağız, engellenen her geminin yerine yenilerini inşa edeceğiz." diye konuştu. Uluslararası sularda korsan uygulamalarla gözaltına alınan 39 ülkeden aktivistin serbest bırakılması gerektiğini belirten Alagöz, Gazze’deki abluka ve ambargonun da kaldırılması gerektiğini ifade etti. Açıklamanın ardından katılımcılar, Gazze için dua etti. Adıyaman'ın Kahta ilçesinde, Sivil Toplum Kuruluşları Platformu öncülüğünde 100. Yıl Parkı'nda toplanan grup, Filistin'e destek sloganları attı. Platform sözcüsü Ahmet Özbey, grup adına yaptığı açıklamada, Gazze'de yıllardır süren gayriinsani ablukayı kırmak, açlık ve sefalete mahkum edilen Filistin halkına bir umut ışığı taşımak amacıyla barışçıl ve sivil bir inisiyatifle Akdeniz'e açılan Küresel Sumud Filosu'na yapılan barbarca müdahaleyi lanetlemek için bir araya geldiklerini söyledi. Siyonist İsrail rejiminin, uluslararası hukuku ve insanlığı bir kez daha ayaklar altına aldığını dile getiren Özbey, şunları kaydetti: "Akdeniz'in uluslararası sularında insani yardım teknelerine karşı alçakça bir korsanlık eylemi gerçekleştirilmiştir. Gece karanlığında dronlar, sinyal karıştırıcılar ve otomatik silahlarla aktivistlerin üzerine çöken işgalci güçler, gemileri gasbetmiş ve barış elçilerini hukuksuzca alıkoymuştur. ​Buradan tüm dünya kamuoyuna ve vicdan sahiplerine sesleniyoruz. ​İsrail'in bu barbarlığı karşısında sessiz kalmak, bu soykırıma ve zulme ortak olmaktır. ​Kahta STK Platformu olarak, dualarımızla, sesimizle ve tüm gücümüzle Akdeniz'de dalgalanan o özgürlük gemilerinin, Filistin'in ve Sumud aktivistlerinin yanındayız. Uluslararası mekanizmaları, Birleşmiş Milletler'i ve tüm devletleri bu devlet terörüne karşı derhal somut adımlar atmaya, alıkonulan kardeşlerimizi serbest bıraktırmaya davet ediyoruz." Açıklamanın ardından dua edildi. (Kaynak: AA)